falan ile cümle
falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ne oldu, kedi falan mı buldun?Löysitkö taas kissan?
Ne oldu, kedi falan mı buldun?O que é? Encontraste outro gato, ou assim?
Ne oldu, kedi falan mı buldun?Βρήκες κι άλλη γάτα;
Ne oldu, kedi falan mı buldun?Ты увидел ещё одного кота или что-то другое?
Ne olmuş yani? Seung Jo ile gerçekte çıktığın falan yok.Dus wat? je gaat niet echt uit met Seung Jo.
Ne olmuş yani? Seung Jo ile gerçekte çıktığın falan yok.Τότε τι; Δεν είστε τελικά μαζί με τον Σουνγκ Τζο.
Ne olmuş yani? Seung Jo ile gerçekte çıktığın falan yok.אז מה? את לא באמת יוצאת עם סונג ג'ו
Ne olmuş yani? Seung Jo ile gerçekte çıktığın falan yok.إذن ماذا؟ أنت لا تخرجين مع سيونغ جو
Ne olmuş yani? Seung Jo ile gerçekte çıktığın falan yok.ただ バッと襲いかかる?
Nesin sen? Bir sapık falan mı?Τι είσαι; Με ακολουθείς;
Nesin sen? Bir sapık falan mı?مـا أنتِ؟ متربصة:-مطاردة-مشاهير؟
Ne tür bir bina olduğunu sordum. "Geldiğinde anlatırız" falan dedilerY les pregunté que tipo de edificio era. ¨"Cuando usted llegue le explicaremos --bla, bla, bla".
Neyse, şimdi size bu, sigma notasyonu falan, karışık gelebilir. -Eu tenho a notação sigma. Basta lembrar, é essencialmente apenas isso...
Neyse, şimdi size bu, sigma notasyonu falan, karışık gelebilir. -Solo acuérdense, esto es esencialmente solo es y yo voy a seguir yendo hasta el infinito.
Neyse, şimdi size bu, sigma notasyonu falan, karışık gelebilir. -Всичките тези сигми Запомнете, че става въпрос просто за това и продължаваме така до безкрайност
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!Aqueles tipos puseram uma alma de rato de laboratório no meu corpo!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!De må have givet min krop til en forsøgsrottes sjæl!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!De måste ha gett min kropp nån labbråttas själ!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!Devono aver impiantato l'anima di un topo di laboratorio nel mio corpo!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!¡Esos hombres metieron el alma de una rata de laboratorio en mi cuerpo!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!He laittoivat jonkin koe-eläinrotan sielun ruumiiseeni.
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!Wpakowali duszę jakiegoś szczura doświadczalnego w moje ciało!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!Αυτοί έβαλαν στο σώμα μου την ψυχή ποντικού του εργαστηρίου.
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!Они засунули в моё тело душу какой-то лабораторной крысы!
O çok süsleme sevmezdi. Yani, "şimdi karşınızda harika, şahane Malcolm hoca" falan denmesini istemiyordu.그는 많은... 당신이 장식 처럼 몰, "여기는 장관 말 콤, 위대한" 모든 것을.
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.워드 문서를 작성하면 이것이 웹에 존재하지는 않지만
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.מסמך וורד, הם לא ברשת
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.مستند تحريري، ليست على الويب ،
Ofisinizde evraklarla uğraşıyorsanız, mesela bir Word dosyasıyla falan, bu dosyalar Web'de değil.でもそうなっていくでしょう このマシンの一部になっていくのです
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Dacă renunţi, aici nu te mai întorci."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Du kommer inte tillbaka?"
O halde buraya dönemezsin!" falan derler."E não vais voltar para aqui."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Et tu ne remets plus les pieds ici.
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Guarda che qui non torni."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Je komt niet naar huis".
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.그리곤 학생들은 돌아오지 않겠죠.
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Nem jössz ide vissza."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.No vas a regresar aquí".
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Og du kommer ikke tilbage hertil."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Sem sa už nikdy nevrátiš."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Và bạn sẽ không quay trở lại đây nữa."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Δεν ξανα έρχεσαι εδώ".
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.И няма да се върнеш там".
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Тогда ты сюда не вернёшься".
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.Тоді більше сюди не приходь".
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.ואתה לא חוזר לכאן." אז קבוצה של ילדים יודעת שהיא לא יכולה לחזור להארלם
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.لن تعود مجدّدا إلى هناك."
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.你唔想返去讀書嗱?」
O halde buraya dönemezsin!" falan derler.同様に うちの教育特区の子供達の多くは そんなことしたら
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.A început să vândă piese de prisos, kit-uri către şcoli şi altele.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Começou a vender peças sobresselentes, kits para escolas e coisas dessas.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Empezó a vender partes, kits a colegios y esas cosas.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Er begann überschüssige Bauteile, Sets, an Schulen usw. zu verkaufen.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Feleslegként megmaradt alkatrészeket, felszereléseket adott el iskoláknak - meg ilyesmi.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Hän alkoi myydä ylijäämäosia, sarjoja kouluille ja sensellaista.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Han solgte overskudsdele, samlesæt, til skoler og lignende.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Hij begon met verkopen van reserve-onderdelen en bouwpakketten aan scholen en zo.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Il a commencé à vendre des pièces de surplus, des kits, aux écoles et autres.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.Iniziò a vendere accessori, ricambi, kit per scuole e roba simile.
Okullara falan yedek parça ve kitler satmaya başladı.그분은 남은 부품이나 키트들을 학교에 파셨죠.