fıstık ile cümle

fıstık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca fıstık üretimi de yapılır.Також виготовляється свинина.
Fıstıkçı diye birisi kurtarır.SOR Cum salvezi o barză.
Marcie, Fıstıklar'ın en akıllı tipi.Sam a legokosabb a lányok közül.
Fıstık ağacı sıcak havayı çok sever.A párás meleg éghajlatot kedveli.
Her an yanında fıstık bulunur.Kussakin naaraassa on vain yksi toukka kerrallaan.
Düzenli bir bakıma sahip olan fıstık çamı sahalarında çoğunlukla orman altı floraları ortadan kaldırılmıştır.Ingaksenmetsä on pitkään hakkaamattomana säilynyt pääosin kuusta kasvava metsä .
Ana madde: Turşu ve Fıstık bölümleri listesiΣ.τ.Μ.: μείγμα από αλεύρι και βούτυρο
Fıstık ezmesi pek çok ülkede popüler.Speket mat er fortsatt populært i mange land.
Her an yanında fıstık bulunur.En bjelke støttes i hver ende.
Fıstık ağacı sıcak havayı çok sever.Ørnen tar helst kalver.
Her an yanında fıstık bulunur.Ở đâu cũng nhao nhao.
Fıstık ağacı sıcak havayı çok sever.有點喜歡木莓醬,有點怕熱。
30 ton baklava ve 40 ton fıstık satıldı.鲍姆加藤的改建被去除,清理出4.5万吨垃圾。
Fıstık ezmesi pek çok ülkede popüler.הרוטב נחשב פופולרי באזורים רבים בעולם.
30 ton baklava ve 40 ton fıstık satıldı.Използвани са 14 т злато и 40 т сребро.
Kurutulan fıstıktan çıkan fıstıklar çuvallanıp satışa hazır hale getirilir.Готовите колбаси се варят и са готови за консумация.
Fakat Fıstıkçıyla kadın evlenmiş mutlu bir hayat sürmektedirler.Ko se jima s tem snubcem uspe poročiti, živita srečno življenje.
1884 yılında Kanada asıllı Marcellus Gilmore Edson (1849 – 1940) fıstık ezmesi patentini almış.Kanadalane Marcellus Gilmore Edson (1849 – 1940) hankis patendi pähklivõile aastal 1884.
Ayrıca fıstık üretimi de yapılır.Toodetakse ka šokolaadi.
Her an yanında fıstık bulunur.Igas pähklikeses on seeme.
1894 yılında St. Louis'den George Bayle isimli bir işadamı fıstık ezmesini üretip satmaya başlamış.St. Louisist pärit ärimees George Bayle tootis ja müüs pähklivõiga batoonikesi aastal 1894.
Herkesten putlarını ve küpelerini toplayıp Şekem yakınlarında bir fıstık ağacının altına gömdü.Ta ohverdas ning suitsutas ohvrikünkail ja kõrgendikel ja iga halja puu all.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó , đến nói cùng Giô-áp rằng : Tôi đã thấy Áp - sa-lôm bị treo trên cây thông .
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó, đến nói cùng Giô-áp rằng: Tôi đã thấy Áp-sa-lôm bị treo trên cây thông.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Co ujrzawszy mąż niektóry, oznajmił Joabowi, mówiąc: Otom widzał Absaloma wiszącego na dębie.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Da das ein Mann sah, sagte er's Joab an und sprach: Siehe, ich sah Absalom an einer Eiche hangen.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Dette fikk en mann se, meldte det til Joab og sa: Jeg så Absalom henge i terebinten der borte.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Eén van Davids mannen zag hem daar hangen en meldde het Joab.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.En Mand, der så det meldte det til Joab og sagde: "Jeg så Absalon hænge i en Terebinte."
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.In neki mož vidi to in oznani Joabu in reče: Glej, videl sem Absaloma, da visi na hrastu.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Keď to videl ktorýsi muž, oznámil to Joábovi a riekol: Hľa, videl som Absaloma visieť na dube.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Kit mikor egy ember meglátott, hírül adá Joábnak, és monda: Ímé, láttam Absolont egy cserfán függeni.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.한 사람이 보고 요압에게 고하여 가로되 내가 보니 압살롬이 상수리나무에 달렸더이다
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Och en man fick se det och berättade för Joab och sade: »Jag såg där borta Absalom hänga i en terebint.»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Sen näki eräs mies ja ilmoitti sen Jooabille ja sanoi: "Katso, minä näin Absalomin riippuvan tammessa".
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.To uzřev jeden, oznámil Joábovi, řka: Hle, viděl jsem Absolona, an visí na dubě.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.um homem, vendo isso, contou-o a Joabe, dizendo: Eis que vi Absalão pendurado dum carvalho.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un hombre lo vio y avisó a Joab diciendo: --He aquí que he visto a Absalón colgado de una encina
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un homme ayant vu cela vint dire à Joab: Voici, j`ai vu Absalom suspendu à un térébinthe.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un om, văzînd lucrul acesta, a venit şi a spus lui Ioab: ,,Iată, am văzut pe Absalom spînzurat de un stejar.``
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un uomo lo vide e venne a riferire a Ioab: «Ho visto Assalonne appeso a un terebinto»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Ιδων δε ανηρ τις, απηγγειλε προς τον Ιωαβ, και ειπεν, Ιδου, ειδον τον Αβεσσαλωμ κρεμαμενον εις δρυν.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И един човек го видя та извести на Иоава, казвайки: Ето, видях Авесалома увиснал на дъб.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И увидел это некто и донес Иоаву, говоря: вот, явидел Авессалома висящим на дубе.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.וירא איש אחד ויגד ליואב ויאמר הנה ראיתי את אבשלם תלוי באלה׃
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.فرأه رجل واخبر يوآب وقال اني قد رأيت ابشالوم معلقا بالبطمة.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個 人 看 見 、 就 告 訴 約 押 說 、 我 看 見 押 沙 龍 掛 在 橡 樹 上 了
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個人 看見 、 就 告 訴約 押說 、 我 看 見押 沙龍掛 在 橡樹 上了
Bilirsin. - Harry, o çekici, ateşli biri. - O bir fıstık.הגעת ל-600 רגל. הצינור .שלך ארוך. הפחת סל"ד ל-8,000
Bilirsiniz, sağ beyindir, sol beyindir, çikolatadır, fıstık ezmesidir. Her ne ise, onu bulmalısınız.그건 우뇌일수도, 좌뇌일수도, 혹은 초콜렛이나, 땅콩 버터일수도 있어요. 바로 그걸 찾아보세요.
Bilirsiniz, sağ beyindir, sol beyindir, çikolatadır, fıstık ezmesidir. Her ne ise, onu bulmalısınız.Víte je to pravá část mozku, levá část mozku, je to čokoláda, je to burákové máslo.
Bilirsiniz, sağ beyindir, sol beyindir, çikolatadır, fıstık ezmesidir.Tudod, jobb agyfélteke, bal agyfélteke, ez csoki, az mogyoróvaj.
Bilirsiniz, sağ beyindir, sol beyindir, çikolatadır, fıstık ezmesidir.Ви знаєте, є права півкуля мозку, а є ліва, є шоколад, а є арахісове масло.
Bu arada fıstık ezmesi çok yüksek basınç altında elmasa dönüşebilir.그리고 땅콩 버터는 엄청난 압력에서 다이아몬드로 변할 수 있습니다
Bu kocaman bir fıstık.Aia chiar este o aluna mare.
Bu kocaman bir fıstık.Az egy nagy mogyoró.
Bu kocaman bir fıstık.Dat is één gigantische pindanoot.
Bu kocaman bir fıstık.Det är en mycket stor jordnöt.
Bu kocaman bir fıstık.Die ist eine große Erdnuss.
Bu kocaman bir fıstık.Ese es un cacahuate grande.

İlgili Sayfalar