falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Ông buôn bán các bộ phận tháo lắp, các bộ dụng cụ cho các trường học, v.v...
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Sprzedawał części, zestawy do szkół itp.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Začal prodávat přebytečné součástky a vybavení do škol a tak.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Άρχισε να πουλάει εξαρτήματα, σετ συναρμολόγησης, σε σχολεία και τέτοια.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Започна да продава резервни части, комплекти, на училища и други.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Стал продавать детали, наборы в школы и другие места.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.והתחיל למכור חלקי חילוף, ערכות לבתי ספר וכדומה
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.بدا فى بيع قطع الغيار الفائضة ، ومعداتٍ للمدارس و خلافه
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.すごく好奇心が強い人で 子供だった私のところに
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Beloof alles aan haar," "Beloof haar alles" enzovoort.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Gelobe alles an sie", "Gelobe ihr alles" und so weiter.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Hãy hứa bất kỳ điều gì với nàng," "Hãy hứa với nàng bất kỳ điều gì".
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Ígérj bármit neki", "Ígérj neki bármit" és így tovább.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."어떤 것이든 그녀에게 약속해라"와 "그녀에게 어떤 것이든 약속해라" 등이요.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Prometa qualquer coisa a ela", "Prometa a ela qualquer coisa" , etc.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Prómetele cualquier cosa a ella", "Prométele a ella cualquier cosa" y así sucesivamente.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promettre quelque chose à quelqu'un", "Lui promettre quelque chose", etc.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her," "promise her anything," e così via.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her", "Promise her anything" itd.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her" (Пообещай ей все что угодно), "Promise her anything" и тому подобное.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promite orice fetei," "Promite-i fetei orice" si asa mai departe.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Обещай всичко на нея," "Обещай й всичко" и така нататък.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Пообіцяти щось для неї", "Пообіцяти їй щось", і так далі.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."הבטח לה הכול" או "הבטח הכול לה" וכולי.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."تعهد بأى شئ لها،" "تعهد لها بأي شئ" وإلى آخره.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan..何百もの動詞が 両方の構文で使用できます
Onu asıl ben vuracağım. Söyle ona binanın önüne park etsin. Bunu yapmadıkça para falan alamaz.I niech wszyscy twoi wrócą żywi.
Onu asıl ben vuracağım. Söyle ona binanın önüne park etsin. Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Var bara på din vakt.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım. Demek istediğim, küçük şeylerin önemli olduğu.Chci tím říct, že na malých věcech záleží.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.Disney World geweest, ik had hem geen Playstation gegeven.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.디즈니랜드에 데려간 것도 아니고 플레이스테이션을 사준 것도 아니었죠.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.Não o tinha levado à Disney World nem lhe comprara uma Playstation.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.Nem vittem el a vidámparkba, nem vettem neki játékgépet.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.Nie zabrałem go do Disneylandu, nie kupiłem PlayStation.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.Nu făcusem nimic, nu-l dusesem la Disney World, nici nu i-am cumpărat un Playstation.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.Я не звозив його в Діснейленд і не купив йому Плейстейшн.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.Я не свозил его в Диснейленд и не купил игровую приставку.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.לא לקחתי אותו לדיסני וורלד, או קניתי לו פלייסטיישן.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.لم آخذه إلى عالم ديزني أو اشتري له بلاي ستيشن.
Onu Disney World'e götürüp Playstation falan almamıştım.つまり
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.De sagde, at de var her for at forske i levende transmutation.
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Disseram que o objectivo deles era vir para cá para estudar a transmutação viva ou algo assim.
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Hän tuli tänne "tutkimaan elollisten transmutaatiota".
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Me dijeron que vinieron para investigar la transmutación de seres vivos o algo así.
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Mi hanno detto che il suo scopo qui era fare ricerca sulla trasmutazione vivente, o qualcosa di simile.
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Nej, sir. De sa att de var här för att forska om levande transmutation.
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Powiedzieli, że są tu, żeby badać żywą transmutację czy coś takiego.
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Μου είπαν ότι ήρθαν εδώ για να ερευνήσουν για την ανθρώπινη μεταστοιχείωση.
Onun buraya gelme nedeninin canlı dönüştürme falan olduğunu söylediler.Они сказали, что целью их приезда было изучение живой трансмутации или чего-то подобного.
Onu yaptım." Ve herkesden bir alkış koptu, ve herkes "Evet!" falan oldu.És mindenki tapsolni kezdett, és bekiabáltak, hogy "Ez igen!"
Orada sarı ışık falan yoktur.Gelbes Licht ist gar nicht vorhanden.
Orada sarı ışık falan yoktur.Il n'y a aucune lumière jaune présente du tout.
Orada sarı ışık falan yoktur.Không có màu vàng nào hiện hữu cả.
Oradaki kız mı? Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.上に乗るのは危ないわ
Orada sarı ışık falan yoktur.노란색 빛은 전혀 없어요.
Orada sarı ışık falan yoktur.Não há qualquer luz amarela presente.
Orada sarı ışık falan yoktur.Nie je tam žiadne žlté svetlo.
Orada sarı ışık falan yoktur.Non c'è nessuna luce gialla.
Orada sarı ışık falan yoktur.Nu apare nicio lumină galbenă.
Orada sarı ışık falan yoktur.Żółte światło nie występuje w ogóle.

İlgili Sayfalar