Ana içeriğe geç
Sözlük

fıs fıs ile cümle

fıs fıs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen makinenizi kapatmayın ya da fişini çekmeyin.Please do not power off or unplug your machine.
Fişi çekin.Disconnect the plug.
Bir polarize fişin biri diğerinden daha geniş olan iki ağzı vardır.A polarized plug has two blades with one wider than the other.
AC güç kablosunun fişine ıslak ellerle dokunmayın.Do not touch the plug of the AC power cord with wet hands.
Fiş kirlenirse, takmadan önce kuru bir bezle silin.If the plug becomes dirty, wipe it off with a dry cloth before connecting.
Dün havai fişek fabrikasında bir patlama oldu.Yesterday, an explosion occurred at the fireworks factory.
"Evet!", o, kulağıma büyüleyici sesiyle fısıldadı."Yes!", he whispered in my ear with his charming voice.
Ben sık sık krakerler üzerinde fıstık ezmesi yerim.I often eat peanut butter on crackers.
Yer fıstıklarımı kim yiyor?Who's been eating my peanuts?
Tom fişi Mary'ye verdi ve onu cüzdanına koymasını söyledi.Tom gave Mary the receipt and told her to put it in her purse.
Tom'un gerçekten istediği bir fıstık ezmeli sandviçti.What Tom really wanted was a peanut butter sandwich.
Fıstık yiyemem.I can't eat peanuts.
İçinde yer fıstığı olan herhangi bir şeyi Tom'un yemesine izin veremezsin.You can't let Tom eat anything that has peanuts in it.
Badem değil kaju fıstığı istiyorum.I want cashews, not almonds.
Neden herkes fısıldıyor?Why's everyone whispering?
Tom fısıldıyor.Tom is muttering.
Fişi çek.Pull the plug.
Tom ve Mary'nin fısıldaşdığını duydum.I heard Tom and Mary whispering.
Siz beylerin fısıldadığını duydum.I heard you guys whispering.
Tom'un niçin fısıldadığını bilmiyorum.I don't know why Tom is whispering.
Bademi severim ama fıstığı değil.I like almonds, but not peanuts.
Fişi henüz çekme.Don't pull the plug yet.
Tom ve Mary kapının hemen dışında duruyorlardı, birbirlerine fısıldıyorlardı.Tom and Mary were standing just outside the door, whispering to each other.
Fişekler ısı arayan füzeleri önlemek için kullanılır.Flares are used to avoid heat-seeking missiles.
Fransızca kelimeler öğrenmek için okuma fişleri kullanırım.I use flashcards to study French vocabulary.
Bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yedim.I had a peanut butter and jelly sandwich.
Tom elektrikli süpürgenin fişini taktı ve odayı temizlemeye başladı.Tom plugged in the vacuum cleaner and started vacuuming the room.
Tom bir fıstık ezmesi ve jöle sandviç yaptı.Tom made a peanut butter and jelly sandwich.
Birisi çamaşır makinesinin fişini çekti.Someone has unplugged the washing machine.
Tom fişi duvardan çekti.Tom yanked the plug from the wall.
Yer fıstığına şiddetle alerjim var.I'm severely allergic to peanuts.
Yer fıstığına çok alerjim var.I'm very allergic to peanuts.
Televizyonun fişi takılı değil.The TV isn't plugged in.
Yer fıstığına alerjim var.I'm allergic to peanuts.
Bir fişin var mı?Do you have a voucher?
Televizyonun fişini kim çekti?Who unplugged the TV?
Fişeğimiz kalmadı.We're out of bullets.
Buyurun fişiniz.Here is your receipt.
Havai fişek gösterisi fırtına nedeniyle 30 dakika sonra askıya alındı.The fireworks show was suspended after 30 minutes due to the thunderstorm.
Tom fıskiyeyi kapattı.Tom turned off the sprinkler.
Tom gitarının fişini çekti.Tom unplugged his guitar.
Neden fısıldıyorsun?Why are you whispering?
Neden fısıldaşıyorsunuz?Why are you whispering?
Biz neden fısıldıyoruz?Why are we whispering?
Yer fıstığı ezmesinden usandığını söylediğini düşünüyordum.I thought you said you were sick of peanut butter.
Ona fısıldadı: "Seni seviyorum".He whispered to him: " I love you ".
Tom yüksek bir fısıltıyla konuştu.Tom spoke in a loud whisper.
Tom şampuan şişesini aldı ve eline biraz fışkırttı.Tom picked up the bottle of shampoo and squirted some in his hand.
Bir fıstık ezmeli sandviçte kaç kalori var?How many calories is a peanut butter sandwich?
Ben dışarı çıkıp havai fişekleri izleyeceğim.I'll go out and see the fireworks.
Fıstığa allejin olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were allergic to peanuts.
Tom Mary'ye bir şey fısıldıyor.Tom is whispering something to Mary.
Tom Mary'ye doğru eğildi ve bir şeyler fısıldadı.Tom leaned toward Mary and whispered something.
Tom fişi prize taktı.Tom pushed the plug into the socket.
Tom tost makinesinin fişini çekti ve onu bir kutuya koydu.Tom unplugged the toaster and put it in a box.
Tom Mary'ye doğru yürüdü ve kulağına fısıldadı.Tom walked over to Mary and whispered in her ear.
Tom Mary'nin kulağına fısıldadı.Tom whispered in Mary's ear.
Tom Mary'ye hafifçe fısıldadı.Tom whispered softly to Mary.
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o, başını salladı.Tom whispered something in Mary's ear and she nodded.
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o gülümsedi.Tom whispered something into Mary's ear and she smiled.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod