falan ile cümle
falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yakýţýklý geldi. <- 4 sene önce falandý.This handsome guy came here, about 4 years ago.
Burada kaldý. 1 ay falan.He has stayed here, for about a month
Yok, hýý böyle kaza geçirmiţ gibiydi alnýnda dikiţler falan... <- Çok fenaydý hali.No, he appeared to have been an accident, he had stitches on his forehead.
Peki olay neymiţ? Yani o anlý falan. Hiç konuţmuyordu.Then, what had happened to him, I mean his forehead?
Seyyar satýcýlýk falan mý yapýyordu baban?Was he selling things on the car?
Anne, ţu kapýyý açar mýsýn? Etmeyeceđim yemin falan!Mom, could you open this door?
Kadýn falan deđilim ben. Tuzađým.I am not a woman, I am a trap
Ya adam eski kumarhaneci falan, böyle birazcýk karanlýk tiplerden.The guy used to own a casino. He is like mafia
Tahmin ediyorum sadece. Siz kafayý falan mý yediniz Ömer'le?Why are we talking about Omer?
Kliması falan da yok.It doesn't have air conditioning.
Satın falan alabilir miyim?Can I buy it off you or something?
İhracat ve fiyatları falan anlatmayacağım.I'm not going to tell you about exports and prices.
Helikopter numaraları hep eğlencelidir. Dışarıya sarkmak falan işte.Helicopter stunts are always fun, hanging out of them, whatever.
Mesela kötü bir kelime oyunu yaptığında falan.You know, like when you make an awful pun or something.
Bu herifte nereden çıktı, orta dünya'dan falan mı?Where's he from, Middle Earth?
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.But I prefer for maybe 40 to 50.
Daha hiç bir şey konuşmadık ki... Maaş falan...We haven't discussed anything... salaries and other things...
Baskı hatası falan yok.No misprints.
Para falan umrumda değil.I don't care about money.
İkincisi, ben çarpışma falan bilmiyorum, o yüzden bana sorma.And it's loaded with sharks.
İlk kurşun kafana saplandığında, politikanın falan... bir anlamı kalmaz.Tell him to turn his damn radio off. Yes, sir. Tell him to turn his radio off.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz. Hedefe 5 kilometre. Ana yoldan hiç ayrılmıyoruz.Get all your men back here alive.
-Yukarı mı? -Yukarı falan çıkmam! Hayır, olmaz, orası dolu.I got the target.
Referans yok, özgeçmişim falan, hayır.No reference checks. None of the usual background stuff, no.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?And we're gonna talk about a highly technical thing.
Tazminat falan değil.Not fines.
Kafka falan mısın, nesin?Are you Kafka or what?
Hayır, bizi hapishaneye falan göndermeyecekler.No, they are not going to send us to jail whatsoever.
-Otobüsler falan.-With buses and stuff.
Burada d t falan var. -There's a dt here and all of that.
Sanki bir topu falan tutuyormuş gibi yuvarlanmıştır.It's round like you're holding a ball or something, or a bat. It's round.
Artýk mezunsun, senin dünyayý ele geçirmen falan gerekmiyor mu?Youre a graduate now, shouldnt you be taking over the world or something?
Bu evi satýp bungalova falan yerleţmem gerekecek.Iil have to sell this house and move into bungaloos or something.
- Kim bu, cadý falan mý?- What is she, some kind of a witch?
Gidip araba radyosu falan çalsanýza.Look, shouldnt you lot be off nicking car stereos or something?
Ýnternetten falan mý aldýnýz?Bought her on the internet, or something?
Bir dakikamız falan var.We've got about a minute left.
Ama yoo, bu adam yavaşlıyor falan değil.But no, this guy isn't slowing down.
Harika falan değil.It's not great.
Vektör falan değiller.They're just scalar numbers.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Just going to try to put them in shapes and push on them and stuff.
Bu konuda bir planımız falan yoktu.We didn't plan for that at all.
Ee neredeydin, oyuncu seçmelerınde falan mı?So, where were you, an audition?
Ve Reggie ile ben de gizlice arkaya sızar ve ipuçlarını falan ararız.While Reggie and I sneak back there and look for clues and shit.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.This whole murder thing is really freaking me out.
Ben yanýndan falan gitmedim.You kicked me out
Al iţte bak, Cengiz vermiţ sana dosyasýný... ...herifin zayýf noktasý falan yok.These are just empty words
Belki bir ara üçümüz raký balýk falan yaparýz.A little Maybe
Yani intikam falan anladýk ama... ...arada bir iki saat eđlensek fena mý olur?Maybe we go have raki and fish one day
Biraz bekleseydin yardým ederdim iţ çýkýţý falan.It looks good
Notlar falan."Eysan", "Cengiz", "Ali"
Ve silahlı çatışmalar falan !So many gunfire.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her," "Promise her anything," and so on.
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."She said, "You're like the worst vulnerability role model ever."
O yüzden ben, "Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.So I'm like, just keep walking, she's on my six.
"Bakma," falanlar."Look away."
Ve herkesden bir alkış koptu, ve herkes "Evet!" falan oldu.And everybody just burst into applause, and they were like "Yes!"
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanAnd juggling -- the balls cross and all that.
Ýstemeye falan gelirlerse, karýţmam alýrým aklýný o mühendisin ha!If he wants to marry you,i'll take his brain in his head!
Ne yaptýn aţkým ya, yalýlar falan... ...Ţu kadarcýk bir odamýz olsun, bana yeter.-What you saying such as,waterside... ...If we have a room like this, its enough for me.