Ana içeriğe geç
Sözlük

far ile cümle

far kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu farklı bir şey.This is something different.
Bu kez farklı olacak.This time's going to be different.
Tom farkedilmeden binaya girdi.Tom entered the building unnoticed.
Bunu çok farklı yapan ne?What makes this so different?
Tom neden farklı olurdu?Why would Tom be different?
Faroe adaları hala Danimarka'nın mali desteğine bağımlı.Faroe Islands are still dependent on Denmark's financial support.
İnanç ve güven arasındaki fark nedir?What's the difference between faith and trust?
Tom, Paskalya ve Noel arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between Easter and Christmas.
Tom bir orjinal ve bir sahta arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between an original and a forgery.
Tom gerçeklik ve fantazi arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between reality and fantasy.
Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between reality and imagination.
Oyunun adı "on farkı bul"The name of the game is "Find ten differences".
Yumurtayı kaç farklı yolla pişirmeyi biliyorsun?How many different ways do you know how to cook eggs?
Bir yumurtayı pişirmenin kaç farklı yolunu biliyorsun?How many different ways do you know how to cook an egg?
Menüde kaç tane farklı pizza çeşidi var?How many different kinds of pizzas are on the menu?
Kaç yıl önce evlat edinildiğini fark ettin?How many years ago did you realize you were adopted?
Tom Mary'nin onunla flört ettiğini fark etmedi.Tom didn't notice that Mary was flirting with him.
Tom, Mary'nin onunla flört ediyor olduğunu fark etmedi bile.Tom didn't even notice that Mary was flirting with him.
Din ve felsefe arasındaki fark nedir?What's the difference between religion and philosophy?
Tom ön kapıya geldiğinde onun biraz açık olduğunu fark etti.When Tom reached the front door, he noticed it was slightly open.
Tom mükemmel bir adam ama biz gerçekten farklıyız.Tom is a great guy, but we're really different.
Tom, Avusturyalı ve Alman arasındaki farkı bilmez.Tom doesn't know the difference between an Austrian and a German.
Tom kazağını ters giydiğini fark etmedi.Tom didn't realize he had his sweater on inside out.
Bir kirpi ve oklu kirpi arasında ne fark vardır?What's the difference between a hedgehog and a porcupine?
Farelerin de bir işlevi var. Onlar boruları temizlemek için yardım ederler.Rats also have a function. They help to clean the pipes.
O, Farmville bağımlısıdır.He is addicted to Farmville.
Farmville sadece bir zaman kaybıdır.Farmville is only a waste of time.
Onlar eşcinsellere karşı ayrımcılığı durdurmaları gerektiğini fark ettiler.They've realized they should stop discrimination against gays.
Yargı ve hüküm farklı şeylerdir.A verdict and a sentence are different things.
Sorunların farkında mısın?Are you aware of any problems?
Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?Are you aware of how much money your son has been spending?
Risklerin farkında mısın?Are you aware of the risks?
Ne olabileceğinin farkında mısın?Are you aware of what might happen?
Ne yaptığının farkında mısın?Do you realize what you've done?
Tom'un eskisi kadar mutlu olmadığını fark etmeye başladım.I began to realize that Tom wasn't as happy as he used to be.
Fransızca anlamadığını fark etmedim.I didn't realize you didn't understand French.
Fıstığa allejin olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were allergic to peanuts.
Aç olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were hungry.
Fransızcada bu kadar iyi olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were so good at French.
Bu kadar aç olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were so hungry.
Bu kadar zengin olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were so rich.
Yorgun olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were tired.
Bu kadar çok farklı türde böcekler olduğunu bilmiyordum.I never knew there were so many different kinds of insects.
Seni ne kadar özleyeceğimi asla fark etmedim.I never realized how much I'd miss you.
Tom'un Mary'yi ne kadar çok sevdiğini hiç fark etmedim.I never realized how much Tom liked Mary.
Tom'un Boston'a ne kadar çok gitmek istediğini hiç fark etmedim.I never realized how much Tom wanted to go to Boston.
Bu işin ne kadar stresli olacağını hiç fark etmedim.I never realized how stressful this job would be.
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Bahsettiğin sorunun farkındayım.I'm aware of the problem you're referring to.
Benim seni sevdiğim kadar çok beni gerçekten sevmediğini fark etmeye başlıyorum.I'm beginning to realize that you don't really like me as much as I like you.
O bakımdan senden farklı değilim.I'm no different than you are in that respect.
Onu üç farklı olasılığa sınırladım.I've narrowed it down to three different possibilities.
Mary Tom'un birkaç gündür tıraş olmadığını fark etti.Mary noticed that Tom had not shaved in several days.
Benimki tamamen farklı.Mine is totally different.
Hayatım şimdi farklı.My life is different now.
Farklı hedeflerimiz var.We have different goals.
Farklı görüşlerimiz var.We have different opinions.
Farklı güçlerimiz var.We have different strengths.
Tom'un Mary'nin kim olduğunu tam olarak bildiğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom knew exactly who Mary was.
Tom'un Mary'yi gerçekten sevmediğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom never really liked Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod