fa ile cümle
fa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Dünya suyu olmasından dolayı diğer gezegenlerden farklıdır.The earth is different from the other planets in that it has water.
Çin ve Japonya birçok noktada farklılık gösterirler.China and Japan differ in many points.
Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.I'll fix a sandwich or something for your lunch.
Dikkatli bir gözlem sana farkı gösterecektir.A careful observation will show you the difference.
Yazar Avrupa edebiyatının tüm farklı türlerini bir araya getirmiş.The author lumps all the different European literatures together.
Kasaba fabrikalar ve konutlar için ayrıldı.The town was zoned for factories and residences.
Uzun etekler modada çok fazladır.Long skirts are very much in fashion.
En fazla dört gün bekleyebilirim.I can wait four days at the longest.
O, uzun mesafe telefon faturasına şaşırmıştı.He was surprised at the long-distance phone bill.
Ağrı onun dayanabileceğinden daha fazlaydı, bu yüzden o bir ilaç aldı.The pain was more than he could bear, so he took some medicine.
Hırsız fark edilmeden içeri girdi.The thief got in without being noticed.
Düşman daha fazla direnç göstermeden pes etti.The enemy gave in without further resistance.
Düşman tuzaktaki bir fare gibi yakalandı.The enemy is caught like a mouse in a trap.
Düşman fabrikaya çok sayıda bomba attı.The enemy dropped many bombs on the factory.
Düşman fabrikaya bombalar attı.The enemy dropped bombs on the factory.
Demir altından çok daha faydalıdır.Iron is much more useful than gold.
Hava sadece soğuk değil fakat aynı zamanda yağışlı da.The weather was not only cold, but also wet.
Hava tahmini göre, daha fazla yağmur gelmek üzere.According to the weather forecast, there'll be more rain on the way.
Mağazanın müşterilere bakması için daha fazla tezgahtara ihtiyacı var.The store needs more clerks to wait on customers.
Dr. Tanaka üç yüz fare üzerinde iki yıldır deneyler gerçekleştirdi.Dr. Tanaka carried out tests for two years on three hundred rats.
Elektrik çok faydalıdır.Electricity is very useful.
Bir telefonun olması onun daha fazla müşteri bulmasına yardım etti.Having a telephone helped her find more clients.
Şehir hayatının farklı avantajları var.There are several advantages to city life.
Sıkı çalışma başarının önemli bir faktörüdür.Hard work is an essential element of success.
Çabalar her zaman faydalı olmaz.Efforts do not always pay off.
Kış soğuk fakat ben onu seviyorum.Winter is cold, but I like it.
Tokyo'nun iklimi Londra'nınkinden farklıdır.The climate of Tokyo is different from that of London.
Tokyo on milyondan daha fazla bir nüfusa sahiptir.Tokyo has a population of over ten million.
Tokyo açık ara farkla Japonya'daki en büyük şehir.Tokyo is by far the largest city in Japan.
Bu şirkette daha fazla kadına ihtiyacımız olduğu konusunda sana katılıyorum.I agree with you that we need more women in this company.
Burada çok fazla kar var mı?Do you have much snow here?
Kaçmaya çalışmanın faydası yok.It is no use trying to escape.
Hayvanlara bakmayı çok fazla severim.I like taking care of animals very much.
Farklı aklı olanlara, aynı dünya bir cehennem ve bir cennettir.To different minds, the same world is a hell, and a heaven.
Fazilet onun kendi mükafatıdır.Virtue is its own reward.
Birdenbire, Jack kendisine ne olduğunu fark etti.Suddenly, Jack realized what had happened to him.
25 yaşına gelinceye kadar beş farklı ülkede yaşadı.She lived in five different countries by age 25.
25'ine geldiğinde beş farklı ülkede yaşamıştı.She lived in five different countries by age 25.
Yirmiden fazla erkek çocuğu oraya gitti.More than twenty boys went there.
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.There was a subtle difference between their views.
İki oğlan arasında dikkat çekici farklılıklar vardı.Striking differences existed between the two boys.
Her yıl 20.000 'den fazla Amerikalı öldürülüyor.More than 20,000 Americans are murdered each year.
Bu sıcakta et fazla dayanmaz.Meat won't keep long in this heat.
Güneş ışığı bitkiler için faydalıdır.Sunshine is beneficial to plants.
Japonya'da kronik bir pirinç fazlalığı vardır.There is a chronic oversupply of rice in Japan.
Japonya ve Çin, pek çok yönden birbirinden farklıdır.Japan and China differ from each other in many ways.
Japon satrancında kaç tane farklı parça var?How many different pieces are there in Japanese chess?
Japonya elli yıl önce olduğundan çok farklı.Japan is very different from what it was fifty years ago.
Japonya, çok fazla kâğıt tüketmektedir.Japan consumes a lot of paper.
Japon ekonomisi yıllık en fazla % 5'ten daha fazla büyümeye devam etti.The Japanese economy continued to grow by more than 5% annually.
Japon tarihi benim favori dersim.Japanese history is my favorite subject.
Japonlar Britanyalılardan daha fazla sığır eti yer.The Japanese eat more beef than the British do.
Japonlar grup ya da organizasyona bireyden daha fazla dikkat etmektedir.The Japanese pay more attention to the group or the organization than to the individual.
Japonlar Amerikalılardan birçok yönden farklıdır.Japanese differ from American in many respects.
Fakuoka Maratonu pazar günü düzenlendi.The Fukuoka Marathon was held on Sunday.
Bir süt ineği faydalı bir hayvandır.A dairy cow is a useful animal.
Kedi, bir farenin peşinden koştu.A cat ran after a mouse.
Bir kedi bir fareyi kovaladı.A cat ran after a mouse.
Kedi fareyi kovaladı ama yakalayamadı.The cat chased the mouse, but couldn't catch it.
Kedilerin karanlıkta görebildiğini fark ettim.I realized that cats can see in the dark.