fa ile cümle
fa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O fark yaratan şeydir.That's what makes the difference.
Masamda bir not fark ettim ama kimin yazdığını bilmiyorum.I noticed a note on my desk, but I do not know who wrote it.
Benim evimde fazla mobilya yoktur.There isn't much furniture in my house.
Gittikçe daha fazla öğrenci protestolara katılıyor.More and more students are joining the protests.
Kanji için Japonca ve Çince telaffuz çok farklı, değil mi?The Japanese and Chinese pronunciation for kanji is very different, isn't it?
Filler farelerden kat kat büyüktür.Elephants are several times the size of mice.
Ben fakir bir öğrenciyim ve sana ödeme yapamam.I'm a poor student and I can't pay you.
İyi bir parolanın tahmin edilmesi zor fakat hatırlanması kolay olmalıdır.A good password should be difficult to guess, but easy to remember.
Onlar çok farklıydılar.They were so different.
Onların farklı fikirleri vardı.They had different ideas.
Mağazaları ve fabrikaları imha ettiler.They destroyed stores and factories.
Bir sürü farklı diller konuştular.They spoke many different languages.
Köleliğin daha fazla yayılmasını istemediler.They wanted no further spread of slavery.
Köleliğin daha fazla yayılmasına karşı çıktılar.They opposed any further spread of slavery.
Onlar üç binden fazla denizciyi öldürdüThey killed more than three thousand sailors.
Onlar kırk yıldan fazla bir süre savaşmadı.They had not fought for more than forty years.
Onlar 2.ooo den fazla ölü ve yaralıyı geride bıraktılar.They left behind more than 2,000 dead and wounded.
Onlar daha fazla ödeme ve daha güvenli çalışma koşulları talep ettiler.They demanded more pay and safer working conditions.
Onlar Amerika'nın çiftçilerinin olması gerekenden daha fakir oldukların hissetti.They felt America's farmers were poorer than they should be.
Onlar çocuklarının oynaması için daha fazla alana sahip olmayı severlerdi.They liked having more space for their children to play.
Daha fazla beklememeye karar verdi.He decided not to wait any longer.
Gitmesi emredildi fakat reddetti.He was ordered to leave, but refused.
Altı milyondan daha fazla oy aldı.He received more than six million votes.
Cumhuriyetçi Parti'de faaliyet gösterdi.He became active in the Republican Party.
İki buçuk saatten daha fazla bir süre okudu.He read for more than two and a half hours.
Gereğinden daha fazla para harcamadı.He spent no more money than was necessary.
Konuşması için çalışacak fazla zamanı yoktu.He did not have much time to work on his speech.
Birçoğu İngiliz fabrikalarında yıllar geçirmişti.Many had spent years in British factories.
Fakat çok yakında savaş şiddetlenecekti.But very soon, the battle would become fierce.
Fakir Japon göçmenler düşük ücretle çalışmaya istekliydiler.Poor Japanese immigrants were willing to work for low pay.
O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.In the summer of that year, more Japanese troops moved into China.
Bay Bush, Bay Gore'dan biraz daha fazla oy aldı.Mr. Bush had slightly more votes than Mr. Gore.
İnsanların yeni mallara harcamak için daha fazla parası vardı.People had more money to spend on new goods.
Kolombiya hükümeti daha fazla para talep etti.The Colombian government demanded more money.
Daha fazla kağıt para kullanımını girdiği için değeri düştü.As more paper money came into use, the value fell.
Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.The government was earning more money than it needed.
Daha sonra, daha fazla insan öldürüldü.Later, more people were killed.
Çok fazla sayıda askerler ve siviller öldürüldü.Huge numbers of soldiers and civilians were killed.
Milletin daha fazla ve daha iyi öğretmenlere ihtiyacı var.The nation needed more and better teachers.
Rus askerleri gittikçe daha fazla umut kaybetti.More and more Russian soldiers lost hope.
Daha fazla traktörler daha az at ve katır anlamına geliyordu.More tractors meant fewer horses and mules.
Yüzden fazla ulus antlaşmayı onayladı.More than one hundred nations have approved the treaty.
Farkı neydi?What was the difference?
Arazi çok fazlaya mal olmadı.The land did not cost much.
Kongre daha fazla bilgi istedi.Congress asked for more information.
Beş yüzden daha fazla kişi yaralandı.More than five-hundred were wounded.
Şiddetli yağmurlar bir günden daha fazla yağdı.Heavy rains fell for more than a day.
Fabrikalar kapanırken, işçiler mücadele etti.Workers struggled as factories closed.
Faiz oranları ve enflasyon yüksekti.Interest rates and inflation were high.
Gittikçe daha fazla öğrenci protesto etmeye başladı.More and more students began to protest.
Gittikçe daha fazla insan sığır yetiştirmeye başladı.More and more people began raising cattle.
Fiziksel olarak iki erkek çok farklıydı.Physically, the two men were very different.
Gittikçe daha fazla insan onu desteklemeye karar verdi.More and more people promised to support him.
Boykot bir yıldan biraz fazla sürdü.The boycott lasted a little more than a year.
Farragut, New Orleans'ı savaş olmadan ele geçirdi.Farragut captured New Orleans without a fight.
Tennessee Nehri Vadisi bölgesi çok fakirdi.The Tennessee River Valley area was very poor.
Fabrikalar her zamankinden daha çok üretiyorlardı.Factories were producing more than ever before.
Askerlerin gelişi daha fazla şiddete yol açtı.The arrival of the troops led to more violence.
Yeni fabrikalar ve sanayi merkezleri inşa edildi.New factories and industrial centers were built.
Çiftliklerin %75'inden fazlası domuz ve süt ineği yetiştirdi.More than 75% of farms raised pigs and milk cows.