Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.실제로 이 일은 제가 법대 1학년이었을 때 일어났던 일입니다. 제 어머니의 사업이 실패해서, 제가 부양하고 있었습니다.
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.Dosłownie. Kiedy studiowałam na pierwszym roku, biznes mamy zbankrutował, więc jej pomagałam.
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.Generalement. Quand j'etais en premiere annee de droit
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.Thực tế, khi tôi là sinh viên năm nhất trường luật Việc kinh doanh của mẹ tôi thất bại tôi đã giúp đỡ bà
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.Toen ik eerstejaars-rechtenstudent was, mislukte mijn moeders zaak en steunde ik haar.
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.מעשית. כשהייתי תלמידת שנה א' בבי"ס למשפטים, העסק של אמא שלי קרס, אז אני תמכתי בה.
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.خاصة ، أقصد ، عندما كنت في السنة الأولى من كليه القانون، إنهار عمل امي ، فكان على مساعدتها .
Mesela Hukuk fakültesindeki ilk yılımda annem iflas etti, ona destek oldum.母が失業し 私が母を手伝いました 私は大学生の妹の
Önce tıp fakültesinde okuman gerekiyor.No puedes practicar medicina sin ir a un entorno médico
Önce tıp fakültesinde okuman gerekiyor.Първо трябва да отидете в медицинско училище.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim. Çünkü o, bireyi hafife almadı.Dzięki niemu dostałam się na Harvard. dzięki jego zainteresowaniu.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim. Çünkü o, bireyi hafife almadı.Nhờ ông mà tôi được học trường luật Harvard bởi ông quan tâm.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.Et grace a lui je suis rentree a Harvard Law School
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.Grazie a lui, sono entrata ad Harvard.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.그분 덕분에 저는 하버드 법대에 들어갈 수 있었습니다.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.Şi datorită lui am fost admisă la Drept la Harvard.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.Wegen ihm schaffte ich es an die juristische Fakultät von Harvard.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.Y debido a él entré a la Escuela de Leyes de Harvard.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.Именно благдаря ему я поступила в Гарвардскую школу права.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.И той е причината да вляза в юридическия факултет на Харвард.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.ובגללו הגעתי לביה"ס למשפטים של האווארד.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.وبفضله ، تمكنت من الدخول إلى كلية هارفارد للقانون .
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim.勧められました
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Ancora più efficace, devo dire, di qualunque cosa io abbia imparato a giurisprudenza.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Beaucoup plus efficace, je dois dire, que tout ce que j'ai appris plus tard à l'école de droit.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Było to dużo skuteczniejsze niż to, czego później nauczyłam się w szkole prawniczej.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Een stuk effectiever dan alles wat ik later in mijn rechtenstudie leerde.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Hiệu quả ngoài sức tưởng tượng, tôi phải nói như vậy, hơn mọi thứ tôi được học sau đó ở trường luật.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Ich muss sagen: weitaus effektiver als alles, das ich später im Jurastudium lernte.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.솔직히 제가 로스쿨에서 배운 어떤 것보다도 훨씬 효과적인 방법이었습니다.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Meget mere effektivt, må jeg sige, end noget jeg lærte senere på det juridiske fakultet.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Meg kell mondjam, sokkal hatásosabb volt, mint bármi amit később a jogi egyetemen tanultam.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Mucho más efectivo, debo decir, que cualquier cosa que haya aprendido en mis estudios de derecho.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Mult mai eficient, trebuie să spun, decât orice altceva ce am învățat mai târziu la Drept.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Πολύ αποτελεσματικότερο, έχω να πω, από οτιδήποτε έμαθα αργότερα στη νομική.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Трябва да кажа, че това е далеч по-ефективно от всичко, което научих по-късно в правния факултет.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.Я должна сказать, что это эффективнее, чем что-либо из того, чему меня учили на юридическом факультете.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.הרבה יותר יעיל, אני חייבת לציין, מכל דבר אחר שלמדתי באוניברסיטה.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.أكثر فعالية بكثير، يجب أن أقول، من أي شيء آخر تعلمته فيما بعد في مدرسة القانون.
Söylemeliyim ki, bu daha sonra hukuk fakültesinde öğrendiğim her şeyden çok daha etkiliydi.効率の良い方法だと言えますね しかしこの九ヶ月の間 私は
Ve baban hukuk fakültesinde kalman için ısrar etti.A tvůj otec trval na tom, abys šla na práva.
Ve baban hukuk fakültesinde kalman için ısrar etti.Cha em bắt buộc em phải ở lại trường Luật.
Ve baban hukuk fakültesinde kalman için ısrar etti.En je vader stond erop dat je bleef rechten studeren.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Asta e mesajul pe care mi l-am însușit când eram în facultate.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.A to bylo poselství, které jsem si odnesl z lékařské fakulty..
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.C'est le message que j'ai absorbé quand j'étais en école de médecine.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Dat was de boodschap die ik meekreeg toen ik medicijnen studeerde.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.De az legyen a te gondod, hogyan éred ezt el.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.E essa foi a mensagem que eu absorvi quando estava na faculdade de medicina.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.E questo è il messaggio che ho assorbito a scuola di medicina.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Ese fue el mensaje que absorbí cuando estaba en la facultad de medicina.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.제가 의대에 다닐때 실수하지 말라고 교육을 받았으니까요.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Medizinstudium aufnahm. Ich war ein zwanghaft obsessiver Student.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Tego mnie nauczono jak byłem w szkole medycznej.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Týmto odkazom som nasiakol, keď som študoval medicínu.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Và đó là thông điệp tôi thấm nhuần khi tôi học trường y.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Και αυτό ήταν το μήνυμα που απορρόφησα όταν ήμουν στην ιατρική σχολή.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Вот такое наставление я получил в стенах медицинской школы.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.И това беше посланието, което приех, когато бях в медицинското училище.
Ve ben tıp fakültesindeyken aldığım mesaj buydu.Таку настанову я засвоїв під час навчання у медичній школі.