faiz ile cümle
faiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk faiz oranıPrimeiro juro
İlk faiz oranıPrimer interés
İlk faiz oranıPrimo interesse
İlk faiz oranıPrve obresti
İlk faiz oranıPrvní úrok
İlk faiz oranıPrvý záujem
İlk faiz oranıStartrente
İlk faiz oranıΠρώτος τόκος
İlk faiz oranıПервая выплата
İlk faiz oranıПерша виплата
İlk faiz oranıПървоначална лихва
İlk faiz oranıריבית ראשונה
İlk faiz oranıالفائدة الأولى
İlk faiz oranı最初の利払日
İlk önce bir senelik bileşik faiz uyguladım.이자를 한 번, 연이율로 계산했을 때입니다
İlk önce bir senelik bileşik faiz uyguladım.اجريت مدة واحدة، وهي سنة كاملة
İlk önce bir senelik bileşik faiz uyguladım.そして、2.25ドルを取得して、 そして、短く、短い期間で割れば、
"İn--kamu faiz" moda oldu."Σε-the-δημοσίου συμφέροντος" έγινε της μόδας.
İnsanlar verim eğrisi hakkında konuşurken, genellikle hazine faizinden bahsediyorlar. -Takže když většina lidí mluví o výnosové křivce, mluví o výnosové křivce státních dluhopisů.
İnsanlar verim eğrisi hakkında konuşurken, genellikle hazine faizinden bahsediyorlar. -国債の利回りについて話します。 それは、どういう意味でしょうか?
İskonto faiz oranı %5'ti, yani bunu 1.05'in karesine bölersek. . . . 110 bölü 1.05'in karesi.そして答えは、これは確か最初の問題ですね。 そうでしたよね? やってみましょう。
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.Aici este locul unde dobanda simpla si dobanda compusa se diferentiaza.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.En hier gaat enkelvoudige en samengestelde interest van elkaar verschillen.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.I od tej chwili procent stały i procent składany zaczynają się rozbiegać.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.Ja tässä yksinkertainen korko ja koronkorkolasku eroavat toisistaan.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.Mais c'est à ce moment que les intérêts simples et les intérêts composés commencent à diverger.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.Toto je to, kde sa jednoduchý a zložený úrok začínajú odlišovať.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.Toto je to, kdy se jednoduchý a složený úrok začínají odlišovat.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.Và điểm này là lúc lãi kép và lãi đơn bắt đầu có sự khác biệt.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.Και αυτό είναι στην περίπτωση απλών και σύνθετων τόκων ξεκινά την διίστανται.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.И здесь простые и сложные проценты начинает различаться.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.И тук е мястото където проста и сложна лихва започват да се различават.
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.וזהו המקום שבו ריבית פשוטה וריבית צבורה מתחילות להתנהג באופן שונה
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.وهذا حيث الفائدة المركبة والبسيطه تبدأ بالإختلاف
İşte burada basit ve bileşik faiz farklılaşıyor.見えてくるところです。 直前の例では元金の100ドルに
Kaldı ki biz sadece yıllık basit faizi bulduk, bu yıllık efektif faiz oranı bile değil.A obliczyliśmy prostą stopę procentową, mnożąc przez 26.
Kaldı ki biz sadece yıllık basit faizi bulduk, bu yıllık efektif faiz oranı bile değil.これは、実質の年利ではありません。 数学的に正確ではありません。
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.Älä pane veljeäsi maksamaan korkoa rahasta tai elintarpeista tai muusta, mitä korkoa vastaan lainataan.
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.Du må ikke tage Rente af din Broder, hverken af Penge, Fødevarer eller andet, som man kan tage Rente af.
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız."네가 형제에게 꾸이거든 이식을 취하지 말지니 곧 돈의 이식, 식물의 이식, 무릇 이식을 낼 만한 것의 이식을 취하지 말 것이라"
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.Nedáš na lichvu bratru svému ani peněz, ani pokrmu, ani jakékoli věci, kteráž se dává na lichvu.
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.Ne jemlji obresti od brata svojega ne za denar, ne za hrano, ne za karkoli, kar se posoja na obresti.
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.Δεν θελεις δανειζει εις τον αδελφον σου χρηματα επι τοκω, τροφας επι τοκω, ουδεν πραγμα δανειζομενον επι τοκω.
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.Не отдавай в рост брату твоему ни серебра, ни хлеба,ни чего-либо другого, что можно отдавать в рост;
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.לא תשיך לאחיך נשך כסף נשך אכל נשך כל דבר אשר ישך׃
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.لا تقرض اخاك بربا ربا فضة او ربا طعام او ربا شيء ما مما يقرض بربا.
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.你 借 給 你 弟 兄 的 、 或 是 錢 財 、 或 是 糧 食 、 無 論 甚 麼 可 生 利 的 物 、 都 不 可 取 利
‹‹Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.你 借給 你 弟兄 的 、 或是 錢財 、 或是 糧食 、 無論 甚 麼 可生 利 的 物 、 都 不 可取 利
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!A veď i ja, moji bratia a moji služobníci im požičiavame peniaze i zbožie. Nože zanechajme tú úžeru!
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!Hiszen én, atyámfiai és legényeim is pénzt és gabonát kölcsönöztünk nékik; engedjük el, kérlek, e tartozást!
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!나와 내 형제와 종자들도 역시 돈과 곡식을 백성에게 취하여 주나니 우리가 그 이식 받기를 그치자
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!Også jeg og mine Brødre og mine Folk har lånt dem Penge og Korn; men lad os nu eftergive dem, hvad de skylder!
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!Også jeg og mine brødre og mine folk har lånt dem penger og korn; la oss eftergi denne gjeld!
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!Şi eu, şi fraţii mei şi slujitorii mei, le-am împrumutat argint şi grîu. Să le lăsăm dar datoria aceasta!
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!И я также, братья мои и служащие при мне давали им в заем и серебро и хлеб: оставим им долг сей.
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!וגם אני אחי ונערי נשים בהם כסף ודגן נעזבה נא את המשא הזה׃
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!وانا ايضا واخوتي وغلماني اقرضناهم فضة وقمحا. فلنترك هذا الربا.
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!我 和 我 的 弟 兄 、 與 僕 人 、 也 將 銀 錢 糧 食 借 給 百 姓 . 我 們 大 家 都 當 免 去 利 息
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim!我 和 我 的 弟兄 、 與僕 人 、 也將銀錢糧 食 借 給百姓 . 我 們 大家 都 當免去 利息
Karşılığında, aslında borca ait faizin bir kısmını verirsiniz.与えます。 それでは、保険会社1を持っているとし、