fırtına ile cümle

fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Düşük Gökgürültülü Fırtına İhtimaliDegree, unit symbolPetites chances d'oragesDegree, unit symbol
Düşük Gökgürültülü Fırtına İhtimaliDegree, unit symbolPiccola possibilità di temporaliDegree, unit symbol
Düşük Gökgürültülü Fırtına İhtimaliDegree, unit symbolSlabá možnost bouřek
Düşük Gökgürültülü Fırtına İhtimaliDegree, unit symbolМалка вероятност за гръмотевични бури
Düşük Gökgürültülü Fırtına İhtimaliDegree, unit symbolНевелика ймовірність грозиDegree, unit symbol
Düşük Gökgürültülü Fırtına İhtimaliDegree, unit symbolסיכוי נמוך לסופות רעמים
Edward Munch'ün 'Fırtına' isimli, 1893 tarihli tablosuna bakıyoruz.Jsme v Muzeu moderních umění a díváme se na Bouři od Edvarda Muncha z roku 1893.
Edward Munch'ün 'Fırtına' isimli, 1893 tarihli tablosuna bakıyoruz.(Ж1) Перед нами - картина Эдварда Мунка "Буря", 1893 г.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Eén van de grootste vijanden zijn de stormen.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Egyike a legnagyobb ellenségeinek a vihar.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Jedním z největších nepřátel jsou bouře.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Jedným z najväčších nepriateľov sú búrky.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Jednym z największych wrogów są sztormy.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.가장 큰 적 중 하나는 바로 폭풍입니다.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Một trong những kẻ thù lớn nhất chính là các trận bão.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Salah satu musuh terbesar adalah badai.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Stürme zählen zu den größten Feinden.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Um dos maiores inimigos são as tempestades.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Un alt dușman îl reprezintă furtunile.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Un de leurs principaux ennemis est la tempête.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Uno dei più grandi nemici sono le tempeste.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Uno de los enemigos más grandes son las tormentas.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Ένας από τους μεγαλύτερους εχθρούς είναι οι καταιγίδες.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Един от най-големите врагове са бурите.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Одни из главных врагов — это штормы.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.אחד מהאוייבים הגדולים שלה הן הסערות.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.أحد أكبر الأعداء هي العواصف
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.これはアニマレス ペシピエールの鼻の一部です
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.Du plus petit courant d'air aux puissantes forces des orages. Il y a 44 éclairs à la seconde autour du globe.
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.신기술의 영역은 실같는 한줄기의 바람으로 부터 강력한 폭풍속의 번개까지 미칩니다. 전세계를 통해
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.Od nejjemnějšího závanu vzduchu až k mocným silám bouří v přírodě. Po celém světě udeří za sekundu 44 blesků.
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.От лёгкого дуновения ветерка перейдём к порывам шторма. Каждую секунду в мире ударяет 44 молнии.
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.ממשב רוח הכי קטן לכוחות החזקים של סופות הטבע. ישנם 44 ברקים בשנייה
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.ومن أصغر نسمة هواء الى أعتى قوى عواصف الطبيعة. هنالك 44 صواعق رعدية في الثانية الواحدة
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.自然の嵐の強い力にまで及びます 地球上では毎秒44回の 雷が発生しています
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.A mais maciça e perfeita tempestade de tsunami está sobre nós.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Badai terhebat tsunami yang dahsyat mengancam kita.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Cel mai mare tsunami, furtuna desăvârșită se abate asupra noastră.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Den allra största perfekta tsunami-stormen är på väg att slå till mot oss.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.El más grande y perfecto tsunami se cierne sobre nosotros.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.가장 큰 쓰나미와 같은 최악의 상황이 돌진해오고 있습니다.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.La più imponente tempesta perfetta sta avanzando verso di noi.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.La tempête la plus massive et parfaite est en train de foncer sur nous.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Massiivisin tsunami, täydellinen myrsky uhkaa meitä.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Masszív "viharzóna" -- "tökéletes vihar" -- közeledik felénk.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Nejrozsáhlejší vlna problémů, se na nás řítí.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Potężne tsunami Potężne tsunami zbliża się w naszym kierunku.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Trận sóng thần diễn ra trên diện rộng nhất Tsunami, cơn bão hoàn hảo đang đánh gục chúng ta
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Wie eine Tsunami stürzt eine der größten Katastrophen über uns herein.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Ένα τεράστιο τσουνάμι, μία καταστροφική καταιγίδα, έρχεται καταπάνω μας.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Най-мащабното цунами с ужасни последици е надвиснало над нас.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.Самый мощный, идеальный шторм с цунами надвигается на нас.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.הסופה המסיבית ביותר מכל סופות הצונאמי מאיימת עלינו.
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.大規模な災害が次々と 襲いかかっています この一連の災害が
En muazzam tsunami mütiş fırtına üzerimize çörekleniyor.最大、最勁抽嘅海嘯風暴 就快將我哋打低
Erkeklerinin bu fırtınayı atlatıp evlerine sağ salim dönebileceğinden emin değiller, endişe içindeler.Kvůli bouři si nejsou jisté, že se jim vrátí zpět z moře.
Erkeklerinin bu fırtınayı atlatıp evlerine sağ salim dönebileceğinden emin değiller, endişe içindeler.Не са сигурни дали мъжете им ще успеят да се върнат.
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,"Bei der Beurteilung dieser stürmischen Wind genannt Euroclydon", sagt ein alter Schriftsteller - von deren
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,"Euroclydon 부르는 격렬한 바람의 심사에서"오래된 작가는 말합니다 - 누구의
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,"בשיפוט של הרוח הסוערת בשם Euroclydon", אומר הסופר בן - של מי

İlgili Sayfalar