fakültesine ile cümle

fakültesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti.Пізніше продовжив навчання на юридичному факультеті.
1902 yılında Odessa Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi ama okulu bitiremedi.V roce 1902 nastoupil na Právnickou fakultu Císařské univerzity v Oděse, ale univerzitu nemohl dokončit.
Kiev Üniversitesi Hukuk Fakültesine girer.A studiat la Facultatea de Drept a Universității din Kiev.
19 yaşına geldiğinde Arequipa’daki San Agustín Ulusal Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesine girdi.19-vuotiaana hän meni opiskelemaan San Agustínin kansalliseen yliopistoon Arequipassa.
1954'te Siyasal Bilgiler Fakültesine girmiş ve 1959'da Mali şubeden mezun olmuştur.Στο Πανεπιστήμιο της πόλης σπούδασε οικονομικά και το 1959 προσελήφθη στο Διεθνές Νομισματικό Ταμείο.
Aksi takdirde VWO diploması olsa bile tıp fakültesine giremez.Dette til tross for at universitetet ikke har noe medisinsk fakultet.
Memleketinde okulunu bitirdikten sonra, 1968 yılında Atina Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi.Setelah menyelesaikan kota di kota tempat tinggalnya, ia masuk Sekolah Hukum Universitas Athena pada 1968.
Ertesi yıl UCLA tıp fakültesine taşındı ve 1976 yılında Tıp Doktoru oldu.翌年、彼女はUCLAの医学部に移籍し、1976年に医学博士号を取得した。
Üniversitede tıp fakültesine girdi.大学の医学部に入っている。
Tokyo İmparatorluk Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi.東京帝国大学法科大学に入学。
Memleketinde okulunu bitirdikten sonra, 1968 yılında Atina Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi.在家乡完成基础教育后,1968年他入读雅典大学法学院。
19 yaşına geldiğinde Arequipa’daki San Agustín Ulusal Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesine girdi.19岁时成为圣阿古斯丁国立大学社会研究系学生。
Ekim 1836'da Marx hukuk fakültesine kaydolmak için Berlin'e gitti ve Mittelstrasse'de bir oda kiraladı.1836年10月,馬克思抵達柏林並就讀于柏林洪堡大學法律系,还在當地的中央大街租了一間房間。
Babası, Deniz'in fen fakültesine gitmesini istedi.그러나 그의 아버지는 그에게 그 스포츠 학교에서 수영 수업을 병행하는 것을 주장했다.
Ekim 1836'da Marx hukuk fakültesine kaydolmak için Berlin'e gitti ve Mittelstrasse'de bir oda kiraladı.1836년 10월, 마르크스는 베를린에 도착해 베를린 법대 시설 이용권을 얻고 미텔가(Mittelstrasse)에 하숙집을 구한다.
Babası, Deniz'in fen fakültesine gitmesini istedi.Неговият баща го окуражава да влезе в Теологическия факултет.
Tokyo İmparatorluk Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi.Pohađao je Tokijsko carsko sveučilište.
1992 yılına gelindiğinde okul eğitim fakültesine dönüştürülmüştür.1992 m. mokykla perėjo prie reformuoto ugdymo turinio.
Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti.Seejärel astus ta Tartu Ülikooli õigusteaduskonda.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.제가 10 살 때, 저의 사촌이 그가 다니는 의대를 견학을 시켜주었습니다.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Als ich zehn Jahre alt war, führte mich ein Cousin von mir durch seine Medizinfakultät.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Amikor 10 éves voltam, az egyik unokatestvérem körbevezetett az orvosi egyetemén.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Atunci când aveam 10 ani, un văr m-a condus într-un tur al școlii sale de medicină.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Cuando tenía 10 años de edad, un primo mío me llevó a visitar su escuela de medicina.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Da jeg var 10 år gammel, viste min fætter mig rundt på sit medicinstudie.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Když mi bylo deset, můj bratranec mě vzal na prohlídku jeho lékařské fakulty.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Keď som mala 10 rokov, bratranec ma pozval na prehliadku lekárskej fakulty, kde pracoval.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Ketika saya berusia 10 tahun, sepupu saya mengajak saya berjalan-jalan ke sekolah kedokteran.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Khi tôi 10 tuổi, một người anh họ đã đưa tôi đi một vòng quanh trường y nơi anh theo học.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Kiedy miałam dziesięć lat, kuzyn pokazał mi wydział medyczny.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Ko sem bila stara 10 let, me je bratranec peljal na ogled šole za medicino.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Kun olin 10-vuotias, serkkuni vei minut kiertokäynnille lääketieteelliseen kouluun.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Lorsque j'avais dix ans, un de mes cousins m'a fait visiter sa fac de médecine
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.När jag var 10 år, så tog en av mina kusiner mig på en visning av hans läkarskola.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Quando avevo 10 anni, mio cugino mi fece visitare l'istituto di medicina dove studiava.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Quando eu tinha 10 anos, um primo meu levou-me a visitar a sua Faculdade de Medicina.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Toen ik 10 jaar oud was, nam een neef me mee naar zijn medische faculteit.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Όταν ήμουν 10 χρονών ένας ξάδερφός μου με ξενάγησε στην ιατρική του σχολή.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Когато бях десетгодишна, един мой братовчед ме заведе на обиколка из медицинското си училище.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Когда мне было 10 лет, мой двоюродный брат пригласил меня посмотреть медицинский институт, где он учился.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Коли мені було 10 років, мій двоюрідний брат повів мене на екскурсію медінститутом, де він навчався.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.כשהייתי בת 10 שנים, בן-דודי לקח אותי לסיור בבית-הספר לרפואה שלו.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.عندما كنت في العاشرة من عمري، أخذني إبن عمي في زيارة لكلية الطب التي يدرس بها.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.彼の大学を案内してくれました 特別にと 病理学研究室に
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.我十岁果阵时, 我有个表哥带我参观咗佢返学嘅医学院
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Da, imediat ce jocul se laneaza, sa-l trimitem la scoala de medici! Saraca de tine...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, så fort den här nua spelet lanseras, låt oss skjuta honom mot medecin skolan! Stakars dig...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, sobald das Spiel auf den Markt kommt, lasst uns ihn zur Medizinschule abschießen! Du arme...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, takoj ko lansiramo novo igrico, ga pošljimo na medicinsko fakulteto! Ubožica...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Oui ! Dès que le lancement du nouveau jeu sera passé, envoyons-le à la fac de médecine. Ma pauvre...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Racja, kiedy tylko gra wyjdzie na rynek, wyślijmy go do medycznej szkoły! Ty biedaku...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Sì, non appena il nuovo gioco parte, spariamolo verso la facoltà di medicina! Poverina...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ừ, ngay khi game này được phát hành, hãy đá nó về trường y thôi! Tội cậu quá...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ya. Segera setelah permainan ini diluncurkan, ayo dukung dia masuk sekolah kedokteran! Kasihan kau...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ναι, μόλις βγει το καινούριο παιχνίδι, ας τον πετάξουμε στη σχολή ιατρικής! Καημενούλα...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Да, как только новая игра выйдет, давайе отправим его в медицинскую школу. Бедняжка.
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...!כן, ברגע שהמשחק הזה יושק, בואו נכניס אותו לבית ספר לרפואה ...את מסכנה
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...أجل , حالما تطلق هذه اللعبة الجديدة , دعونا نطلقة بسرعة ليذهب إلى كلية الطب! ...يا لك من مسكينه
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...かわいそうに 手に傷が無い日が無いじゃない
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Aber als ich auf die Architekturschule ging, scheinte es, als ob ich das schwarze Schaf in der Familie sei.
İlgili Sayfalar