fırtınada ile cümle

fırtınada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1890 - Louisville, Kentucky'de çıkan fırtınada 76 kişi öldü, 200 kişi de yaralandı.March 27 – A tornado strikes Louisville, Kentucky, killing 76 people and injuring 200.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.The city was affected by heavy flooding in 2013.
Evet, fırtınadaki bir ağaç gibi.Yes, like a tree right in front of a typhoon.
Bazı analistler IMF'yi Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik fırtınada bir liman olarak görüyorlar.Some analysts see the IMF as a port for Turkey in the economic storm.
Fırtınadan sonrası durgunlukCalm after the storm
Sadece geçici olsa bile, bize hatırlatıyor, aşk fırtınadan bir sığınak yapabiliyor.”[5]Even if it’s only temporary, she reminds us, love can build shelter from the storm."[18]
Fırtınadan sonra Massachusetts, Fort Devens'te araba kısmen kazıldıPartially dug out car at Fort Devens, Massachusetts, after the storm
Yalnızca bir fırtınada, İskoçya'nın doğu kıyılarında yetmiş gemi kayboldu.In one storm alone, seventy ships were lost off the east coast of Scotland.
“Korkunç bir fırtınada geri dönmemiz beş saatimizi aldı!"We took five hours in an awful gale to come back!
Fırtınadan sonra deniz tekrar sakinleşti.Nach dem Sturm wurde das Meer wieder ruhig.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.Im April 2011 wurde die Stadt durch einen Hurrikan schwer beschädigt.
Diğer yandan Magnesia sahillerindeki fırtınada gemilerin yaklaşık üçte birinin kaybedildiğini bildirmektedir.In der folgenden Nacht verloren die Mongolen durch einen Sturm etwa ein Drittel der Flotte.
Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.Durch die Umgestaltung gingen im Hauptschiff 200 Sitzplätze verloren.
Geçen gece anten, fırtınadan kırıldı.L'antenne de télé a été cassée par l'orage la nuit dernière.
Fırtınadan korkuyorum.J'ai peur de l'orage.
Maç fırtınadan dolayı kesildi.Le match a été interrompu à cause de l'orage.
Sycorax, Shakespeare'in oyunu Fırtınadaki cadnın adıdır.Sycorax est le nom de la sorcière dans la pièce de Shakespeare : La Tempête.
Unna'daki bir fırtınada meydana gelen bir şimşek.Un vent d'humiliation souffla cet après-midi là sur Imola.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Selon Hérodote, 300 navires et plus de 20 000 hommes sont perdus.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Certains individus atteints d'astraphobie tenteront de se surprotéger du tonnerre.
Büyük bir ağaç fırtınada devrildi.Un gran árbol fue tumbado por la tormenta.
Çatı fırtınadan zarar görmüştü.El techo estaba dañado por la tormenta.
Fırtınadan dolayı evde kalmak zorunda kaldık.Abbiamo dovuto restare in casa per via della tempesta.
Fırtınadan dolayı dışarı çıkamadık.Non potemmo uscire a causa della tempesta.
Çatı fırtınadan zarar görmüştü.Крыша была повреждена штормом.
Bu fırtınadan önceki sessizliktir.Это затишье перед бурей.
Kehanetin dizeleri şöyledir: Yedi melez çağrıya yanıt verecek, Dünya fırtınada ya da ateşte yok olacak.Примерная формулировка: На зов ответят семь полукровок, В огне и буре мир гибнет снова.
Fakat işgal başarısızlıkla sonuçlandı ve Bizans filosunun yarısı dönüş yolunda fırtınada yok oldu.Набег, однако, провалился, и византийцы потеряли половину флота на обратном пути во время шторма.
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.Моряки также призывают его на помощь во время шторма.
Unna'daki bir fırtınada meydana gelen bir şimşek.Попал в шторм на Онеге.
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.وقيل أن تكون حذرة للغاية في العاصفة البحارة.
Fakat işgal başarısızlıkla sonuçlandı ve Bizans filosunun yarısı dönüş yolunda fırtınada yok oldu.Contudo, a invasão fracassou e os bizantinos perderam metade da sua frota numa tempestade durante o regresso.
Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.A tempestade deixou dezenas de barcos desaparecidos.
Burada İbn Battuta bir camiyi ziyaret ederken çıkan bir fırtınada sefer gemilerinden ikisi battı.Tudo indica que após uma tempestade no barco, separaram-se.
Ancak yoğun fırtınadan dolayı çıkış yasaklanmıştır.Devido a uma forte tempestade são obrigados a abortar a missão.
Bu fırtınadan önceki sessizliktir.Dat is de stilte voor de storm.
1962 - Hamburg'da çıkan fırtınada, 300'den fazla kişi öldü.1962 – W Hamburgu w wyniku powodzi wywołanej sztormem na Morzu Północnym zginęło ponad 300 osób.
Fakat işgal başarısızlıkla sonuçlandı ve Bizans filosunun yarısı dönüş yolunda fırtınada yok oldu.Набіг, однак, провалився й візантійці втратили половину флоту зворотною дорогою під час шторму.
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.Люди дуже боялись потрапити у шторм.
Fırtınadan korkuyorum.Я боюся грози.
Thaisa kocası Perikles'in fırtınada kaybolup öldüğünü sanıp Diana tapınağı rahibesi olur.Thaisa má ovšem za to, že Perikles zemřel v bouři, a stává se kněžkou bohyně Diany.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Mulți oameni care au astrafobie, vor căuta adăpost suplimentar ]n timpul furtunii.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.A fost deteriorat de o furtună puternică în 2011.
Fırtınadan dolayı, gemi limandan ayrılamadı.Din cauza furtunii, nava nu a putut părăsi portul.
Fırtınadan dolayı elektriğimiz kesildi.Energia electrică ne-a fost tăiată din cauza furtunii.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Herodotoksen mukaan Mardonios menetti 300 laivaa ja 20 000 miestä.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Epidaurumilaiset lähtivät etsimään turvallisempaa asuinpaikkaa.
Fırtınadan dolayı deniz haşindi.Myrskyn vuoksi merenkäynti oli kovaa.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Σύμφωνα με τον Ηρόδοτο, οι Πέρσες έχασαν 300 πλοία και 20.000 άντρες.
Eğriboz açıklarındaki fırtınada da 200 gemi daha kaybedilmiştir.Αν και οι φλόγες κατασβέστηκαν, το πλοίο υπέστη πάνω από 200 απώλειες.
Ancak filo dönüş yolunda yakalandığı bir fırtınada tümüyle battı.Ωστόσο, όλοι πέθαναν, σε θυελλώδη καταιγίδα επιστρέφοντας από την κορυφή.
Owen fırtınada hasar alan hastane için kolları sıvar.Brown døde af en infektion i forbindelse med en dialyse på Sygehus Vendsyssel.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.I henhold til Herodot mistet perserne 300 skip og 20 000 menn.
En kötü fırtınada veya hapiste dahi mücadele edip hiç umudunu kaybetmedi.Khi cơ may thắng lợi trong cuộc chiến mất đi hoặc còn mong manh thì không còn có thể làm gì được nữa.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Nhiều người mắc hội chứng sợ sấm sét sẽ tìm nhiều nơi trú ẩn từ cơn bão.
Okul, 8 öğrencinin öldüğü şiddetli bir fırtınadan sonra zarar görmüştür.雪崩の直撃を受けた生徒、教員合計8名が死亡。
Denizcilere fırtınada çok dikkatli olmaları söylendi.船乗りからは大変恐れられている波である。
Herkese, en şiddetli fırtınada bile fener içinde kalmak istediğini söylüyordu.ストーリー 忍の里で最強と言われたくノ一がいた。
En kötü fırtınada veya hapiste dahi mücadele edip hiç umudunu kaybetmedi.東風と戦った際は戦闘シーン無しで負けるなど、実力はさほどでもない。
Herkese, en şiddetli fırtınada bile fener içinde kalmak istediğini söylüyordu.일제 강점기에 조선귀족 가운데서도 가장 부유하게 살았다는 말이 전해진다.

İlgili Sayfalar