Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.Fui para o hotel e encontrei dois amerasiáticos mais velhos.
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.어머니가 몸을 팔았고 자신 또한 몸을 팔고 있는 한 소녀와
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.ילדה שאמא שלה הייתה פרוצה, וגם היא הפכה לפרוצה,
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.فتاة كانت أمها تمارس البغاء، وكانت هي تمارس البغاء،
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.彼女自身も売春婦でした もう一人、刑務所を出たり入ったりしている少年もいました
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.A prostituição entre adolescentes é a mais alta de sempre.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.A serdülőkori prostitúció aránya a tetőfokára hágott.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.미성년자 매춘이 성행하고 있습니다.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.La prostitución adolescente está en su apogeo.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.La prostitution chez les adolescentes est à son apogée.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.La prostituzione tra le adolescenti è al suo massimo.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Mại dâm trẻ vị thành niên lên đến đỉnh điểm
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Prostituarea adolescenţilor se află la cele mai mari cote.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Prostitusi remaja sedang pada puncaknya.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Prostytucja nastolatków kwitnie.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Teenageprostitution er på sit højeste.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Teenagerprostitution ist so hoch wie nie.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Tienerprostitutie is ongekend hoog.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Η εφηβική πορνεία είναι στην αιχμή της.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Детская проституция достигла небывалого уровня.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Проституцията при тийнейджърките процъфтява.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Рівень підліткової проституції зашкалює.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.זנות נוער נמצאת בשיאה.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.دعارة المراهقين في ذروتها.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.ある地域では 朝起きると
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.A chociażem przymawiał onej cudzołożnicy zastarzałej, a iż oni raz z jedną, raz z drugą nierząd płodzą,
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Da sa jeg om den utslitte skjøge: Nu driver de rett hor med henne, ja med henne.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Então disse eu da envelhecida em adultérios: Agora deveras se contaminarão com ela e ela com eles.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.És mondék: Még az elaggott is házasságot tör? most már paráznaságod fog paráználkodni, és úgy lõn.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ich aber gedachte: Sie ist der Ehebrecherei gewohnt von alters her; sie kann von der Hurerei nicht lassen.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Io pensavo di costei, abituata agli adultèri: Ora costoro si faranno complici delle sue prostituzioni
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.내가 음행으로 쇠한 여인을 가리켜 말하노라 그가 그래도 그들과 피차 행음하는도다
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Så sagde jeg: Således har de horet, på Skøgevis har de bolet.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ta bèn phán về kẻ đã già trong sự tà dâm rằng: Bây giờ chúng sẽ gian dâm với nó, và nó với chúng.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ta bèn phán về kẻ đã già trong sự tà_dâm rằng : Bây_giờ chúng sẽ gian_dâm với nó , và nó với chúng .
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Tedaj sem dejal o njej, ki je opešala vsled prešeštvovanja: Bodo li še zdaj prešeštvovali ž njo, in ona tudi?
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Vtedy som povedal o tej zodranej od mnohonásobného cudzoložstva: Teraz už budú smilniť s ňou a ona s nimi.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Zouden zij overspel plegen met deze verlepte prostituées?
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Τοτε ειπα προς την καταγηρασασαν εν μοιχειαις, Τωρα καμνουσι πορνειας μετ' αυτης και αυτη μετ' εκεινων
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Тогава рекох за престарялата в прелюбодействува: Сега ли ще блудствуват с нея, дори с нея!
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Тогда сказал Я об одряхлевшей в прелюбодействе: теперь кончатся блудодеяния ее вместес нею.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.ואמר לבלה נאופים עת יזנה תזנותיה והיא׃
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.فقلت عن البالية في الزنى الآن يزنون زنى معها وهي***.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.我 論 這 行 淫 衰 老 的 婦 人 說 、 現 在 人 還 要 與 他 行 淫 、 他 也 要 與 人 行 淫
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.我 論這 行淫 衰老 的 婦人說 、 現 在 人還 要 與 他 行淫 、 他 也 要 與 人行 淫
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Dock drev hon sin otukt ännu längre: hon mindes sin ungdoms dagar, då hon bedrev otukt i Egyptens land;
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.És megsokasítá paráznaságait, megemlékezvén ifjúságának napjairól, mikor Égyiptom földjén paráználkodott;
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.그가 그 음행을 더하여 그 젊었을때 곧 애굽 땅에서 음행하던 때를 생각하고
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Lebo rozmnožila svoje smilstvá rozpomínajúc sa na dni svojej mladosti, v ktorých smilnila v Egyptskej zemi.
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Makin lama makin sering ia berzinah, tak ada bedanya seperti di masa mudanya ketika ia melacur di Mesir
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Men hun drev sin Bolen videre endnu, idet hun kom sin Ungdoms Dage i Hu, da hun havde bolet i Ægypten,
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Men hun drev sitt hor ennu videre; hun kom sin ungdoms dager i hu, da hun drev hor i Egyptens land,
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Nebo rozmnožila smilství svá, rozpomínajíc se na dny mladosti své, v nichž smilnila v zemi Egyptské,
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Nhưng nó thêm nhiều sự hành dâm , nhớ lại những ngày nó còn trẻ và thuở nó hành dâm trong đất Ê - díp-tô .
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Nhưng nó thêm nhiều sự hành dâm, nhớ lại những ngày nó còn trẻ và thuở nó hành dâm trong đất Ê-díp-tô.
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.И она умножала блудодеяния свои, вспоминая дни молодости своей, когда блудила в земле Египетской;
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.ותרבה את תזנותיה לזכר את ימי נעוריה אשר זנתה בארץ מצרים׃
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.واكثرت زناها بذكرها ايام صباها التي فيها زنت بارض مصر.
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.他 還 加 增 他 的 淫 行 、 追 念 他 幼 年 在 埃 及 地 行 邪 淫 的 日 子
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.他 還 加增 他 的 淫行 、 追念 他 幼年 在 埃及 地行 邪淫 的 日子