fırtınalı ile cümle

fırtınalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionTemporale leggero e pioggiaweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionTemporale leggeroweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditiontormenta eléctrica ligeraweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionTormenta eléctrica pequeña con lluviaweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionлека гръмотевична буряweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionнезначна грозова зливаweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionНезначна грозова зливаweather condition
Hafif Gök Gürültülü Fırtınalı Yağmur yağışıweather conditionסופות רעמים קלות גשםweather condition
Hiçbirşey ters gitmeyecekmiş gibi görünüyordu Ama fırtınalı bir 1942 gecesinde şansları degisti.'Bem, eu tento meu melhor.'
Hikayeye başlayalım. Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Het verhaal begint op een donkere en stormachtige avond - echt - het was de 10e juli 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.어느 어둡고 비바람치던 밤 - 정말로 그랬어요! - 때는 1856년 7월 10일이었죠.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.1856年7月10日のこと 稲妻が夜空を照らす中 -
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Det var en mørk og stormfuld aften -- virkelig! -- det var den 10. juli 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Egy sötét és viharos éjjelen -- tényleg! -- 1856. július 10-én történt.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Era una notte buia e tempestosa -- davvero! -- era il 10 luglio del 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.In einer dunklen, stürmischen Nacht - wirklich! - es war der 10. Juli 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Într-o noapte întunecată şi furtunoasă - chiar aşa! - era în 10 Iulie 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Jedné temné a bouřlivé noci -- je to tak! -- bylo to 10. června 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Nekega temnega in nevihtnega večera -- resnično! -- se je pisalo 10. julija 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Numa noite escura e tempestuosa - mesmo! - no dia 10 de julho de 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Pada malam yang gelap dan penuh badai -- sungguh! -- tanggal 10 Juli 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Par une nuit sombre et orageuse, vraiment ! C'était le 10 juillet 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Vào một đêm tối tăm và giông bão -- thật đó! -- Đó là vào ngày 10 tháng 7 năm 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.Μια σκοτεινή και θυελλώδη νύχτα --πράγματι!-- ήταν 10 Ιουλίου 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.В една тъмна и буреносна нощ - наистина! - беше 10-и юли, 1856 г.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.В тёмную-тёмную грозовую ночь... Правда! Дело было 10 июля 1856 года.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.У темну та штормову ніч - справді! - це було 10 липня 1856 року.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.בלילה חשוך וסוער.... באמת!... זה היה ב-10 ביולי, 1856.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.في ليلة مظلمة وعاصفة -- حقاً! -- في ليلة العاشر من يوليو عام 1856 .
Lokum ona, kimin, fırtınalı denizlerde billows tüm dalgaları mafya Çağlar bu emin Keel sallamak olamaz.기쁨 그에게이며, 누구의 거친 바다의 billows의 모든 파도 군중 시대의 확신 용골부터 흔들 수 없다.
Lokum ona, kimin, fırtınalı denizlerde billows tüm dalgaları mafya Çağlar bu emin Keel sallamak olamaz.Delight je pre neho, koho všetci vlny vlnách morí na búrlivý Dav sa nikdy triasť, či z tohto Keel vekov.
Lokum ona, kimin, fırtınalı denizlerde billows tüm dalgaları mafya Çağlar bu emin Keel sallamak olamaz.Delight je pro něj, koho všichni vlny vlnách moří na bouřlivý Dav se nikdy třást, zda z tohoto Keel věků.
Lokum ona, kimin, fırtınalı denizlerde billows tüm dalgaları mafya Çağlar bu emin Keel sallamak olamaz.רחת הוא לו, מי כל הגלים של נחשולי הים של קולני ההמון לא יכול להתנער מן קיל זה בטוח הדורות.
Lokum ona, kimin, fırtınalı denizlerde billows tüm dalgaları mafya Çağlar bu emin Keel sallamak olamaz.فرحة هو عليه ، كل منهم موجات من عباب البحار من عاصف الغوغاء يمكن أبدا التخلص من هذا عارضة متأكدا من العصور.
Lokum ona, kimin, fırtınalı denizlerde billows tüm dalgaları mafya Çağlar bu emin Keel sallamak olamaz.暴徒は、中世のこのことを確認キールから振ることはありません。 と永遠の喜びと美味しさは言うことができる、彼を置くために来る人、彼のようになります
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""A csendes múlt dogmái, alkalmatlanok a viharos jelen számára.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir."De dogma's van het stille verleden zijn ontoereikend voor het stormachtige heden.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir."De trossats av det tysta förflutna är otillräckliga för den stormiga nutiden.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Die Dogmen der ruhigen Vergangenheit sind für die stürmische Gegenwart unzureichend.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogma-dogma dari masa lalu yang tentram tidaklah lagi memadai untuk masa sekarang yang berangin kencang.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmata klidné minulosti neodpovídají bouřlivé přítomnosti.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmele trecutului tăcut sunt neadecvate în faţa prezentului furtunos.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmerne fra den stille fortid er utilstrækkelige til den stormfulde nutid.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogme tihe preteklosti niso kos razburkani sedanjosti.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmy kľudnej minulosti sú nepostačujúce búrlivej súčasnosti.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""I dogmi del tranquillo passato sono inadeguati al burrascoso presente.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""평온했던 과거의 교리는 격변하는 오늘날엔 부족함이 있습니다.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Les dogmes du passé serein sont inadéquats pour le présent tempétueux.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Los dogmas del pasado silencioso son inadecuados para el presente tempestuoso.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir."Những lề thói của quá khứ bình lặng không còn phù hợp với hiện tại đầy sóng gió.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Tyynen ja rauhaisan menneisyytemme opit ovat nykyajan myrskyissä riittämättömiä.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Τα δόγματα του ήρεμου παρελθόντος είναι ανεπαρκή στο καταιγιστικό παρόν.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Догмите на тихото минало са неадекватни на бурното настояще.♪

İlgili Sayfalar