fıstık ile cümle

fıstık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İstediğin zaman geri dönüp kendine bir fıstık alabilirsin.Воронья жизнь прекрасна и удивительна - в любое время прилетай и бери себе орешек.
İstediğin zaman geri dönüp kendine bir fıstık alabilirsin.Идваш когато си поискаш и си взимаш фъстъче.
İstediğin zaman geri dönüp kendine bir fıstık alabilirsin.Ти можеш повернутися будь-коли і з'їсти горішок.
İstediğin zaman geri dönüp kendine bir fıstık alabilirsin.אתה יכול לחזור ולקחת לעצמך בוטן כרצונך.
İstediğin zaman geri dönüp kendine bir fıstık alabilirsin.ثم يمكنك العودة في أي وقت والحصول على فول سوداني.
İstediğin zaman geri dönüp kendine bir fıstık alabilirsin.次の段階では 常連になったカラスに着目します
(Kahkahalar) Bu kocaman bir fıstık. Einstein bir kuş olduğundan, uçan şeylere karşı çok ilgili.(Rire) ça c'est une grosse cacahuète.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Deve trovarsi una compagna e attaccarsi a lei per vivere.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Dia harus mencari si betina dan lalu dia akan melekatkan diri seumur hidup.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Él tiene que encontrar una "nena" y así pasar toda la vida.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Er muss eine Freundin finden und dann sein ganzes Leben an ihr festhalten.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Han skal finde sig et skår og så skal han hægte sig på for at overleve.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Hij moet een meid opscharrelen om die vervolgens nooit meer los te laten.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Il faut qu'il se trouve une fille et qu'il s'y accroche pour survivre.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.그는 마음에 드는 암컷을 찾아서 살기 위해 계속 붙어 있어야 합니다.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Musí si nájsť frajerku a potom sa jej držať ako kliešť.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Musi znaleźć sobie panienkę, a następnie trzymać się jej do końca życia.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Trebuie să-și găsească o iubită și apoi să se țină după ea întreaga viață.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Он найдет себе "крошку" и потом он на всю жизнь к ней прицепится.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.Трябва да си намери мадама, а после трябва да се вкопчи в нея до живот.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.עליו למצוא לעצמו חתיכה ואז עליו להיצמד אליה לכל החיים.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.عليه ان يجد لنفسه فتاة تم عليه ان يتمسك بها طول حياته.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.生涯がっちり離さない この小さな魚は
Keşke fıstık gibi bir kız çıksa birdenbire karşımıza.J'aimerais voir venir une coque de noix.
Keşke fıstık gibi bir kız çıksa birdenbire karşımıza.Jestem pewien, ¿e nam pomo¿e.
Keşke fıstık gibi bir kız çıksa birdenbire karşımıza.Я бы хотел, чтобы течением принесло персик.
Malzemeler: fıstık, kişniş yaprağı, balık sosu, limon — ve ana malzeme ördek kanı.É preparada com amendoim, coentro, molho de peixe, lima, e o mais importante, sangue de pato.
Ne çeşit bir salata istiyorsunuz? -Çam fıstıklı...Was für einen Dressing möchten sie? -_ Dressing.
- O bir fıstık.- Dødlækker!
- O bir fıstık. Max, tamam.-Absolutní kočka.
- O bir fıstık. Max, tamam.A kislányomról van szó!
- O bir fıstık. Max, tamam.- Jätteläcker!
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Estás hablando de mi niña.
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Je hebt 't wel over mijn dochter.
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Max, apa kau membicarakan anakku ?
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Mówicie o mojej córce.
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?OK, tu vorbeşti de fetiţa mea, bine?
- O bir fıstık. Max, tamam. Küçük kızım hakkında ne biçim konuşuyorsunuz?Tu parles de ma fille, là !
- O bir fıstık. Max, tamam.Max, Max, đủ rồi.
- O bir fıstık. Max, tamam.-Oikea sulokinkku!
- O bir fıstık. Max, tamam.O moji deklici govorimo.
- O bir fıstık.- Sie ist extrascharf.
- O bir fıstık.- Una vera bomba!
- O bir fıstık.- Είναι γκομενάρα.
- O bir fıstık.Макс!
- O bir fıstık.Макс!
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.A pak si všimnou, že arašídy jsou v podavači a přeskočí tam a pomáhají si samy.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.A potom uvidia, že tam sú ďalšie arašidy tu na podávači, a povyskočia a dopomôžu si sami.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Après cela ils découvrent qu'il y en a encore sur la desserte alors ils sautent dessus et se servent.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Dann sehen sie, dass hier auf dem Futterbrett Erdnüsse liegen, hüpfen hoch und bedienen sich.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Dan zien ze dat er ook nog pinda's in de lade liggen, en springen ze omhoog om eraan te kunnen.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Ezután észreveszik, hogy vannak mogyorók az etető tálcán, felugranak és lakmároznak belőle.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.그 후에는 먹이 접시에 땅콩이 있는 것을 발견하고 뛰어 올라와 더 먹고
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Lalu mereka melihat ada kacang di dalam mesin penjual itu dan mereka melompat ke atas, mencoba mengambilnya.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Och då ser de att det ligger jordnötter här i matarfacket, och de hoppar upp och tar för sig.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Og så ser de at der er jordnødder her på foderbakken, og de hopper op og hjælper sig selv.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Potem widzą, że orzeszki leżą na tacce, podskakują i biorą je sobie.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Si atunci vad ca sunt alune aici, pe tava de alimentare, si sar si se servesc.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Và khi chúng thấy là có lạc ở trên khay này, chúng nhảy lên và tự phục vụ.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Y entonces vieron los maníes en el comedero y se subieron y se sirvieron.

İlgili Sayfalar