Bunu yapmanın birçok farklı yolu var.There are many different ways of doing this.
Ben bile fark etmemiştim.I hadn't even noticed.
Fındık fareleri Gliridae ailesinin kemirgenleridir.Dormice are rodents of the family Gliridae.
Fotoğraf fark ettiğin ilk şey.The photo is the first thing you notice.
Tom'un haklı olduğunu farz edelim.Let's assume Tom is right.
Haklı olduğunu farzedelim.Let's assume you're right.
Farklı bir şey yapalım.Let's do something different.
Farklı bir yaklaşım deneyelim.Let's try a different approach.
Sana inandığımı farz edelim.Let's assume that I do believe you.
Bükreş ve Budapeşte iki farklı ülkede iki farklı şehirdir.Bucharest and Budapest are two different cities in two different countries.
Onlar beni fark etmeliydi.They should've noticed me.
Bunun Mary'nin fikri olduğunu farzediyorum.I assume this was Tom's idea.
Tom zayıf ve sıska arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between thin and scrawny.
Ben bazı farklı fikirleri denemek istiyorum.I want to try some different ideas.
Ben farklı bir şey denemek istiyorum.I want to try something different.
Değişiklik olsun diye farklı bir şey yemek istiyorum.I want to eat something different for a change.
Bu defa onun farklı olmasını istiyorum.I want it to be different this time.
Farklı bir şey istiyorum.I want something different.
Tom İngilizceyi farklı bir Fransız aksanıyla konuşuyor.Tom speaks English with a distinct French accent.
Hiç kimse onu fark ediyor gibi görünmüyordu.Nobody seemed to notice that.
O gerçekten bir fark yarattı.That really made a difference.
Tom şeyleri farklı biçimde görüyor.Tom sees things differently.
Fark eden tek kişi ben değilim.I'm not the only one who has noticed.
Onlar kaza için farklı açıklamalar yaptılar.They gave different explanations for the accident.
Bu iki resim arasındaki farkı görebiliyor musunuz?Can you see the difference between these two pictures?
Tom bizim geriye kalanımızdan farklı değil.Tom is no different than the rest of us.
Tom özne ve nesne arasındaki farkı bilmez.Tom does not know the difference between a subject and an object.
Bunlar bilgisayarların farklı türleridir.These are different types of computers.
Bodrum farelerle dolu.The basement is overrun with rats.
Ben Tom'dan farklıyım.I am different from Tom.
O aslında beni fark etti.She actually noticed me.
Tom bazı yönlerden babasına benzer, ancak diğerlerinde o çok farklı.Tom is similar in some ways to his father, but in others he's very different.
Tom'un bazı yönleri babasına benzer, ama diğer yönleri çok farklıdır.Tom is similar in some ways to his father, but in others he's very different.
Tom hakkında ne farklı?What's different about Tom?
İnşallah o bir şey fark etmez!Hopefully he won't notice anything!
Çok kötü hissettiğini fark etmedim.I didn't realize that you were feeling so bad.
Bir yıldırımla bir şimşek arasındaki fark nedir?What is the difference between a lightning bolt and a lightning flash?
Tom'un durumu farklı.Tom's situation is different.
Ben durumun farkındaydım.I was aware of the situation.
Toplam olarak kaç tane farklı okula devam ettin?How many different schools have you attended in all?
Sonuçta, kaç tane farklı okula devam ettin?All in all, how many different schools have you attended?
Tom'un durumu farklıydı.Tom's situation was different.
Bir kadın olmanın ne kadar zor olduğunu hiç farketmedimI never realized how hard it must be to be a woman.
Tom'un evrak çantasını burada bıraktığını fark eder etmez geri geleceğinden eminim.I'm sure Tom will come back as soon as he realizes he left his briefcase here.
Kadınlar erkeklerden farklı olarak değerlendirilir.Women are judged differently than men.
Bunun bir fark yarattığını düşünüyorum.I think it makes a difference.
Şimdi işler oldukça farklı.Things are quite different now.
Ben başka hiçbir anneden farklı değilim.I'm no different from any other mother.
Bugün işler çok farklı.Things are very different today.
Bilim ve sözde bilim arasındaki fark nedir?What's the difference between science and pseudo-science?
Bilim ve yalancı bilim arasındaki fark nedir?What's the difference between science and pseudo-science?
Bu ev faresi gridir.This house mouse is gray.
Bu ev faresi ne renktir?What colour is this house mouse?
Dünya'da genelindeki yerçekimi farklılıklarına yerçekimi anomalileri denir.The differences in gravity across Earth are called gravity anomalies.
Umarım, Tom bir şey fark etmeyecek.Hopefully, Tom won't notice anything.
Tom'un hiçbir şeyi fark etmeyeceğini umut edelim.Let's hope Tom doesn't notice anything.
Farklı bir yöntem uygulamak zorunda olabilirim.I may have to change tack.
Tom, Mary'nin ellerinin titrediğini fark etti.Tom noticed that Mary's hands were shaking.
Mary çantasına baktı ve bilgisayarının çalındığını fark etti.Mary looked into her bag and realized that her computer had been stolen.
Biz hayat konusunda farklı görüşlere sahibiz.We have different views on life.