1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Auf der Fall Joint Computer Conference gab er 1968 eine Präsentation.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Dia memberikan presentasi di Konferensi Komputer Fall Joint di tahun 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Egy előadást tartott a Fall Joint Computer konferencián 1968-ban.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Estava a fazer uma palestra na Conferência de Outono de Computadores em 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Făcea o prezentare la Fall Joint Computer Conference în 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Han gav en præsentation ved Fall Joint computer konferencen i 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Hij gaf een presentatie op de Fall Joint Computer Conferentie in 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Il faisait une présentation à la Conférence Fall Joint Computer en 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Ông đang thuyết trình Hội Thảo Máy Tính Liên Kết Mùa Thu vào năm 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Robił prezentacje na Jesiennej Konferencji Połączonych Komputerów w 1968 roku.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Stava tenendo una presentazione al Fall Joint Computer Conference nel 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.V roku 1968 prezentoval na konferencii Fall Joint Computer Conference.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Δίνει μια παρουσίαση στο φθινοπωρινό συνέδριο υπολογιστών του 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Він проводив презентацію на комп'ютерній конференції Fall Joint 1968 року.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Он выступал на компьютерной конференции Fall Joint в 1968 году.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.Той изнасяше презентация на есенната Съвместна Компютърна конференция през 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.הוא נתן מצגת בועידת המחשבים המשולבת בסתיו ב1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.كان يقدم عرضا خلال المؤتمر الخريفي المشترك للحاسوب في 1968.
1969 deki Fall Joint Computer Conference'da sunum yapıyor.プレゼンテーションをしました ご覧のように彼はステージに座り
"1 bölü iks" artı falan filan gibi bir şey elde etmek ve iks, sonsuza yaklaştığı için,ستحصلون على شيئ مثل 1/x + شيئ ما، شيئ ما شيئ ما، ومن ثم يمكنكم ايضاً ان ترون، اوه، حسناً، نهاية
% 1 yıldız falını düzenle@ title: windowEditar horóscopo %1 @title: window
% 1 yıldız falını düzenle@ title: windowEditar o Horóscopo% 1 @ title: window
% 1 yıldız falını düzenle@ title: windowModifier l'horoscope %1 @title: window
% 1 yıldız falını düzenle@ title: windowRedigera horoskop% 1 @ title: window
% 1 yıldız falını düzenle@ title: window@ title: window
% 1 yıldız falını düzenle@ title: window@title:window
% 1 yıldız falını düzenle@ title: windowΕπεξεργασία Ωροσκόπιου% 1 @ title: window
% 1 yıldız falını düzenle@ title: windowЗмінити гороскоп% 1 @ title: window
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.12ひく5は7です.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 빼기 15... 1을 빌려와서 12.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 - 15 --- potremmo fare il tutto col riporto --- 1, 12.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22-15، نقوم باستلاف 1 فتصبح 12
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 menos 15 - podemos fazer a coisa do transporte - um, doze.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 menos 15 - podríamos trasladar esto - uno, doce.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 minus 15 er lig med 7.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 mínus 15... Můžeme použít celý postup přenosu cifer.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 μείον 15 -- μπορούμε να κάνουμε ολόκληρη τη διαδικασία με τα κρατούμενα-- 1, 12.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 минус 15--бихме могли да направите цялото нещо по пренасянето--1,2.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.22 минус 15, посчитаем
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.25 minus 15- vi skulle kunna göra hela grejen med minnessiffran- ett, tolv.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.Dwadzieścia dwa minus 15 - możemy zrobić całości przewozu rzeczy-jeden, dwanaście.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.Huszonkettőből tizenöt-- csinálhatjuk az átvivős-kiegészítős módszerrel-- egy, tizenkettő.
22 eksi 15 --bütün bu komşudan ondalık alma işlemlerini falan yapalım-- 2, 12 oldu.Vingt deux moins quinze, nous pourrions le faire d'un coup, un, douze. Douze moins cinq donne sept.
30.000 falan edecek.Zdzieram kasę z tych buraków.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.1週間後にはもうどこにも不平はありませんでした (笑)
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.3일 후에 작품은 사라졌고 일주일 후에는 어느곳에도 더이상 불평은 없었습니다.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Ba ngày sau nó mờ dần, và một tuần sau, không còn than vãn ở đâu nữa.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Čez tri dni je napis zbledel, čez en teden pa pritoževanja ni bilo nikjer več.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Drei Tage später verblasste es und eine Woche später, gab es kein Beschwerden mehr.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Drie dagen later vervaagde het en een week later waren er nergens nog klachten.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Dupa trei zile a disparut, si o saptamana mai tarziu, nu se mai plangea nimeni nicaieri.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Három nappal később kifakult, és egy héttel később nem volt több panaszkodás.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı. (Kahkahalar)Tres días despues, se estaba desvaneciendo, una semana despues, ninguna queja en ningun lado (risas)
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.O tri dni neskôr to vybledlo a o týždeň neskôr už nebolo nikde žiadne sťažovanie sa.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Po třech dnech nápis vybledl a o týden později zmizely i stížnosti.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Tiga hari kemudian tulisan itu lenyap dan seminggu kemudian, tidak ada lagi keluhan.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Tre giorni dopo il cartellone sfumò, ed una settimana dopo, non c'erano più lamentele.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Três dias depois desvaneceu-se e, uma semana mais tarde, já não havia queixas em parte alguma.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Trois jours plus tard cela disparaissait, et une semaine plus tard, plus aucune plainte nulle part.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Trzy dni później wyblakł, a po tygodniu nie było już więcej narzekania.