fa ile cümle
fa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.I apologized, but even then she wouldn't speak to me.
Birçok kişi arabalarla ilgilenir fakat arabalar benim için bir şey ifade etmiyor.Lots of people are interested in cars, but they're really nothing to me.
Gençken, okuyabildiğim kadar fazla kitap okumayı denedim.When I was young, I tried to read as many books as I could.
Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.Young people usually have more energy than the old.
Daha genç kuşak şeylere farklı şekilde bakar.The younger generation looks at things differently.
Bunu farklı olan biriyle değiştirir misiniz?Could you exchange it with a different one?
El falıyla ilgileniyorum.I am interested in palm reading.
Lezzetler farklıdır.Tastes differ.
Çok fazla içtim ve ayaklarımın üzerinde duramıyordum.I drank too much and was unsteady on my feet.
Çok fazla içmek seni hasta edecek.Too much drinking will make you sick.
Daha az iç ve daha fazla uyu.Drink less and sleep more.
Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor.The repair bill includes parts and labor.
Sonbaharda, fanlar üzerine kapaklar konur.In the fall, covers are put over the fans in trains.
Sakinlerin %70'inden daha fazlası proğramın lehinde.More than 70 percent of the inhabitants are in favor of the program.
Oturanların yarısından fazlası plana karşı çıkıyor.More than half the residents are opposed to the plan.
Bahar için biraz fazla bunaltıcıydı.It was a little too muggy for spring.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
Önceleri iş, Tom'a iyi göründü fakat daha sonra iş yorucu oldu.At first the job looked good to Tom, but later it became tiresome.
Yardım için bağırmanın faydası yok. Hiç kimse seni duymayacak.There is no use crying for help. No one will hear you.
Ben ona biraz nasihat vermeye çalıştım fakat o bana şiddetle kötü davrandı.I tried to give him some advice, but he just abused me violently.
Kazanıp kazanmaman bir şey fark etmiyor.It doesn't matter whether you win or not.
Tüccar onun cehaletinden faydalandı ve resmi çok ucuz aldı.The dealer took advantage of her ignorance and bought the picture very cheap.
İnsanların yarın farklı düşünceleri olacak.People tomorrow will have different ideas.
Küçük gri bir hayvanın bize doğru baktığını farkettim.I noticed that a small gray animal was looking toward us.
Kız tehlikenin farkındaydı.The girl was aware of the danger.
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills.
Çocuk bir fareyi kuyruğundan tutuyordu.The boy was holding a mouse by the tail.
Bu kitap fillerin 100 yaşından daha fazla yaşadığını söylüyor.This book says that elephants live to be over 100 years old.
Patronum bana fazla mesai yaptırdı.My boss made me work overtime.
Patronum beni 30 dakikadan daha fazla alıkoydu.My boss detained me more than 30 minutes.
Çok fazla yiyerek midenize zarar vermeyin.Don't injure your stomach by eating too much.
Çok fazla yersen, şişmanlarsın.If you eat too much, you will get fat.
Çok fazla yeme hastalığa neden olabilir.Eating too much may lead to sickness.
Yemeklerinizle çok fazla su içmekten kaçının.Avoid drinking too much water with your meals.
Kredi firmaları kendi müşterilerine aylık faturalar gönderir.Credit companies send their customers monthly bills.
Hakem oyunu faul olarak nitelendirdi.The umpire called the ball foul.
Endişelenmenin faydası ne?What is the use of worrying?
Yeni apartmanımı döşemek bana çok fazlaya mal olacak.It will cost me a lot to furnish my new apartment.
Lütfen bize daha fazla bilgi gönderin.Please send us more information.
Yeni yolun tepede yaşayan insanlara faydası olacaktır.The new road will benefit the people living in the hills.
Yeni fabrika için yer kararlaştırılmadı.The site for the new factory has not been decided.
Yeni keşif bilime faydalı olduğunu kanıtladı.The new discovery proved useful to science.
Başvuru formunu bana fakslayın lütfen.Please fax me the application form.
Bazıları Allah'a inanır fakat diğerleri inanmaz.Some believe in God, but others do not.
Bir insanı fakir olduğu için hor görmemelisin.You should not despise a man because he is poor.
Her insan farklı bir yol izlesede, hedeflerimiz aynıdır.Although each person follows a different path, our destinations are the same.
İnsanlar genellikle kendi hataları fark etmezler.People often don't notice their own faults.
İnsanlar ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, her zaman daha fazlasını isterler.No matter how rich people are, they always want more.
Farklı insanların farklı fikirleri vardır.Different people have different ideas.
Bir kişi zengin ya da fakir olup olmadığına göre işleri farklı görür.A person views things differently according to whether they are rich or poor.
İnsanlar bazen yemeleri gerekenden daha fazla yemek isterler.People are sometimes tempted to eat more than they should.
İnsanlar düşünebildiklerinden ve konuşabildiklerinden dolayı hayvanlardan farklıdırlar.Human beings are different from animals in that they can think and speak.
İnsanoğlunun hayvanlardan farkı düşünebiliyor ve konuşabiliyor olmasıdır.Human beings differ from animals in that they can think and speak.
İnsanlar düşünebildiğinden ve konuşabildiğinden dolayı diğer hayvanlardan farklıdır.Men differ from other animals in that they can think and speak.
İnsan gıda olmadan 40 gün kadar yaşayabilir fakat susuz en fazla 7.Human beings can live up to 40 days without food, but no more than 7 without water.
İnsan oğlu hayvanlardan çok daha fazla şey başardı.Human beings have achieved a lot more than animals.
İnsan oğlu konuşabilmeleri ve gülebilmeleri bakımından hayvanlardan farklıdır.Human beings differ from other animals in that they can speak and laugh.
İnsan oğlu konuşma kabiliyeti bakımından hayvanlardan farklıdır.Man is different from animals in that he has the faculty of speech.
İnsanlar fazla ve daha fazla portakal suyu içmek için geldiler.People came to drink orange juice more and more.
İnsanlar hayata bakış açısı yönünden çok farklı olurlar.People greatly differ in their views of life.