fıstık ile cümle
fıstık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Na een tijdje komen kraaien opdagen en van de pinda's eten en wennen zo aan de aanwezigheid van de machine.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Och så småningom kommer kråkor förbi, och äter jordnötterna och blir vana vid att maskinen finns där.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Og kragerne kommer med tiden forbi og spiser jordnødderne og vænner sig til at automaten er der.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Và cuối cùng thì lũ quạ ghé qua, và ăn lạc, và quen dần với sự hiện diện của cái máy ở đó.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Varikset saapuvat paikalle syömään pähkinöitä ja tottuvat laitteeseen.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Wrony w końcu nadlatują, zjadają orzeszki, i przyzwyczajają się do automatu.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Και οι κουρούνες έρχονται στο τέλος και τρώνε τα φυστίκια και συνηθίζουν στην παρουσία της μηχανής.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.В крайна сметка враните ще дойдат и ще изядат фъстъците и ще привикнат с присъствието на машината.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.З'являються ворони, їдять горіхи - і звикають до знаходження поряд з автоматом.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.Рано или поздно вороны слетаются покушать орешки и привыкают к стоящему рядом автомату.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.העורבים מגיעים ואוכלים את הבוטנים ומתרגלים לכך שהמכונה נמצאת שם.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.ومن البديهي ان تأتي الغربان وتأكل الفول السوداني وتبدأ في الإعتياد على وجود الآلة هناك.
Ve zamanla kargalar gelip, fıstıkları yiyorlar ve sonra oradaki makineye alışıyorlar.機械の存在にも慣れ やがて落ちているエサを食べ尽くします
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Dacă spui, "E un elefant în cameră," nu e unul adevărat, căutând farfuria cu arahide pe masă.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.누군가 "이 방에 코끼리가 있어," 라고 말하면 테이블에 놓인 땅콩을 찾고 있는 진짜 코끼리는 없습니다.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Les métaphores vous pénètrent en effleurant votre esprit logique.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Nếu bạn nói, "có một con voi trong phòng" thì không phải là một thực tế, khi tìm đĩa đậu phộng trên bàn.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Se dite "C'è un elefante nella stanza", non c'è davvero un elefante che cerca le noccioline sul tavolo.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Si uno dice, "Hay un elefante en la habitación", no es que de hecho haya uno, buscando maníes en la mesa.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Zegt een Engelsman 'er is een olifant in de kamer', dan staat daar geen beest op zoek naar pindanootjes.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.אם אתה אומר, "יש פיל בחדר," אין בעצם אחד אמיתי, שמביט בקערת הבוטנים על השולחן.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.فإذا قلت بوجود فيلٍ في الغرفة؛ فذلك لا يعني بالضرورة وجود فيل يتجول باحثاً عن طبق فول سوداني على الطاولة.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.本物の象がいて 机の上の ピーナッツの皿を探しているのではありません 隠喩は 論理的な思考を飛び越えて 直に感じられるものです
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Budete zajisté jako dub, s něhož lístí prší, a jako zahrada, v níž vody není.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.căci veţi fi ca un terebint cu frunzele ofilite, ca o grădină care n'are apă.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Car vous serez comme un térébinthe au feuillage flétri, Comme un jardin qui n`a pas d`eau.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.És hasonlatosok lesztek az elhullott levelû terpentinfához, és a víz nélkül való kerthez:
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.for I skal bli som en ek med visne blad og som en have uten vann.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Gdy się staniecie jako dąb, z którego liście opadły, a jako ogród, w którym wody niemasz.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.너희는 잎사귀 마른 상수리 나무 같을 것이요 물 없는 동산 같으리니
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Mereka akan menjadi seperti pohon besar yang layu daunnya, dan seperti kebun yang tidak diairi
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.poiché sarete come quercia dalle foglie avvizzite e come giardino senza acqua
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Pois sereis como um carvalho cujas folhas são murchas, e como um jardim que não tem água.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Porque seréis como la encina de hojas secas y como el jardín al que le faltan las aguas
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.pretože budete jako dub, ktorého lístie vädne, a jako zahrada, ktorá nemá vody.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Sillä teidän käy kuin tammen, jonka lehdet lakastuvat, ja kuin puutarhan, joka on vailla vettä.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.thi I bliver som en Eg med visnende Løv, som en Lund, hvor der ikke er Vand.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Ty I skolen bliva såsom en terebint med vissnade löv och varda lika en lustgård utan något vatten.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.U zult zich voelen als een boom die zijn bladeren verliest en als een tuin zonder water.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Vì các ngươi sẽ giống như cây thông khô lá , như vườn không nước .
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Vì các ngươi sẽ giống như cây thông khô lá, như vườn không nước.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.wenn ihr sein werdet wie eine Eiche mit dürren Blättern und wie ein Garten ohne Wasser,
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Επειδη θελετε γεινει ως δρυς, της οποιας τα φυλλα μαραινονται, και ως κηπος, οστις δεν εχει υδωρ.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.ибо вы будете, как дуб, которого лист опал, и как сад, в котором нет воды.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Понеже ще стана като дъб, чиито листа вехнат, И като градина, която няма вода.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.כי תהיו כאלה נבלת עלה וכגנה אשר מים אין לה׃
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.لانكم تصيرون كبطمة قد ذبل ورقها وكجنة ليس لها ماء.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.因 為 你 們 必 如 葉 子 枯 乾 的 橡 樹 、 好 像 無 水 澆 灌 的 園 子
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.因為 你 們必 如 葉子 枯乾 的 橡樹 、 好像 無水 澆灌 的 園子
"Yer fıstıkları" çizgi filmindeki Charlie Brown'ın öğretmenin sesine çok benzeyebileceğini söylüyor.그 목소리가 아마 옛날 만화 "Peanuts"에 나오는 찰리 브라운의 선생님 목소리처럼 들릴 거라고 합니다
"Yer fıstıkları" çizgi filmindeki Charlie Brown'ın öğretmenin sesine çok benzeyebileceğini söylüyor.שהם ודאי דומים מאד לקולה של מורתו של צ'ארלי בראון בקומיקס הישן "פינטס".
"Yer fıstıkları" çizgi filmindeki Charlie Brown'ın öğretmenin sesine çok benzeyebileceğini söylüyor.أنها ربما تشبه إلى حد كبير صوت معلّم تشارلي براون في سلسلة الرسوم المتحركة القديمة "بينوتس".
"Yer fıstıkları" çizgi filmindeki Charlie Brown'ın öğretmenin sesine çok benzeyebileceğini söylüyor.先生のような声だろう と言います しかし 母親の声は