Sahip olunan her nesnenin değerini farkına varabilmek amaçlanır.Vôľa smeruje vo všetkých svojich prejavoch k nejakej uznanej hodnote.
Daha yakın dönemlerde tarihçiler aradaki farkın daha ince olduğuna karar vermişlerdir.Výskumníci dlho predpokladali, že boli celkom súmerné.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Večina okuženih je revna in večina se jih okužbe sploh ne zaveda.
Artık kaybolduklarının farkında olan grup, sadece güneye doğru gitmeye karar verir.Zavejo se, da so se izgubili, zato se odločijo iti na jug.
En büyük farkı tahinin ya çok az kullanılması ya da hiç kullanılmamasıdır.Ostalo se zelo redko uporabi, ali pa se sploh ne.
IV. Aleksios sözlerini tutmanın zor olduğunun farkına vardı.Aleksej IV. je spoznal, da bo težko izpolnil dane obljube.
O, belki de Germanik halkların Keltlerden farkını ayırt eden ilk Akdenizli olmuştur.Pitej je bil morda prvi mediteranec, ki je razlikoval Germane od Keltov.
23#, aynı zamanda on beş ve on altı asalın aritmetik progresyonunda ortak farkı teşkil eder.23# je tudi skupna razlika v aritmetičnih zaporedjih petnajstih in šestnajstih praštevil.
Aradaki farkın sebebi yük hem pozitif hem negatif değer alabilirken, kütle sadece pozitif değer alabilir.Razlika je v tem, ker je lahko električni naboj pozitiven ali negativen, masa pa je lahko le pozitivna.
Yıllar arasinda farklı bir sıcaklik farkı görülmez.Temperature ne ne razlikujejo veliko skozi vse leto.
Ayrıca şunları da söyledi: " Benim için pek farkı yok.Imel je prav, ko je dejal: 'Podoben nisem nikomur.'
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.Narava-družba-ekološka zavest.
Kişilerin genç yaşta evlenmelerinde sorun görülmezken yüksek yaş farkına karşı çıkılmaktaydı.Bil je v takšnih letih, da bi bila sramota, da ne bi bil poročen.
Uluslararası Saat Farkı HesaplamaOpis astronomskih časov Opis različnih časov
Mi-8'den farkı kuyruk rotorunun sancak tarafında değil iskele tarafında olmasıdır.Mi-17 se zlahka prepozna po repnem rotorju na levi strani, namesto na desni.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.Kdor govori o eksistenci brezpogojnega, je popolnoma napačno razumel smisel tega pojma.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Po ocenah ameriškega Centra za nadziranje in preprečevanje bolezni se 20 % bolnikov ni zavedalo svoje okužbe.
Duman çıkmasının nedeni sıcaklık farkıdır.Zaradi eksotermnosti reakcije pride do segrevanja.
Aristarkus, ayrıca Güneş ve Ayın açısal büyüklüklerinin aynı olduğunun farkına vardı.Aristarh je sam izmeril velikost in razdaljo Lune in Sonca.
Olayın farkına varan polis tarafından tutuklandı ve bir yıl hapis cezası verildi.Izgubil je službo pri časniku Večer in bil obsojen na zaporno kazen enega leta.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Namen intervjujev je bil odkriti razloge za povečano produktivnost med izvajanjem študije.
Yaş farkına rağmen, birbirlerine aşık oldular.Ko sta se tega zavedla, sta bila že strastno zaljubljena.
Volkanik yay ve ada yayları arasındaki farkın gerekli olup olmadığı hakkında bazı görüş ayrılıkları vardır.Obstaja nekaj razprave o uporabnosti razlikovanja med otoškimi loki in vulkanskimi loki.
UTC'e göre saat farkı +0500 (YEKT)/+0600 (YEKST).UTC pridėtas laikas +0500 (YEKT)/+0600 (YEKST).
UTC'e göre saat farkı +0300 (MSK)/+0400 (MSD).UTC pridėtinis laikas +03:00 (MSK)/+0400 (MSD).
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.Viskas, ką mes galvojame, atspindi nesupratimą to, kaip viskas yra iš tikrųjų.
UTC saat farkı +0600 (NOVT)/+0700 (NOVST).Laiko juosta: Novosibirsko laiko juosta (NOVT/NOVST) +0600 (NOVT)/+0700 (NOVST).
Yıllık sıcaklık farkı çok azdır.Metinis kritulių kiekis yra labai mažas.
Uluslararası Saat Farkı HesaplamaKvadratinės lygtys Diferencialinės lygtys
O zamanlar yaz ile kış arasında bulunan içerik farkı şu anda bulunmamaktadır.Vasaros ir žiemos buvimas tuo pat metu nėra įmanomas.
İki bölge arasındaki basınç farkı ne kadar büyük olursa, hava akım hızı o kadar fazla olur.Kuo didesnis šių temperatūrų skirtumas, tuo aukštyneigis oro srautas būna stipresnis.
Darbenin enerjisinin büyüklüğü hız farkının karesi ile orantılı olarak artar.Biodujų energinė vertė tiesiogiai susijusi su metano koncentracija.
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.Svarbus skirtumas tarp Šviesiosios ir Tamsiosios pusių.
Leeuwenhoek'den önce hiç kimse kasların liflerden oluştuğunun farkında değildir.Už ką buvo pakviestas Dragoljubas Velimirovičius nerasta.
Jus gentium’dan farkı “uluslararası tanınmış insan haklarını” içermesidir.Po to – „teisė tarp tautų“ (ius inter gentium).
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."Teised inimesed küll ei tea, mida nad ärkvel olles teevad, nagu nad ju ka unustavad, mida nad unes ."
Uluslararası Saat Farkı HesaplamaProtseduuriline mälu erinevust
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.Selline teadlikkuse puudumine viib tavaliselt eituseni ja vastupanule igasuguse abi või ravi suhtes.
IV. Aleksios sözlerini tutmanın zor olduğunun farkına vardı.Iisak sai peagi aru, et Aleksiose lubadusi on võimatu täita.
Kendisi bundan yıllar sonra,kendisinden çok yaş farkıyla küçük bir kıza aşık olmuştur.Tal on armusuhe endast paar aastat vanema Mallega.
Bu ilkeyle beraber, herhangi farkında olmadığımız zaman diliminde sonsuz tane algı vardır.Nagu öeldud, pole isegi mitte lõpmatu vanus millegi eksisteerimise põhjus.
Güzel şeylerin farkı nedir?Kuidas erinevad ilusad asjad igapäevastest?
"İkisinin ne farkı var?". hurriyet."Mis sul jälle häda on?" toriseb mees.
Günlük sıcaklık farkı aynı gün içindeki en yüksek ve en düşük sıcaklığın farkıdır.Ööpäevane õhutemperatuuri amplituud on kõrgeima ja madalaima õhutemperatuuri vahe ööpäeva jooksul.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Järgmise uuringu eesmärk oli teada saada, kuivõrd muudab produktiivsust lisatasu.
İnsan türü olarak 10.000 yıldır yaşadığımızın farkındayız.Inimene on kodukitse pidanud umbes 10 000 aastat.
Yazları günlük sıcaklık farkı çok fazladır.Seal on suvel äärmuslik temperatuuride ööpäevane kõikumine.
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.Pole teada, millal, kui üldse, nad sellistena ametisse astusid.
Kimse bu adamın ileride neler yapacağını farkında değildi.Keegi ei osanud arvata, mida selline käitumine endaga kaasa toob.
Galaxy Note 4'ten en büyük farkı, telefonun sağ ekranının eğimli olmasıdır.Suurim uuendus PlayStation 4 puldil on puutetundlik ekraan.
Bu seyahat sırasında barometre kullanarak Hazar Denizi ve Karadeniz arasındaki deniz seviyesi farkını ölçtü.Seal kasutas ta baromeetrit, et mõõta Musta ja Kaspia mere veetasemete erinevust.
Aradaki erkek farkı 1’dir.Inimene." 1. köide.
Atama ve diğer adaylıklarda da mevki farkı öne çıkmaktadır.Samas oli ka nomenklatuuri ülemistel ja alumistel astmetel suur vahe.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.12가 자주 나오는 것 같네요
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Jag vet att 12 har dykt upp ganska många gånger.
12'yi çok kullandığımın farkındayım. Kullanacağım sayıları düşünürken daha yaratıcı olmaya çalışırım.I weet dat we twaalf vaak gebruiken in het vervolg zal ik proberen andere getallen te kiezen
12'yi çok kullandığımın farkındayım. Kullanacağım sayıları düşünürken daha yaratıcı olmaya çalışırım.Je sais que j'utilise beaucoup 12, je vais essayer d'avoir plus d'imagination à l'avenir.
12'yi çok kullandığımın farkındayım. Kullanacağım sayıları düşünürken daha yaratıcı olmaya çalışırım.Vi har brugt 12 en del nu. .
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Lo sé, 12 está apareciendo muchas veces.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Lo so 12 ci sta un sacco di volte.