fa ile cümle
fa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lastik fabrikası 250 kişi istihdam etmektedir.The tire factory employs 250 people.
Şehrin bu bölümünde birçok fabrika var.There are many factories in this part of the city.
Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Tom is making spare parts in a car factory.
Modern bir fabrika tamamen otomatiktir.A modern factory is totally automated.
Tom testin birinden geçti fakat diğerinden kaldı.Tom passed one test, but failed the other.
Kimin daha fazla taraftarı var, Celine Dion'un mu yoksa Mariah Carey'nin mi?Who has more fans, Celine Dion or Mariah Carey?
Tom basit bir ev dizaynı fanatiğidir.Tom is a fan of simple home design.
Tom'un favori şarkıcısı sürekli değişiyor.Tom's favorite singer is always changing.
Tom favori dondurmasını yiyor.Tom is eating his favorite ice cream.
Üniversiteye gidersen harcadığından daha fazlasını kazanırsın.You gain more than you spend when you go to college.
Şirket, daha fazla müşteri kazandı.The company gained more customers.
Arkadaşlarınla oynamak için favori oyunun nedir?What's your favorite game to play with friends?
Farklı ülkeler, pek çok mal ithal etmektedirler.Different countries import many goods.
Lider, ülkesini 50 yıldan fazla yönetti.The leader governed his country for more than 50 years.
Oprah Winfrey'in kendi fanatikleri üzerinde büyük bir etkisi vardır.Oprah Winfrey has great influence over her fans.
Senin favori saç rengin nedir?What's your favorite color of hair?
Bir haftadan daha fazla bir süredir şiddetli yağışlar vardı.They've had heavy rains for over a week.
Onların çiftliğinde beş farklı türde atları var.They have five different kinds of horses on their farm.
Mary gençtir fakat masum değildir.Mary is young, but she is not innocent.
Proje, üç farklı sınıftan öğrencinin ortak çalışmasıydı.The project was a joint effort by students from three different classes.
Proje üç farklı sınıftan gelen öğrencilerin ortak bir çabasıydı.The project was a joint effort by students from three different classes.
Sırıkla atlamacı, yedi feetten fazla atladı.The pole vaulter jumped more than seven feet.
Fabrika birçok karmaşık makineleri kullanır.The factory uses many complicated machines.
Bu fabrikalar elektrikli fırın üretir.This factory manufactures electric stoves.
Tom, hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.Tom made up his mind to go to law school.
Bir karıştırıcıda farklı yiyecekleri karıştırabilirsin.You can mix different foods in a blender.
Bu yıl geçen yıldan daha fazla yağmur var.We have had more rain this year than last year.
Aç gözlü insanlar her zaman daha fazla şey ister.Greedy people always want more stuff.
Onların partisi seçimlerde en fazla oyu aldı.Their party won the most votes in the election.
Birçok yerde, doğa insan faaliyeti tarafından tehdit edilir.In many places, nature is threatened by human activity.
Tom, borsanın şirketin başarısızlığında bir faktör olduğunu raporunda belirtti.Tom noted in his report that the stock market was a factor in the company's failure.
Bazı fakir bölgelerde beslenme yetersiz.Nutrition is inadequate in some poor areas.
Kanser farklı organlara yayıldı.The cancer had spread to several organs.
Ormanda çok farklı bitkiler var.The forest contains many different plants.
Bahçemde fasulye ekiyorum.I am planting beans in my garden.
Fabrikalardan gelen gazlar havayı kirletir.Exhaust from factories pollutes the air.
Fabrika her ay binlerce şişe üretir.The factory produces thousands of bottles every month.
Tom her gün tek başına oldukça fazla zaman geçirmeyi seviyor.Tom likes to spend quiet time alone every day.
Öğretmen daha fazla para için talep gönderdi.The teacher submitted a request for more funds.
Her mevsimde farklı çiçekler çiçek açar.Different flowers bloom in each season.
Bütün Amerikan faturaları renk olarak benzerdir.All American bills are similar in color.
İki köpek farklı olabilir fakat benzer.Two dogs can be different, but similar.
Faydalı yeteneklerin yoksa bir iş alamazsın.You can't get a job if you don't have useful skills.
Kazandığından daha fazla harcama.Don't spend more than you earn.
Matematik okulda onun favori dersi.Math is her favorite subject in school.
Bazı insanlar farelerden çok korkarlar.Some people have a terror of mice.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Tom'un favori aracı bir 1960 Ford kamyondur.Tom's favorite vehicle is a 1960 Ford truck.
Birçok anne-baba televizyonda çok fazla şiddet olduğuna inanıyor.Many parents believe that there is too much violence on TV.
Yağmur yağıyor fakat o bir ceket giymiyor.It's raining, but she's not wearing a coat.
Bir sürü insan faturalarını ödeme konusunda endişeleniyor.Many people worry about paying their bills.
Dostluğun değeri altından daha fazladır.The worth of friendship is greater than gold.
O gürültüye daha fazla dayanamadım.I couldn't put up with that noise any longer.
İnsanlar daha fazla özgürlük ve eşitlik peşinde.People pursue more freedom and equality.
Buna farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach this from a different angle.
Çok fazla gürültüden dolayı dün gece uyuyamadım.With so much noise I couldn't sleep last night.
Bana daha fazla yiyecek verebilir misin?Can you give me more food?
Kurmaca ile ilgili sorun çok fazla mantıklı olmasıdır. Gerçek hiç mantıklı gelmez.The trouble with fiction... is that it makes too much sense. Reality never makes sense.
Seninle gitmek istiyorum fakat meteliksizim.I want to go with you, but I'm broke.
Tatlar farklıdır.Tastes are diverse.