Ana içeriğe geç
Sözlük

fıs fıs ile cümle

fıs fıs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Bu gece bebek yapacağız" diye fısıldamasıdır."Тази вечер ще направим бебе."
"Bu gece bebek yapacağız" diye fısıldamasıdır.הלילה אנו עומדים לעשות תינוק
"Bu gece bebek yapacağız" diye fısıldamasıdır."هذه الليلة سنقوم بإخراج طفل إلى الوجود."
"Bu gece bebek yapacağız" diye fısıldamasıdır.私がお話しするのは 宗教が ー
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Acesta este cuvântul prin care vorbește.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Ceci est le mot avec lequel elle parle.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Das ist das Wort, mit dem es spricht.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Đây là từ mà nó nói chuyện cùng.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Det här är ordet den talar med.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Dit is het woord waar het mee spreekt.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.É esta a palavra com que ela fala.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Esta es la palabra con la que hablan.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Ini adalah kata yang digunakannya untuk berbicara.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.박테리아들이 대화를 나눕니다.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.la parola che usa per comunicare
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Tohle je to slovo, které používá ke komunikaci.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.To je beseda, s katero se sporazumeva.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.To jest słowo, którym komunikuje się.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Toto je slovo, ktorým komunikuje.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Αυτή είναι η λέξη με την οποία συνομιλεί.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Това е думата, с която те си говорят.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Це - слово, за допомогою якого вона спілкується.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Это слово, которым она разговаривает.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.זוהי המילה באמצעותה הוא מדבר.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.هذه هي الكلمة التي تتكلم بها
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.そこで私たちは別の細菌を調べ始め
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Ar fi aproape imposibil să ții aceste femei departe de autostrăzi," spune Fisher.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher.„Dalo by zabrat dostat tyto ženy ze silnice,“ uzavírá novinářka.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Es wäre ein großer Aufwand diese Frauen von der Straße zu holen", sagt Fisher.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Il en faudrait beaucoup pour que ces filles renoncent à la route" conclut Amanda.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Tomaría muchísimo mantener a estas mujeres alejadas de la carretera," dice Fisher.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Этих женщин нелегко заставить свернуть с пути," - говорит Фишер.
Bu kocaman bir fıstık.Aia chiar este o aluna mare.
Bu kocaman bir fıstık.Az egy nagy mogyoró.
Bu kocaman bir fıstık.Dat is één gigantische pindanoot.
Bu kocaman bir fıstık.Det är en mycket stor jordnöt.
Bu kocaman bir fıstık.Die ist eine große Erdnuss.
Bu kocaman bir fıstık.Ese es un cacahuate grande.
Bu kocaman bir fıstık.É um amendoim muito grande.
Bu kocaman bir fıstık.Hạt lạc như thế thật là to.
Bu kocaman bir fıstık.Itu adalah kacang yang sangat besar.
Bu kocaman bir fıstık.Jeden duży orzech.
Bu kocaman bir fıstık.정말로 큰 땅콩이죠. 아인슈타인이 새인만큼
Bu kocaman bir fıstık.Sarebbe una nocciolina bella grossa.
Bu kocaman bir fıstık.To je teda ale obrovský orech.
Bu kocaman bir fıstık.Πολύ μεγάλο φιστίκι.
Bu kocaman bir fıstık.Оце був би арахіс!
Bu kocaman bir fıstık.Това е един голям фъстък.
Bu kocaman bir fıstık.Это был бы всем орехам орех.
Bu kocaman bir fıstık.זה חתיכת בוטן ענק. כיוון שאינשטיין היא ציפור,
Bu kocaman bir fıstık.تلك حبة فول سوداني كبيرة. وحيث ان آينشتاين هي طائر،
Bu kocaman bir fıstık.飛ぶものに興味があります
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.De lever där inne, i så stort antal att molekylen finns där, och de producerar ljus.
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.Elas vivem ali, em grande número, de forma que há muitas moléculas e elas produzem luz.
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.La molecola pure è numerosa e quindi i batteri emettono luce
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.la molécula está allí, y están generando luz.
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.이 곳이 Vibrio ficheri 세포가 사는 집입니다. 여기에 많은 수의 세포가 거주하며 분자를 방출해 발광합니다.
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.Vibrio fischeri lebt dort in hoch konzentrierter Zellanzahl. Das Molekül ist vorhanden und sie machen Licht.
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.Žijí tam ve vysokých počtech, ta molekula je tam taky a ony svítí.
Bu lobların içinde Vibro fischeri hücreleri yaşıyor ve çok sayıda olduklarından ışık üretiyorlar.Ζουν εκεί μέσα, σε μεγάλους κυτταρικούς πληθυσμούς το μόριο βρίσκεται εκεί και παράγουν φως.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod