Tom Mary'nin bir şeye keyifli olduğunu fark etti.Tom realized Mary was up to something.
Tom Mary'nin çok kafası karışmış olduğunu fark etti.Tom realized Mary was very confused.
Tom Mary'nin dinlemediğini fark etti.Tom realized Mary wasn't listening.
Tom daha kalın bir palto giymesi gerektiğini hemen fark etti.Tom realized right away that he should have worn a heavier coat.
Tom bir şeyin çok yanlış olduğunu fark etti.Tom realized something was very wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.Tom realized something was wrong.
Tom bir şeyin doğru olmadığını fark etti.Tom realized something wasn't right.
Tom onun bir sorun olabileceğini fark etti.Tom realized that could be a problem.
Tom Mary kadar iyi tenis oynayamadığını fark etti.Tom realized that he couldn't play tennis as well as Mary.
Tom tehlikede olabileceğini fark etti.Tom realized that he might be in danger.
Tom geç kalabileceğini fark etti.Tom realized that he might be late.
Tom daha çok paraya ihtiyacı olabileceğini fark etti.Tom realized that he might need more money.
Tom diğer çocuklar kadar akıllı olmadığını fark etti.Tom realized that he wasn't as smart as the other kids.
Tom diğer çocuklarla aynı olmadığını fark etti.Tom realized that he wasn't the same as the other kids.
Tom hemen giderse daha iyi olacağını fark etti.Tom realized that it would be better if he left right away.
Tom Mary'nin kendisini gerçekten çok sevmediğini fark etti.Tom realized that Mary didn't really like him very much.
Tom Mary'nin biraz üzgün olabileceğini fark etti.Tom realized that Mary might be a little upset.
Tom Mary'nin meşgul olabileceğini fark etti.Tom realized that Mary might be busy.
Tom Mary'nin aç olabileceğini fark etti.Tom realized that Mary might be hungry.
Tom Mary'nin yorgun olabileceğini fark etti.Tom realized that Mary might be tired.
Tom Mary'nin kendisini çok sevmeyebileceğini fark etti.Tom realized that Mary might not like him so much.
Tom Mary'nin Boston'da mutlu olmadığını fark etti.Tom realized that Mary wasn't happy in Boston.
Tom Mary'nin kendisinin söylediklerine dikkat etmediğini fark etti.Tom realized that Mary wasn't paying attention to what he was saying.
Tom Mary'nin dikkat etmediğini fark etti.Tom realized that Mary wasn't paying attention.
Tom onun çok kötü bir fikir olduğunu fark etti.Tom realized that was a very bad idea.
Tom Mary'nin söylediklerinin doğru olmadığını fark etti.Tom realized that what Mary said wasn't true.
Tom Mary'nin ne yaptığını fark etti.Tom realized what Mary was doing.
Tom Mary'nin onu öpmek üzere olduğunu farkettiğinde gülümsedi.Tom smiled when he realized Mary was about to kiss him.
Tom farkedilmeden sinsice Mary'nin arkasına yaklaştı.Tom sneaked up behind Mary without being noticed.
Tom Mary'nin evde olmadığını farkeder etmez kapıyı çalmaktan vazgeçti.Tom stopped knocking on the door as soon as he realized Mary wasn't home.
Tom aniden kendisine el sallayan birini farketti.Tom suddenly noticed someone waving to him.
Tom aniden tehlikede olduğunu farketti.Tom suddenly realized he was in danger.
Tom birden bir şeyin yanlış olduğunu farketti.Tom suddenly realized something was wrong.
Tom aniden Mary'nin artık odada olmadığını fark etti.Tom suddenly realized that Mary wasn't in the room anymore.
Tom aniden tuhaf bir şey olduğunu fark etti.Tom suddenly realized that something strange was happening.
Tom farklı bir yaklaşım denedi.Tom tried a different approach.
Tom motoru kapattı ve farları kapattı.Tom turned off the engine and shut off the headlights.
Tom motoru kapattı ama farları açık bıraktı.Tom turned off the engine, but left the headlights on.
Tom Mary'nin kendisini sevdiğini fark ettiğinde şaşırdı.Tom was surprised when he realized Mary liked him.
Tom ne olduğunun farkında değildi.Tom was unaware of what had happened.
Tom odadaki her gözün onun üstünde olduğunun çok farkındaydı.Tom was very aware that every eye in the room was on him.
Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that anything out of the ordinary had occurred.
Tom o kadar sessizdir ki etrafta olduğunu hiç fark etmezsin.Tom is so quiet you never know he's around.
Ben senin onunla ilgilendiğini fark etmedim.I didn't realize you were interested in it.
Durumun ciddi olduğunu fark etmedim.I didn't realize how serious the situation was.
Tom'un faaliyetlerinin tamamen farkındayım.I am fully aware of Tom's activities.
Keşke işler farklı olabilse.I wish things could have been different.
O sorunun önemini fark etmedim.I didn't realize the importance of that problem.
Ne söylersen söyle farketmez, senden nefret ediyorum!No matter what you say, I hate you!
Genç adamın bana baktığını fark ettim.I noticed that the young man was looking at me.
Makyaj fark yaratır.Makeup makes a difference.
O, farların parlamasıyla kör oldu ve kazadan kaçınamadı.She was blinded by the glare of headlights and could not avoid the accident.
Hepimiz farklı dünyalarda yaşarız.We all live in different worlds.
Onlar iki farklı şeydir.Those are two different things.
Okulumuz bittiği zaman farklı yönlere gideceğimizi biliyorduk.We knew that we were going to go in different directions when our school finished.
Birinden hoşlanmak ve birini sevmek arasındaki fark nedir?What's the difference between liking and loving someone?
Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom realizes how much money his parents make?
Bu bir fark yaratacak mı?Will that make a difference?
Tom'un bana baktığını fark ettim.I noticed that Tom was looking at me.
Tanrı'nın planının farklı olduğunu biliyoruz.We know God's plan was different.