Ana içeriğe geç
Sözlük

fıs fıs ile cümle

fıs fıs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.In mene je skrivoma došla beseda, uho moje je ujelo njeno šepetanje;
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Ja minulle tuli salaa sana, korvani kuuli kuiskauksen,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.무슨 말씀이 내게 가만히 임하고 그 가는 소리가 내 귀에 들렸었나니
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Men till mig smög sakta ett ord, mitt öra förnam det likasom en viskning,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Nadto doszło mię słowo potajemnie, i pojęło ucho moje cokolwiek z niego.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Nebo i tajně doneslo se mne slovo, a pochopilo ucho mé něco maličko toho.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Og til mig stjal sig et ord; det lød for mitt øre som en hvisken,
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Ora, uma palavra se me disse em segredo, e os meus ouvidos perceberam um sussurro dela.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Pernah suatu wahyu sampai kepadaku, bagaikan bisikan halus dalam telingaku
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Szó lopódzék hozzám, s valami nesz üté meg abból fülemet.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Un cuvînt s'a furişat pînă la mine, şi urechea mea i -a prins sunetele uşoare.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Und zu mir ist gekommen ein heimlich Wort, und mein Ohr hat ein Wörtlein davon empfangen.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Une parole est arrivée furtivement jusqu`à moi, Et mon oreille en a recueilli les sons légers.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Un mensaje me ha sido traído en secreto, y mi oído ha percibido un susurro de ello
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Και λογος ηλθεν επ' εμε κρυφιως, και το ωτιον μου ελαβε τι παρ' αυτου.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.И вот, ко мне тайно принеслось слово, и ухо мое приняло нечто от него.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.Тайно достига до мене едно нещо, И ухото ми долови един шепот от него:
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.ואלי דבר יגנב ותקח אזני שמץ מנהו׃
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.ثم اليّ تسللت كلمة فقبلت اذني منها ركزا.
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.我 暗 暗 地 得 了 默 示 、 我 耳 朵 也 聽 其 細 微 的 聲 音
‹‹Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.我 暗暗地 得了 默示 、 我 耳朵 也 聽 其 細微 的 聲音
Bir varlığın bir eylemi, bir bedenin örtüsüdür. Bir Asır, Bir Gün ve Ölüm. Ölümün Fısıltı yenilendi.Existence je jedno dějství, tělo je kus oděvu, století je jeden den, a smrt, smrt je dechem obnovy.
Biz ikili fisyon diyoruz.Lo llamamos fisión binaria.
Biz ikili fisyon diyoruz.Man nennt es einfach Spaltung
Biz ikili fisyon diyoruz.Nazywamy to "podziałem podwójnym".
Biz ikili fisyon diyoruz.We noemen het 'binaire fission'.
Biz ikili fisyon diyoruz.Мітоз - це спосіб поділу ядра.
Biz ikili fisyon diyoruz.קוראים לזה רבייה א-מינית
Biz ikili fisyon diyoruz.من الممكن ان نطلق عليه انشطار ثنائي
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."C'est notre or français", murmura le directeur.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Det är vår franska guld", viskade direktören.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Det er vores franske guld," hviskede direktøren.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."E 'il nostro oro francese," sussurrò il regista.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."É o nosso ouro francês", sussurrou o diretor.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Es ist unser Französisch Gold", flüsterte der Direktor.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Es nuestro oro francés", susurró el director.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Este aur nostri francezi", şopti directorul.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Ez a mi francia arany", suttogta az igazgató.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Het is onze Franse goud," fluisterde de directeur.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Ini adalah emas Prancis kami," bisik direktur.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Je to naša francúzskej zlato," zašepkal riaditeľ.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Je to naše francouzské zlato," zašeptal ředitel.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."이것은 우리의 프랑스 금이다"감독이 속삭였다.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Se on meidän ranskalainen kulta", kuiskasi johtaja.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı.Thì thầm: "Nó là vàng Pháp của chúng tôi," giám đốc.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."To je naš francoski zlato," je zašepetal direktor.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."To jest nasz francuski złota," szepnęła dyrektor.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Είναι γαλλική χρυσό μας", ψιθύρισε ο σκηνοθέτης.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Това е нашият френски злато", прошепна директор.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Це наше французьке золото", прошепотів директор.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."Это наше французское золото", прошептал директор.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."זה זהב הצרפתי שלנו," לחש הבמאי.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."انه ذهب لدينا الفرنسية ،" همست المدير.
"Bizim Fransız altın," diye fısıldadı."我々は試みがそれに基づいてなされるかもしれないいくつかの警告があった。"
-Bölüm 3. Fışkırtan balina-Inn.-Kapitel 3. Die Spouter-Inn.
-Bölüm 3. Fışkırtan balina-Inn.الفصل - 3. و. الثرثار ، نزل
-Bölüm 3. Fışkırtan balina-Inn.その捕鯨船 - イン切妻エンドを入力するときは、散在し、広く、低いで自分自身を発見
Böylece Musa İsraillilere Fısıh kurbanını kesmelerini söyledi.Da sagde Moses til Israeliterne, at de skulde fejre Påsken;
Böylece Musa İsraillilere Fısıh kurbanını kesmelerini söyledi.Da talte Moses til Israels barn og sa at de skulde holde påske.
Böylece Musa İsraillilere Fısıh kurbanını kesmelerini söyledi.Disse, pois, Moisés aos filhos de Israel que celebrassem a páscoa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod