falan ile cümle
falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Yani, işte, gerçekten tartışır ve münazara ederiz, deriz ki, sebebi iklimdir, topraktır, falan filan.Мы спорим об этом -- мы говорим, что это климат, это почва, это то. И что вы думаете?
Yani, işte, gerçekten tartışır ve münazara ederiz, deriz ki, sebebi iklimdir, topraktır, falan filan.Ние в действителност спорим и дебатираме за това -- казваме, че това е от климата, от почвата, от това.
Yani, işte, gerçekten tartışır ve münazara ederiz, deriz ki, sebebi iklimdir, topraktır, falan filan.אתם יודעים מה, אנו מתווכחים על זה ואומרים שזה האקלים, האדמה וכולי. נחשו מה?
Yani, işte, gerçekten tartışır ve münazara ederiz, deriz ki, sebebi iklimdir, topraktır, falan filan.حسناً، اوتعرف، نحن نتناقش كثيرا حول ذلك فمرة نقول انه الجو ، او التربة او ذلك الشيء. حسنا ، أتدري؟
Yani, işte, gerçekten tartışır ve münazara ederiz, deriz ki, sebebi iklimdir, topraktır, falan filan.やれ気候だ やれ土だと何だと しかし聞いてください そもそも葡萄園が何なのかを 解明できるのです
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Also verschwindet dieser Teil und dann haben Sie das Display und alles andere.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Aşa că piesa aceasta dispare, şi apoi ai afișajul şi restul lucrurilor.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Así que esa parte del costo desaparece, y nos quedamos con la pantalla y el resto.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Donc, cette partie de l'équation disparaît, et ensuite vous avez l'écran et tout le reste.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Dus die kost is er al uit. Dan heb je nog het scherm enzovoort.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Jadi bagian tersebut hilang, dan tersisa dengan layar dan hal-hal yang lain.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.그러면 그 부분은 사라지고, 디스플레이와 다른 것들이 생기게 되는 거죠.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Questa parte del prezzo, quindi, si azzera. Rimane il display e tutto il resto.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Thế là phần đấy tiêu tùng rồi nhé. Giờ đến phần màn hình và những phần khác.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Więc kiedy ten aspekt znika, zostaje ekran i reszta sprzętu.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Έτσι αυτό το κομμάτι εξαφανίζεται κι έχεις την οθόνη και όλα τα υπόλοιπα.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Така, че това парче ичезва, и после имате показване и всичко друго.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.Так что этих затрат нет, и остаётся стоимость дисплея и всего остального.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.אז החלק הזה נעלם, ואז יש מסך וכל השאר.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.لذا فتلك القطعة تختفي، وبعد ذلك لديك شاشة العرض وكل شيء آخر.
Yani o parça yok oluyor, ve sizde ekran ve diğer şeyler falan oluyor.ラップトップのディスプレーのコストは、ざっと
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.자, 거기에 곱하기 20 정도 하면 본 사람 숫자가 되지 않을까요.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Aşa că presupun că puteți multiplica asta de 20 de ori ca să vedeţi numărul de oameni care l-a văzut.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Je pense qu'on pourrait multiplier ce nombre par 20 environ pour avoir le nombre de gens qui l'ont vue.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Myslím, že sa vynásobením tak 20-timi dostaneme počet ľudí, ktorí ju videli.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Nên tôi nghĩ có thể đem số đó nhân lên cho 20 lần hay đại loại vậy để ước lượng số người đã xem bài nói đó.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Så jag antar att man kan multiplicera det med ungefär 20 för att få antalet människor som har sett det.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Så jeg går ud fra at du kan gange det med 20 eller noget for at få det nummer af folk der har set det.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Suponho que podemos multiplicar esse número por 20 para chegar ao número de pessoas que a terão visto.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Tak si říkám, že byste to číslo mohli vynásobit asi tak dvaceti a získali byste počet lidí, kteří jej viděli.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Tuon voisi kai kertoa vaikka 20:lla, jotta saadaan niiden ihmisten lukumäärä, jotka ovat nähneet sen.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Úgyhogy gondolom ezt meg lehet szorozni hússzal, hogy megkapjuk a nézők számát.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Więc jeśli pomnożyć to razy 20 będzie to liczba jego słuchaczy.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Zato sklepam, da lahko to pomnožimo recimo z 20, da dobimo število ljudi, ki ga je videlo.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Если умножим это, скажем, на 20, то получим число людей, просмотревших это выступление.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Така че предполагам, това може да се умножи по 20 или нещо за да получите броя на хората, които са я гледали.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.Я гадаю, ви можете помножити це число десь на 20, щоб отримати кількість людей, яка побачили її.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.כך שאני מניח שניתן להכפיל את זה בערך ב-20 כדי לדעת כמה אנשים צפו בה.
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.لذا أعتقد بأنه بإستطاعتكم أن تضاعفوا ذلك بعشرين أو ما شابه لكي تستطيعوا أن تتوصلوا لعدد الأشخاص الذين شاهدوها
Yani sanırım bu sayıyı 20 ile falan çarparsak aşağı yukarı videoyu gören insan sayısını buluruz.たぶんその20倍くらいになるでしょう そしてクリスが言うには みんな飢えているというのです
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Alors, ils vous disent où il est, ce que les prix sont, l'adresse, le numéro de téléphone, etc
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Also sagen sie einem, wo es ist, wie die Preise sind, die Adresse, Telefonnummer etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.De berättar var den finns, vad det kostar, addressen, telefonnumret, etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Dizem onde fica, quais são os preços, a morada, o número de telefone, etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Dus wordt je verteld waar het is, wat de prijzen zijn, het adres, het telefoonnummer en ga zo maar door.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Jadi mereka memberi tahu di mana lokasinya, harganya, alamat, nomor telepon, dan lain-lain.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.어디에 있는지, 가격은 얼마인지, 전화 번호가 뭔지 등도 알려주네요.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Leírják hol van, milyenek az árai, mi a címük, telefonszámuk, stb.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Por eso nos dice dónde está, los precios, la dirección, el número de teléfono, etc.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Povedia vám kde je, aké sú ceny, adresu, telefónne číslo, a tak ďalej.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Quindi vi dicono dov'è, come sono i prezzi, l'indirizzo, il numero di telefono e così via.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Tako vam povedo, kje je, kakšne so cene, naslov, telefonska številka, itd ...
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Takže vám řeknou, kde to je, jaké jsou ceny, adresa, telefonní číslo apod.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Vậy nên họ cho bạn biết nó ở đâu, giá cả thế nào, địa chỉ, số điện thoại, v.v.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Έτσι σας λένε που είναι, ποιες είναι οι τιμές, η διεύθυνση, το τηλεφωνικό νούμερο, κτλ.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Така че те ви казват къде е, каква е цената, адреса, телефонният номер и т.н.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Так вот, нам сообщают где это, какие там цены, адрес, номер телефона и т.д.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.Тому вони вказують де він знаходиться, які там ціни, адреса, телефон тощо.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.אז הם אומרים לכם איפה היא, מה המחירים, הכתובת, מספר הטלפון וכו'.
Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.فهم يعرضون مكانه واسعاره ترى العنوان .. ورقم الهاتف .. وهلم جراً