falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.Je veux dire, je sais que des fois nos styles sont super différents et tout ça.
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.라이프스타일이 서로 너무 다를 때도 있지만요.
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.Úgy értem, tudom, hogy néha nagyon különbözik az életstílusunk meg minden.
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.В смысле, я знаю, что наши жизни очень разные, не важно.
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.Имам предвид, знам, че понякога животите ни са много различни.
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.כלומר, אני יודעת שסגנונות החיים שלנו לפעמים מאוד שונים.
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.أعني ، بعض الأحيان تكون أنماط حياتنا مختلفه جداً، أياً كان.
Demek istediğim, biliyorum, bazen hayat tarzlarımız falan çok farklı.だけれど、私の職場では-そう、私最近昇進したんです
Demek istediğim, bu bir hücre. Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.Я маю на увазі, що ця клітина виглядає як ціла планета абощо.
Demis ki, "Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz. (Gulusmeler)'We hebben hier verdomme geen regels, we proberen wat voor elkaar te krijgen.' /
Dışarıya sarkmak falan işte.설사 밖에서 매달리는 것이라도 말입니다.
Dışarıya sarkmak falan işte.להיות תלויים מחוץ להם, או כל דבר אחר.
Dışarıya sarkmak falan işte.سواء كان المشهد التعلق بها .. او نحو ذلك
Dışarıya sarkmak falan işte.あと空中スタントです スカイダイビングは必須です
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Așa că, fiți blânzi, purtaţi-vă ca şi cu un indian de lemn sau ceva de genul ăsta.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Así que, sean dulces, sólo actúen como indios de madera o algo.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.그러니, 인디언 목상을 대하듯 살살다뤄주세요.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Proszę, bądźcie więc delikatni, zachowujcie się jak drewniany Indianin.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Quindi, siate gentili. State immobili come una statua indiana o qualcos'altro.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Soyez donc délicats, agissez comme avec un petit Indien en bois.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Wees dus voorzichtig, doe alsof je een houten Klaas bent.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Затова бъдете внимателни, просто се дръжте като дървен индианец, или нещо такова.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.Итак, обращайтесь с ним нежно, просто оставайтесь неподвижными как истуканы.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.אנא היו עדינים, תתנהגו שניה כנציב מלח.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.و لهذا عليك أن تكون لطيفاً، تصرف فقط كما لو أنك هندي متخشب أو شيئاً من هذا.
Dolayısıyla, nazik olun, tahtadan bir Hintli gibi falan davranın.まあ まずは飛ばしてみましょう
DP: Üç hafta falan önceydi.DP: 한 3주 전쯤 됩니다.
DP: Üç hafta falan önceydi.DP: c'était il y a trois semaines.
DP: Üç hafta falan önceydi.Trzy tygodnie temu.
DP: Üç hafta falan önceydi.ד"פ: זה היה, בערך, לפני שלוש שבועות.
DP: Üç hafta falan önceydi.د.ب.: كان ذلك منذ ثلاث أسابيع مضت
DP: Üç hafta falan önceydi.電話:君が聞いたかどうか レニーから聞いているかもしれないが・・・
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Así que, si lo piensan bien, el mundo tampoco se ha detenido.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Deci dacă te gândeşti bine, lumea nu s-a oprit.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Dus als je erover nadenkt, de wereld is ook niet gestopt met draaien.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.En y réfléchissant, le monde ne s'arrête pas non plus.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Ha belegondolsz, a világ sem állt meg.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Když se nad tím zamyslíte, ani svět se nezastavil.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.사람들이 그런 걸 생각한다면, 세상도 멈추지 않는 겁니다.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Ko pomislite o tem, svet se prav tako ni ustavil.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Nên nếu các bạn nghĩa về điều này, thế giới chưa hề dừng lại.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Quindi se ci pensate, il mondo non si è ancora fermato.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Se pensarmos bem, o mundo também não parou.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Świat się nie zatrzymał.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Takže ak o tom premýšľate, svet sa ešte nezastavil.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Wenn Sie also darüber nachdenken, dann hat die Erde auch nicht aufgehört, sich zu drehen.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Κι αν το σκεφτεί κανείς, ούτε ο κόσμος έχει σταματήσει.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Ако се замислите, светът не е спрял обаче.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Власне, світ теж не стоїть на місці.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.Если задуматься, мир тоже не стоит на месте.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.אז אם תחשבו על זה, גם העולם לא עצר.
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.وان فكرت بالامر .. فالعالم لم يتوقف ايضاً
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.世界そのものも人工デバイスを持っており
Düşünecek olursanız, dünya durmuş falan değil.你唸下,呢個世界都未試過停落嚟。
Ee neredeydin, oyuncu seçmelerınde falan mı?Allora, eri ad un'audizione?
Ee neredeydin, oyuncu seçmelerınde falan mı?Alors, où étais-tu, une audition?
Ee neredeydin, oyuncu seçmelerınde falan mı?Und wo warst du, ein Probespiel?
Ee neredeydin, oyuncu seçmelerınde falan mı?Πού ήσουν, σε οντισιόν;
Ee neredeydin, oyuncu seçmelerınde falan mı?Где ты был? На прослушивании?
Ee neredeydin, oyuncu seçmelerınde falan mı?違うわよ、スーパーに行って

İlgili Sayfalar