Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.لقد شكت باني اختلق ذريعه لملاحقة فتيات الكليه الطبيه
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.医学校の女学生を追いかけているのだろうって そうこうするうちに 松の木から採れる特殊な
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Da, imediat ce jocul se laneaza, sa-l trimitem la scoala de medici! Saraca de tine...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, så fort den här nua spelet lanseras, låt oss skjuta honom mot medecin skolan! Stakars dig...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, sobald das Spiel auf den Markt kommt, lasst uns ihn zur Medizinschule abschießen! Du arme...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, takoj ko lansiramo novo igrico, ga pošljimo na medicinsko fakulteto! Ubožica...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Oui ! Dès que le lancement du nouveau jeu sera passé, envoyons-le à la fac de médecine. Ma pauvre...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Racja, kiedy tylko gra wyjdzie na rynek, wyślijmy go do medycznej szkoły! Ty biedaku...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Sì, non appena il nuovo gioco parte, spariamolo verso la facoltà di medicina! Poverina...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ừ, ngay khi game này được phát hành, hãy đá nó về trường y thôi! Tội cậu quá...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ya. Segera setelah permainan ini diluncurkan, ayo dukung dia masuk sekolah kedokteran! Kasihan kau...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ναι, μόλις βγει το καινούριο παιχνίδι, ας τον πετάξουμε στη σχολή ιατρικής! Καημενούλα...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Да, как только новая игра выйдет, давайе отправим его в медицинскую школу. Бедняжка.
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...!כן, ברגע שהמשחק הזה יושק, בואו נכניס אותו לבית ספר לרפואה ...את מסכנה
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...أجل , حالما تطلق هذه اللعبة الجديدة , دعونا نطلقة بسرعة ليذهب إلى كلية الطب! ...يا لك من مسكينه
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...かわいそうに 手に傷が無い日が無いじゃない
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Aber als ich auf die Architekturschule ging, scheinte es, als ob ich das schwarze Schaf in der Familie sei.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ale, keď som chodil na architektúru, nejako sa zo mňa stala čierna ovca rodiny.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Însă când am ajuns la școala de arhitectură, păream oaia neagră din familie.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Jednak kiedy zacząłem studiować architekturę, okazało się, że jestem czarną owcą.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.하지만 건축대학에 들어갔을 때 저는 마치 그 곳에 어울리지 않는 사람처럼 느껴졌습니다.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Maar toen ik architectuur studeerde, leek het erop dat ik het zwarte schaap in de familie was.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mais quand je suis allé à l'école d'architecture, il m'a semblé que j'étais le mouton noir de la famille.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ma quando sono andato alla scuola di architettura, sembrava che fossi la pecora nera della famiglia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mas quando fui para a faculdade de arquitetura, parecia que eu era a ovelha negra da família.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Pero cuando estudiaba arquitectura, parecía que yo era la "oveja negra" de la familia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Tapi di sekolah arsitek, Sepertinya Saya di-anak-tiri-kan.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Αλλά όταν πήγα στη σχολή αρχιτεκτονικής, ήταν προφανές ότι ήμουν το μαύρο προβατο της οικογενείας.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но когато постъпих в училището по архитектура изглеждаше, че съм черната овца на семейството.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но среди обучавшихся архитектуре я вскоре стал восприниматься как белая ворона.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.כאשר הלכתי לבית ספר לאדריכלות, נראה שהייתי הכבשה השחורה בבית הספר.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.ولكن عندما ذهبت إلى مدرسة الهندسة المعمارية بدا وكأنني كنت الخروف الأسود في القطيع.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.そんな考えが風変わりにも思えました 多くの建築家は 設計とは自分が欲しい
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı.Diplomã de onoare! Facultatea ar fi trebuit sã-mi dea diplomã de idiot onorific.
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı."Docteur jubilaire" ! Pourquoi pas "idiot jubilaire" ?
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı.Fakulteten skulle hellre utnämna mig till jubelidiot.
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı.Hitto kuinka typerää. Tiedekunta saisi nimittää minut mieluummin riemuidiootiksi.
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı.La facultad debería haberme nombrado idiota honorario.
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı.Saublöd! Die Fakultät sollte mir den Doktor für Schwachsinn verleihen ...
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı.Saublöd! Die Fakultät sollte mir den Doktor für Schwachsinn verleihen ...
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Cô ấy rất tài năng,
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Elle est à la faculté, en pré-titularisation en psychiatrie, doctorat en neurosciences.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Es profesora titular en psiquiatría con doctorado en neurociencia.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Está na faculdade, com cargo provisório em psiquiatria e doutoramento em neurociência.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Fa parte della facoltà, ha una cattedra in psichiatria, e un dottorato in neuroscienze.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Hun er på fakultetet, en lang karriere i psykiatri, ph.d. i neurovidenskab.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.신경 과학 분야에 박사학위를 받고 정신과 교수로 있어요.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Lucrează la universitate, la catedra de psihiatrie, doctor în neuroştiinţe.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Ő most a tanszéken van, pszichiátriai szakterületen, mint az idegtudomány doktora (Ph.D.).
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Pracuje na wydziale psychiatrii, ma doktorat z neurologii.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Ze is vastbenoemd hoogleraar in de psychiatrie, doctor in de neurowetenschappen.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Είναι καθηγήτρια στην ψυχιατρική, με διδακτορικό στη νευροεπιστήμη.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Зараз вона в штаті факультету, з постійною ставкою, докторський ступінь у неврології.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.Она теперь профессор, с постоянным контрактом, доктор философии по неврологии.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.היא בצוות ההוראה, מסלול קביעות בפסיכיאטריה, Ph.D במדעי המוח.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.هي إحدى أعضاء التدريس متولية منصب في الطب النفسي فهي حاصلة على الدكتوراه في طب علم الاعصاب.
Fakültede psikiyatri bölümünde daimi kadrolu çalışıyor, sinirbilim alanında doktora sahibi.彼女と指導教官はバイアグラを 糖尿病治療に使う特許を持っています
Fakülte hocalarıyla bu bilgiyi paylaşmıyorlar.입학처 관계자들은 학생들의 성적과 관련된 정보를 예일대 교수진들과 공유하려고 하지 않습니다. 이상한 것 같네요
Fakülte hocalarıyla bu bilgiyi paylaşmıyorlar.הם אינם חולקים את המידע הזה עם חברי הפקולטה. זה נראה מוזר
Fakülte kurulu tarafýndan çýkarýlan yönetmelikler rektörün ilan etmesinden önce onay için Senat'a gönderilir.Englische Bezeichnung: University Faculty Board.