fırtınalı ile cümle

fırtınalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gök Gürültülü Fırtınalı Hafif Yağmurlu Dolulu Sis/ Pusweather conditionThunderstorm Light Rain Hail Fog/ Mist
Gök Gürültülü Fırtınalı Hafif Yağmurlu Dolulu Hafif Sisweather conditionThunderstorm Light Rain Hail Haze
Gök Gürültülü Fırtınalı Hafif Yağmurlu Hafif Sisweather conditionThunderstorm Light Rain Haze
Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionThunderstorm Rain
Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmurlu Sis/ Pusweather conditionThunderstorm Rain Fog/ Mist
Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmurlu Dolulu Sis/ Pusweather conditionThunderstorm Rain Hail Fog/ Mist
Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmurlu Küçük Dolu/ Kar Taneleriweather conditionThunderstorm Rain Small Hail/ Snow Pellets
Görüş Alanı İçinde Gök Gürültülü Fırtınalı Sağanakweather conditionThunderstorm Showers in Vicinity
Görüş Alanı içinde Gök Gürültülü Fırtınalı Sağanaklı Doluweather conditionThunderstorm Showers in Vicinity Hail
Gök Gürültülü Fırtınalı Küçük Dolu/ Kar Taneleriweather conditionThunderstorm Small Hail/ Snow Pellets
Gök Gürültülü Fırtınalı Kar yağışıweather conditionThunderstorm Snow
Makedon siyasetçiler için fırtınalı bir yazA stormy summer for Macedonian politics
Fırtınalı Havada Scheveningen SahiliBeach at Scheveningen in Stormy Weather
Tom Tromey Ian Lance Taylor Peter T. Brown (Veznedar) Fırtınalı PetersTom Tromey Ian Lance Taylor Peter T. Brown (Treasurer) Stormy Peters
1810'da fırtınalı bir gecede, aile reisi John McKay ve hasmı James Canfield birbirlerini öldürür.One stormy night in 1810, family patriarch John McKay and his rival James Canfield kill each other.
Ali ve babası fırtınalı bir ilişki paylaşmıştır.Ali and his father shared a tempestuous relationship.
Fırtınalı bir kış gecesi, Leandros Hero'nun kulesinin tepesinde meşaleyi gördü.One stormy winter night, Leander saw the torch at the top of Hero's tower.
Amun'a yazılan bir ilahi, O'nun fırtınalı denizleri nasıl sakinleştirmesini anlatır:A Leiden hymn to Amun describes how he calms stormy seas for the troubled sailor:
Karanlık ve fırtınalı bir geceydi.Es war eine dunkle und stürmische Nacht.
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.Durch Unwetter verschwindet das Wahrzeichen des Wettersteins.
Tropik ormanlardan, karlı ve fırtınalı dağlara kadar her yerde görev alıyorsunuz.Seine Lebensräume reichen von Tropenwäldern bis zu Steppen und Gebirgen.
Umarım bu fırtınalı havalar daha fazla sürmez.J'espère que ce temps orageux ne va pas se prolonger.
Soğuk bir kış fırtınalı gece bir prens kaleye çirkin eski dilenci kadını bombus.Par une froide nuit d'hiver, une vieille femme laide frappe à la porte du château d'un prince.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.Une nuit de tempête, Metzengerstein part avec le cheval dans la forêt.
Fırtınalı havalarda Hamamaltı ve İbrice limanları gemiler için önemli birer sığınaktır.Dans les milieux subarctiques et boréaux les glaces flottantes sont un agent perturbateur important.
Tropik ormanlardan, karlı ve fırtınalı dağlara kadar her yerde görev alıyorsunuz.Ces rapaces occupent tous les milieux, depuis les toundras jusqu'aux déserts et aux forêts tropicales.
Fırtınalı bir gecede, (5 Kasım günü) el yapımı napalm bombasını patlatır ve hücresinden kaçar.En una noche tormentosa (el 5 de noviembre), detonó su bomba casera y escapó de su celda.
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.Se observaba que al tormenta se encontraba desorganizada.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.Sembravano avere avuto un matrimonio solido.
Yılda fırtınalı gün sayısı ortalama 9,2' dir.Дни полного штиля составляют в среднем на 9,2 % в год.
Gemiler fırtınalı, sisli havaları genellikle tercih ediyor ve böylece Yunan gemilerine yakalanmıyordu.كانت السفن تفضل الطقس ذات الضباب و العواصف حتي لا تنكشف من قبل السفن اليوناية.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.Haar ouders hadden een turbulent huwelijk.
1918'de sanat tarihçisi Luise Straus ile fırtınalı ve kısa sürecek bir evliliğe başladı.In 1918 trouwde hij de kunsthistorica Luise Straus.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.Podczas nocnej jazdy zamek Metzengersteina ogarnia pożar.
Şimşeklerle dolu fırtınalı bir gecede büyükbaba ölür.W czasie podróży dziadek umiera.
Denizin köpüklü oluşu fırtınalı zamanlara uyar.Czas to ocean podczas burzy.
Yılda fırtınalı gün sayısı ortalama 9,2' dir.Okresy ciszy w skali roku stanowią średnio 9,2%.
Soğuk bir kış fırtınalı gece bir prens kaleye çirkin eski dilenci kadını bombus.En kall stormig vinternatt stapplar en gammal ful tiggarkvinna upp till en prins slott.
İkinci eşi aktris Elizabeth Taylor'la olan fırtınalı evliliği sürekli olarak kamuoyunun ilgisini çekti.Hans två stormiga äktenskap med Elizabeth Taylor blev också omtalade.
Yılda fırtınalı gün sayısı ortalama 9,2' dir.Perioder av stiltje under året ligger genomsnittligt på 9,2%.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.În timpul unei plimbări dintr-o noapte furtunoasă, castelul Metzengerstein ia foc.
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.Sää oli katoamisen aikaan myrskyinen.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.Kahden vahvan persoonan avioliitosta tuli myrskyisä.
Karanlık ve fırtınalı bir geceydi.Oli synkkä ja myrskyinen yö.
1879’un başlarında, O Noapte Furtunoasa (Bir Fırtınalı Gece), ilk defa Milli Tiyatro’da sahneye konmuştu.Στις αρχές Ιανουαρίου του 1879 το O noapte furtunoasă πρωτοανέβηκε από το Εθνικό Θέατρο της Ρουμανίας.
Ardından fırtınalı bir havada gemisini Marsilya’ya getirmeyi başarır.Herefter tager han flugten med flyvebåd til Sverige.
Yılda fırtınalı gün sayısı ortalama 9,2' dir.Det gjennomsnittlige antallet tornadoer per år er 139.
Soğuk bir kış fırtınalı gece bir prens kaleye çirkin eski dilenci kadını bombus.寒い冬の夜、物乞いの老女が若い王子所有の壮麗な城にやってくる。
1967'nin sonunda Brigitte Bardot ile kısa ama fırtınalı bir iş ve aşk ilişkisi yaşadı.1967年末,他与碧姬·芭杜有一段简短而热烈的恋情,为芭杜制作了歌曲和专辑。
Kalktığı sırada havanın fırtınalı olduğu açıklandı.事故發生時,天氣為暴風雨。
Fırtınalı günlerin sayısı eylül ayından başlayarak artış gösterir.השלגים הראשונים מתחילים לרדת בספטמבר.
1879’un başlarında, O Noapte Furtunoasa (Bir Fırtınalı Gece), ilk defa Milli Tiyatro’da sahneye konmuştu.1818. - Austrija: prvi put izvedena skladba "Tiha noć".
Yılda fırtınalı gün sayısı ortalama 9,2' dir.V tem mesecu je padavin v povprečju 9,3 dni.
Ama fırtınalı bir 1942 gecesinde şansları degisti.Ale szczęście odwróciło się od nich pewnej śnieżnej nocy w 1942.
Ama fırtınalı bir 1942 gecesinde şansları degisti.Maar een stormachtige nacht in 1942 veranderde hun geluk.
Ama fırtınalı bir 1942 gecesinde şansları degisti.Tapi pada suatu malam hujan badai pada tahun 1942, merubah keberuntungan mereka.
Ama fırtınalı bir 1942 gecesinde şansları degisti.Όμως μια νύχτα με καταιγίδες το 1942 άλλαξε την τύχη τους.
Ama fırtınalı bir 1942 gecesinde şansları degisti.لكن في عام 1942 غيرت ليلة عاصفة من حظهم
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Agora, Veneza, como sabem, tem uma relação tempestuosa com o mar, e está construída sobre estacas de madeira.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Benátky, jak jistě víte, mají bouřlivý vztah s mořem, vyrůstají z něj na dřevěných pilířích.

İlgili Sayfalar