Bunun üzerine, uzmanlar Ukraynalı uzmanların hem nicel hem de nitel potansiyelinin farkına varmıştır.Эксперты признают количественный и качественный потенциал украинских специалистов.
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.А раз причина есть, мы должны суметь ее понять.
Kırmızı devlerden farkı çok yüksek sıcaklığa sahip olmalarıdır.От красных карликов отличаются более высокой температурой поверхности.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Однако читатели не замечали этой перемены.
(Türkçede normal A sesi ile farkı ortadan kalkmıştır).Замолчит Турция, если замолчит Sözcü).
Niye farkına varmamışım şiirinin peki?Хотите, я прочитаю вам стихи?
23#, aynı zamanda on beş ve on altı asalın aritmetik progresyonunda ortak farkı teşkil eder.23# является также общей разностью в арифметических прогрессиях из пятнадцати и шестнадцати простых чисел.
Artık tek kurtuluş yolunun batıya doğru dağları aşmak olduğunun farkına varmışlardı.Теперь стало ясно, что единственным путём к спасению является переход через горы.
Kış ve yaz arasındaki sıcaklık farkı çok farklıdır.Температура воздуха зимой и летом отличается не слишком сильно.
Bu paketleri öneminin farkına varılmalıdır.Должно существовать широкое ощущение, что эти вещи важны.
Bu parkta yaz ile kış ısı farkı hemen hemen yoktur.В остальном работа летом ничем не отличается от таковой зимою.
Pek çok hasta anemik olduğunun farkında değildir.Многие просто не знали, что Каранджи серьёзно больна.
Konunun ne kadar hassas olduğunun farkındayım ve bu konuyu bir politik konu haline getirmemeliyiz.Я многого не знаю об истории этого движения, и поэтому я не являюсь компетентным в этом вопросе человеком.
Yaralanmanın ciddiyetinin farkında varmadı, sadece bir bandaj sardı ve çalışmaya devam etti.Не подозревая о серьёзности ранения, она просто замотала шею бинтами и продолжала работать — спасать других.
Her meridyen arasında 4 dakikalık zaman farkı vardır.В дебитиве различаются все шесть времён.
Şarkı neredeyse orijinali ile aynıydı, tek farkı başlangıcın daha uzun olmasıydı.Песня звучит так же, как и оригинал, за исключением того, что вступление стало короче.
Jus gentium’dan farkı “uluslararası tanınmış insan haklarını” içermesidir.Именно Jus gentium в итоге привело к возникновению понятия «международное право».
Jim hiçbir şeyin farkında değildir.Как и Джим, они ни в чём не виновны.
Ölüden Mektuplar Sana Yöneldim Farkında Mısın?Почту ль внимание твое ко мне хвалою?
Mensur hikâyeden (düzyazı) hiçbir farkı yoktur.Человеку же доступно лишь относительное познание истины.
Bakıcı, bu durumun farkında değildi.Хозяин Кукольник знал, что с ней что-то не так.
Araç üzerinde çok farkılı yapılarda zırhlar kullanımıştır.На автомобилях было установлено тяжёлое вооружение.
Çöllere yakın olması nedeniyle, gece ve gündüz sıcaklık farkı yaz ve kış aylarında da yüksektir.На его могиле безграничны благодеяния приходящим и уходящим, богачам и нищим, ночью и днем. .
Doğuda yaz ile kış arasındaki ısı farkı, denize yakınlıktan dolayı görece düşüktür.Лето и осень в регион приходят с запозданием, что связано с влиянием океана.
Çevrelerinin farkında değil gibi görünüyorlardı.При этом не зная что находятся в окружении.
Bunların dışında oyunda öğrenciye farkında bile olmadan öğreten oyunlar da vardır.Штука в том, что люди не знают, что он изучает игру.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Несмотря на значительное превосходство противника, роте удалось одержать полную победу.
Wolverine de onun bildiği "Jean Grey"in şimdi karşısında duran Jean olmadığının farkına varır.Гретхен добавляет, что Уолтера Уайта которого она знала, не «Гейзенберга», больше нет.
İlk albümden farkı daha çok rock ağırlıklı olmasıydı.По отношению к первому второй альбом получился более рок-ориентированным.
Rommel, SD'lerin evini gözetlediğinin farkındaydı.Он был удивлён, узнав, что Дом охраняет Профе.
Bu zaman farkı Güneş ile Dünya arasında yaklaşık 500 saniyedir.Находится на расстоянии около 115 св. лет от Солнца.
Birleşik ısı ve güç ısı farkından yararlanarak, şehrin sularını ısıtan enerji sistemidir.Выработанная станцией электрическая и тепловая энергия идёт на покрытие нужд города.
Diğer köpeklerden bir farkı da bu köpeklerin ter bezleri olmasıdır.На этих довоенных фотографиях хорошо заметно, что в упряжках другие собаки, а не самоеды.
Hakiki imana çok az istek duyulur, ama çok zayıftır ki bunun güç bela farkındalığındadır.Подросток чувствует себя всемогущим, отчего уверен только в своей правоте.
Aslında ne söylediğinin farkında değildi.Доподлинно неизвестно, чем она в действительности занималась.
Ama burada çok farkı bir kişiliğe sahiptir.При этом её отличает личный характер.
Eşeylerde görünüş farkı yoktur.Но в колхозе нет отличившихся.
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.Во время войны я не понимал, что происходит.
Kadın-erkek farkı yoktur.Самец и самка не имеют различий.
Birisi tarafından izlendiğinin farkına varır.Появляется навязчивое ощущение, что за ними кто-то наблюдает.
Ayrıca şunları da söyledi: " Benim için pek farkı yok.Сам он так не считал: «Они могут делать что угодно.
Sarah Selanik’e dönene kadar bu hayalinin farkında değildi.لم تستوعب سارة حلمها هذا إلى أن عادت إلى سالونيك.
1957 yılında, bu ödülü 1 oy farkı ile Albert Camus'ya kaptırdı.في عام 1957، خسر الجائزة لألبير كامو بفارق صوت واحد.
Yaş farkına rağmen, birbirlerine aşık oldular.بالرغم من فارق السن، وقع الاثنان في الحب.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.وقد كان أغلب المصابين بالدّاء من الفقراء، وأغلبهم لم يدرك حتى إصابته بالعدوى.
Öykü : Zamanın Farkında, İstanbul: İletişim Yayınları, 2011.القصة : حينما تدرك الوقت ، إسطنبول ، الاتصالات ، 2011.
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.قلة الوعي عادةً ما يؤدي إلى احدى أشكال الرفض و المقاومة لأي شكل من المساعدة أو العلاج.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.تشير التقديرات إلى أن 20% من الأشخاص المصابين بداء السكري في الولايات المتحدة لا يعرفون أنهم مصابون به.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.شك المراقبون في هذه التغييرات.
Bu esnada, arkada ve farkında olmadan televizyonda bir Bart Simpson balonu kısa bir sürede gözükür.وفي هذه الأثناء فقد ظهر بالون بارت سيمبسون في التليفزيون لفترة قصيرة وذلك بدون علمه ومن وراءه.
Adamın bu farkındalığı palmiye ağacıyla başlar.هذه الشجرة تبدأ في طلوع الثمر مع مطلع نخلة النغال.
O da Mûsâ'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.د- إليه ابتهل موسى لرؤيته ولعمارته وعدم خرابه.
Farkı Tespit Etme: Bir ekranda resimler verme.وأعتذر للمشاهد لم أكتب ما تراه على الشاشة..
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."ستقابلين رجلا يوما ما يجعلك سعيدة".
(Zaman farkından dolayı, Trudeau öldüğünde Sidney'de 29 Eylül'dü).(من قبيل المصادفة، وُلد كينيدي في نفس اليوم الذي وُلدت فيه مايا بالضبط).
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.أثارت مبوي قلقاً كبيراً حول فيروس نقص المناعة البشرية / الإيدز.
Gücün biraz daha farkında ve daha mantıklı bir durumdadır.مما يجعله أكثر وعيا بقوته وبالتالى يكون أكثر هدوءا وتعبيرا.
Böylece iki rakam arasındaki farkı oluşturan 12 geminin Aegina'da bırakılmış olması mümkündür.ولهذا تم إفتراض أن الفرق بين الرقمين هو نتيجة إحتساب حامية من 12 سفينة قد تكون بقيت في إيجينا.
Verimlilik yalnızca sıcak ve soğuk termal rezervuarlar arasındaki sıcaklık farkına bağlıdır.تعتمد هذه الكفاءة على فرق درجات الحرارة بين الخزان الحراري الساخن والبارد.
Farkındalık: Farkındalık bilinçli olarak dikkatimizi o anki deneyimlerimize yoğunlaştırmamızdır.لذلك علينا أن نكون سعداء أنه يبشّرنا بصورة غاية في الذكاء.