fa ile cümle
fa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bana tavsiye edilen gerçekten faydalı olan tek rehber.This is the only guidebook that was recommended to me that is really useful.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Our company supports several cultural events.
Babamdan daha fazla para istediğimde gerçekten öfkelendi ve bana bağırmaya başladı.When I asked Dad for more money, he really blew up and started to yell at me.
Yağmur yağmaya başladığında fazla uzağa gitmemiştik.We had not gone very far when it started to rain.
Odadan çıkışımızı fark etmedin mi?Didn't you notice us going out of the room?
Her gün sebze yememiz faydalıdır.It's good for us to eat vegetables every day.
Beklediğimizden daha fazla insan var.There are more people than we expected.
Fark etmeden dükkânın yanından geçtik.We went by the shop without noticing it.
Televizyonumuz bozulalı bir haftadan fazla oldu.Our television has been out of order for more than a week.
Okulumuzda kızlar erkeklerden daha fazladır.There are more girls than boys in our school.
Aramızdaki görüş açısında bir fark var gibi görünüyor.There seems to be a difference in outlook between us.
Karakterlerimiz tamamen farklı.Our characters are completely different.
Bizim yaşlarda fark önemli değildir.The difference in our ages is not significant.
Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.We drove too fast to enjoy the beautiful scenery.
Çok fazla sınıfımız var.We have too many classes.
Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna.We looked for our lost puppy, but in vain.
Biz sadece Paris'e gitmedik fakat aynı zamanda Roma'yı da ziyaret ettik.Not only did we go to Paris, but we also visited Rome.
Biz ne olup bittiğinin farkındaydık.We were alive to what was going on.
Biz ne olduğunun farkındaydık.We were alive to what was going on.
Profesörün bize verdiği problemi çözmeye çalıştık fakat karışık görünüyordu.We tried to figure out the problem our professor had given us, but it seemed confusing.
Atom enerjisinden faydalanmalıyız.We should make use of atomic energy.
Çok fazla zamanımız var.We have plenty of time.
Durumun önemli olduğunun tam olarak farkındayız.We are fully aware of the importance of the situation.
Durumun öneminin tam olarak farkındayım.We are fully aware of the importance of the situation.
Bizim çok fazla yiyeceğe ihtiyacımız var.We are badly in need of food.
Baktık fakat bir şey göremedik.We looked, but saw nothing.
Pasif içiciliğin tehlikelerinin daha çok farkına varıyoruzWe are becoming very aware of the dangers of secondhand smoke.
Tanıklık etmek için onun isteksizliğinin farkına vardık.We noticed his reluctance to testify.
Hastayken sağlığın değerini farkediyoruz.We know the value of good health when we are sick.
Biz fakirdik, ama mutluyduk.We were poor, but we were happy.
Beklenenden fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Tahmin edilenden daha fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Fazladan bir on dolara ihtiyacımız olacak.We'll need an extra ten dollars.
Hepimizin içinde, Tom açık ara farkla en iyi yüzücüydü.Of us all, Tom was by far the best swimmer.
Yirmi yıldan daha fazla bir süredir onunla tanışıyoruz.I have been acquainted with her for more than 20 years.
Gelip gelmemen benim için fark etmez.It makes no difference to me whether you come or not.
Geçen yıl sahip olduğumdan daha fazla param var.I have more money than I had last year.
Kendimi fazla üzmem.I am free from care.
Benden para istemenin faydası yok.It is no use asking me for money.
Hakkımda daha fazla bilgi edinmek için web sayfamı ziyaret edin.Visit my webpage and find out more about me.
Benim kameram seninkinden farklıdır.My camera is different from yours.
Benim görüşüm sınıfımdaki diğer öğrencilerin çoğundan farklıdır.My opinion differs from most of the other students in my class.
Benim düşüncem sizinkinden farklı.My opinion is different from yours.
Benim görüşüm sizinkinden tamamen farklı.My opinion is entirely different from yours.
Benim görüşüm seninkinden tamamen farklı.My opinion is entirely different from yours.
Benim görüşüm sizinkinden biraz farklı.My opinion is a little different from yours.
Ben daha farklı düşünüyorum.I think otherwise.
Benim görüşüm onunkinden farklı.My opinion differs from his.
Erkek kardeşim benim sahip olduğumdan çok daha fazla iyi kitaba sahip.My brother has many more good books than I do.
Benim planım seninkinden farklıdır.My plan is different from yours.
Favori futbol oyuncum Shinji Ono'dur.My favorite soccer player is Shinji Ono.
En favori melodilerimden birisi radyoda çalıyordu.One of my favorite tunes was playing on the radio.
Benim fikrim seninkinden oldukça farklı.My idea is quite different from yours.
Benim fikirlerim seninkinden farklı.My ideas are different from yours.
Benim fikrim seninkinden farklı.My idea is different from yours.
Ülkemdeki yiyecek İspanya'nınkinden çok farklı değil.The food in my country is not very different from that of Spain.
Saatim sizinkinden farklı.My watch is different from yours.
Benim sözlüğüm çok faydalıdır.My dictionary is very useful.
Benim zevklerim seninkilerden oldukça farklı.My tastes differ greatly from yours.
Damak tadım sizinkinden oldukça farklı.My taste is quite different from yours.