New York Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp öğrenimi gördü.Seejärel õppis ta New York University Medical Shoolis meditsiini.
Fakültenin tüm bölümlerinde eğitim dili İngilizcedir.Õppekeel kõigis koolides on saksa keel.
1968 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi.Ta lõpetas 1968. aastal Kaunase meditsiiniinstituudi.
Üniversitede yedi fakülte bulunmaktadır.Praegu on ülikoolil seitse teaduskonda.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.제가 10 살 때, 저의 사촌이 그가 다니는 의대를 견학을 시켜주었습니다.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Als ich zehn Jahre alt war, führte mich ein Cousin von mir durch seine Medizinfakultät.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Amikor 10 éves voltam, az egyik unokatestvérem körbevezetett az orvosi egyetemén.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Atunci când aveam 10 ani, un văr m-a condus într-un tur al școlii sale de medicină.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Cuando tenía 10 años de edad, un primo mío me llevó a visitar su escuela de medicina.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Da jeg var 10 år gammel, viste min fætter mig rundt på sit medicinstudie.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Když mi bylo deset, můj bratranec mě vzal na prohlídku jeho lékařské fakulty.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Keď som mala 10 rokov, bratranec ma pozval na prehliadku lekárskej fakulty, kde pracoval.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Ketika saya berusia 10 tahun, sepupu saya mengajak saya berjalan-jalan ke sekolah kedokteran.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Khi tôi 10 tuổi, một người anh họ đã đưa tôi đi một vòng quanh trường y nơi anh theo học.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Kiedy miałam dziesięć lat, kuzyn pokazał mi wydział medyczny.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Ko sem bila stara 10 let, me je bratranec peljal na ogled šole za medicino.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Kun olin 10-vuotias, serkkuni vei minut kiertokäynnille lääketieteelliseen kouluun.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Lorsque j'avais dix ans, un de mes cousins m'a fait visiter sa fac de médecine
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.När jag var 10 år, så tog en av mina kusiner mig på en visning av hans läkarskola.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Quando avevo 10 anni, mio cugino mi fece visitare l'istituto di medicina dove studiava.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Quando eu tinha 10 anos, um primo meu levou-me a visitar a sua Faculdade de Medicina.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Toen ik 10 jaar oud was, nam een neef me mee naar zijn medische faculteit.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Όταν ήμουν 10 χρονών ένας ξάδερφός μου με ξενάγησε στην ιατρική του σχολή.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Когато бях десетгодишна, един мой братовчед ме заведе на обиколка из медицинското си училище.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Когда мне было 10 лет, мой двоюродный брат пригласил меня посмотреть медицинский институт, где он учился.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.Коли мені було 10 років, мій двоюрідний брат повів мене на екскурсію медінститутом, де він навчався.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.כשהייתי בת 10 שנים, בן-דודי לקח אותי לסיור בבית-הספר לרפואה שלו.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.عندما كنت في العاشرة من عمري، أخذني إبن عمي في زيارة لكلية الطب التي يدرس بها.
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.彼の大学を案内してくれました 特別にと 病理学研究室に
10 yaşındayken kuzenlerimden biri beni okuduğu Tıp Fakültesine götürdü.我十岁果阵时, 我有个表哥带我参观咗佢返学嘅医学院
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Am auzit despre asta în '75, când eram la Harvard, la Ed School.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Azt mondod, húú! Szóval hallottam erről 75-ben, amikor a Harvard Neveléstudományi Iskolájába jártam.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.De esto me enteré en el 75 cuando estaba en la facultad de educación de Harvard.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Det där hörde jag om '75 när jag studerade vid lärarutbildningen på Harward.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Det hørte jeg om i '75 da jeg var ved Ed School ved Harvard.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Donc j'ai entendu ça en 75 quand j'étais à l'école de professeurs à Harvard.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu."Hohó!" O tomto som počul už v roku 1975, keď som bol na pedagogickej fakulte na Harvarde.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Ne ho sentito parlare nel '75 quando ero alla Ed School a Harvard.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu."Oh!" - Nun, ich habe das '75 gehört, als ich an der Ed School in Harvard war.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Tak słyszałem o tym w '75, kiedy byłem w Szkole Edukacji dla absolwentów Uniwersytetu Harvardu.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Tôi biết điều này vào năm 75 khi tôi còn theo học trường Giáo Dục tại Harvard.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Uau! Soube disso em 1975 quando estava na Escola Superior de Educação em Harvard.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Αυτό το άκουσα το 1975 όταν ήμουν στη Σχολή Εκπαίδευσης του Χάρβαρντ.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Я почув про це в 1975-ому, коли навчався в Гарвардській вищій школі педагогічних наук.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Я слышал об этом в 75-м, когда учился в Гарвардской высшей школе педагогических наук.
75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.但哩樣嘢我 1975 年已經知道 當時我仲喺哈佛教育學院讀緊書
'a-aa' anı yaşayan bir grup insan vardır, ve en kötüleri arasında işletme fakültesinin yeni mezunları vardır.Entre os piores estão os recém-licenciados das escolas de gestão.
'a-aa' anı yaşayan bir grup insan vardır, ve en kötüleri arasında işletme fakültesinin yeni mezunları vardır.다른 사람들보다 실패하는 경우가 더 많습니다. 가장 실패가 많은 사람들은 경영대학원을 막 졸업한 사람들입니다. (웃음)
'a-aa' anı yaşayan bir grup insan vardır, ve en kötüleri arasında işletme fakültesinin yeni mezunları vardır.Wat van de ergste zijn pas afgestudeerden met een MBA. (Gelach)
'a-aa' anı yaşayan bir grup insan vardır, ve en kötüleri arasında işletme fakültesinin yeni mezunları vardır.שיש להם הרבה יותר רגעי "או-או" מאחרים, ובין הגרועים ביותר נמצאים בוגרי בתי ספר למנהל עסקים. (צחוק)
'a-aa' anı yaşayan bir grup insan vardır, ve en kötüleri arasında işletme fakültesinin yeni mezunları vardır.الذين لديهم لحظات "أو-هو" أكثر من البقية، ومن بينهم الخريجيين الجُدد من كلية إدارة الأعمال. (ضحك)
'a-aa' anı yaşayan bir grup insan vardır, ve en kötüleri arasında işletme fakültesinin yeni mezunları vardır.一番ひどいのはビジネススクールの新卒者たちです (笑) 嘘をつき、ズルをし、気を散らせて
Açýklayýcý Not:Yüksek Öðrenim Kurumlarý Yasasý tarafýndan kurulmuþ akademik fakülte organý.Seine Kosten trägt die jeweilige Fakultät.
Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Bye! Disculpe, ¿pero dónde está la oficina de la facultad?
Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Discúlpame, pero donde esta la oficina de la facultad?
Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Excusez-moi, où se trouve le bureau des professeurs ?
Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba? Fakülte ofisi mi?Permisi, Di mana kantor sekolah? kantor sekolah?
Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba? Fakülte ofisi mi?Permisi, Di mana kantor sekolah? kantor sekolah?
Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Hej!
Affedersiniz, fakülte ofisi nerede acaba?Neem me niet kwalijk, maar waar is de faculteit kantoor?