fabrikasını ile cümle
fabrikasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.35
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişFinancial Times opublikował to zdjęcie indyjskiej fabryki tekstyliów pod tytułem:
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermiş파이낸셜 타임즈 지는 "인도, 섬유에서 중국을 넘기위해 태세를 취했다"라는 제목과 함께
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişO Financial Times publicou esta fotografia de uma fábrica têxtil indiana com o título:
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişФайненшъл Таймс публикува тази снимка на индийски текстилен завод със следното заглавие:
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişה-פייננשל טיימס פירסם תמונה זו של מפעל טקסטיל הודי
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişنشرت صحيفة الفايناشيال تايمز هذه الصورة لأحد مصانع الغزل والنسيج الهندية
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermiş「織物で中国を追い越そうとしているインド」 という見出しで インドの縫製工場の写真を載せています
Hatta, bunu bir atık akışından üretebiliriz -- örneğin, bir gıda işleme fabrikasının atık şekerlerinden.사실, 폐기물 흐름에서 그것을 생성할 수 있습니다. 예를 들면, 식품 가공 공장에서
Hatta, bunu bir atık akışından üretebiliriz -- örneğin, bir gıda işleme fabrikasının atık şekerlerinden.Navíc se to dá vyrábět i z odpadu -- například ze zbytků z potravinářského průmyslu.
Hatta, bunu bir atık akışından üretebiliriz -- örneğin, bir gıda işleme fabrikasının atık şekerlerinden.Pravzaprav bi jih lahko ustvarjali iz odpadkov - na primer iz odpadnega sladkorja iz živilske tovarne.
Hatta, bunu bir atık akışından üretebiliriz -- örneğin, bir gıda işleme fabrikasının atık şekerlerinden.Właściwie, moglibyśmy do tego używać odpadów -- na przykład, cukru, który pozostał po przetwarzaniu żywności.
Hatta, bunu bir atık akışından üretebiliriz -- örneğin, bir gıda işleme fabrikasının atık şekerlerinden.למעשה נוכל לייצר זאת מפסולת-- למשל, פסולת הסוכר
Hatta, bunu bir atık akışından üretebiliriz -- örneğin, bir gıda işleme fabrikasının atık şekerlerinden.وفي الحقيقة، نستطيع إنتاجه من سيل نفايات -- على سبيل المثال، تدفق السكر المبدد
Hatta, bunu bir atık akışından üretebiliriz -- örneğin, bir gıda işleme fabrikasının atık şekerlerinden.例えばですが 食品加工工場で出る 砂糖の廃棄物などです
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikası그 친구는 가동 중지한 GM사의 시험모형 생산 공장, SLA공장을 운영하고 있었습니다.
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikasıIch musste einen Freund anrufen, der die Prototypanlage, SLA-Anlage, von GM leitete, die außer Betrieb war.
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikasıשהפעיל את מפעל אבות הטיפוס של GM, מפעל SLA, שלא עבד.
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikasıالذي كان يدير مصنع نماذج لشركة (جنرال موترز), أما مصنع النماذج الستريوليثوغرافية كان مغلقاً
Kendisi General Motors prototip fabrikasının yöneticisiydi, şu çalışmayan SLA fabrikası「やりましょう」と
Leuna, Almanya'daki bir kimya fabrikasını bombaladığında yaşandı.Alianci bombardowali niemieckie zakłady chemiczne w Leunie.
Leuna, Almanya'daki bir kimya fabrikasını bombaladığında yaşandı.화학 공장을 폭격했던 유명한 사례를 들어 드리겠습니다
Leuna, Almanya'daki bir kimya fabrikasını bombaladığında yaşandı.שבנות הברית הפציצו מפעל כימי בלאונה, גרמניה.
Leuna, Almanya'daki bir kimya fabrikasını bombaladığında yaşandı.عندما كان يريد الحلفاء قصف مصنع للمواد الكيميائية في لينوا ألمانيا
Leuna, Almanya'daki bir kimya fabrikasını bombaladığında yaşandı.工場は3平方キロの
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.제가 소련에서 일했던 로모노소브 공장을 미국회사가 샀는데
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.la fábrica Lomonosov fue comprada por una compañia americana, y me invitaron.
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.le l'usine Lomonosov a été achetée par une société américaine, qui m'a invitée.
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.Mi invitò la Lomonosov, che nel frattempo era stata rilevata da un'azienda americana.
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.Американска компания беше закупила фабриката Ломоносов там и ме поканиха.
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.Ломоносовский завод был куплен американской компанией, и меня пригласили.
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.Фабрику імені Ломоносова купила американська компанія, яка мене запросила.
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.מפעל לומונוסוב נקנה ע"י חברה אמריקאית שהזמינה אותי.
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.دعتني الشركة الأمريكية التي اشترت مصنع اللومونوسوف
Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.私が この工場で1933年に働いていたことを知って
Oh, evet. Bu yaz aslında. Lomosonov fabrikasını Amerikalı bir şirket satın almış, beni davet ettiler.Tak, w lecie, zaprosiła mnie fabryka Łomonosowa wykupiona przez amerykańską firmę.