fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Mereka akan mau berpikir, menyebut tersangka, menyediakan rincian.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Rád príde s nápadmi, vymenuje podozrivých, poskytne vám podrobnosti.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Sie werden gern Ideen sammeln, Verdächtige benennen, Einzelheiten angeben.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Va avea multe sugestii, va numi suspecți, va furniza detalii.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Vi aiuteranno a formulare idee, vi faranno nomi, vi forniranno particolari.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Ze zullen bereid zijn te brainstormen, verdachten te noemen, details te geven.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Θα είναι πρόθυμο να κατεβάσει ιδέες, να ονοματίσει υπόπτους, να δώσει λεπτομέρειες.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Би давал добри идеи, би посочвал заподозрени, би давал подробности.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Будет готов решить проблему сообща, озвучивать подозрения, уточнять детали.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.Вона охоче шукатиме розв'язок, називатиме підозрюваних, розповість подробиці.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.הוא יהיה מוכן להציע רעיונות, להצביע על חשודים, לספק מידע.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.إنهم سيرغبون في طرح الافكار، الأسماء المشتبه بها، وتقديم التفاصيل.
Beyin fırtınası yapmaya, şüphelileri adlandırmaya, detaylar sunmaya hazır olacaklardır.詳細な話をします こんなことを言うかもしれません
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Agora, Veneza, como sabem, tem uma relação tempestuosa com o mar, e está construída sobre estacas de madeira.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Benátky, jak jistě víte, mají bouřlivý vztah s mořem, vyrůstají z něj na dřevěných pilířích.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Hiện nay, Venice, như bạn biết đấy. có 1 sự gắn bó mật thiết với biển và được xây dựng trên những cọc gỗ.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.아시다시피 베니스는 바다와 깊은 관련이 있죠. 그리고 나무기초 위에 건물이 지어졌죠.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Nos, mint tudjuk, Velencének, viharos kapcsolata van a tengerrel, és fa cölöpökre épült.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Nun hat Venedig, wie Sie wissen, eine stürmische Beziehung zum Meer und ist auf Holzpfählen gebaut.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Venedig har, som I ved, et stormfuldt forhold til havet, og byen er bygget på søjler af træ.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Veneţia, după cum ştiţi, are o relaţie intensă cu marea, şi este construită pe piloni de lemn.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Venezia, come sapete, ha un rapporto tumultuoso con il mare, ed è edificata su un'impalcatura di legno.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Venise, comme vous le savez, a une relation tumultueuse avec la mer et est bâtie sur des pilotis en bois.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Wenecja, jak wiecie, pozostaje w burzliwym związku z morzem, została zbudowana na drewnianych palach.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Zoals jullie weten heeft Venetië een stormachtige relatie met de zee en is het op houten palen gebouwd.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Венеция, както знаете, има бурна връзка с морето и е изградена върху дървени пилони.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Зараз, Венеція, як ви знаєте, у бурхливих відносинах з водою, адже вона побудована на дерев'яних палях.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.Известно, что Венеция имеет весьма бурные отношения с водой: город построен на деревянных столбах.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.עכשיו, לונציה, אתם יודעים, יש יחסים מורכבים עם הים, והיא בנוייה על עמודים מעץ.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.الآن ، البندقية ، كما تعلمون ، لديه علاقة عاصفة مع البحر ، وبنيت على أكوام من الخشب.
Bildiğiniz gibi Venedik'in denizle fırtınalı bir ilişkisi var ve ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş.木の杭の上に建設されています そこで我々は、今作業中のプロトセル技術を使って
Biraz fırtına olabileceğini söylemişlerdi ama korkacak bir şey yokAu anunţat o furtună mică în afara oraşului, lângă Oviedo, dar nu e nimic serios. Să nu vă faceţi griji.
Biraz fırtına olabileceğini söylemişlerdi ama korkacak bir şey yokHá uma pequena tempestade, nas proximidades da cidade, mas não é nada... ...sério, não se preocupem.
Biraz fırtına olabileceğini söylemişlerdi ama korkacak bir şey yokJósoltak egy kis vihart a városon kívül Oviedo előtt, de semmi komoly. Nincs miért aggódni, tényleg.
Biraz fırtına olabileceğini söylemişlerdi ama korkacak bir şey yokOn a prédit un petit orage près d'Oviedo, mais rien de bien grave. Il faut pas vous en faire.
Biraz fırtına olabileceğini söylemişlerdi ama korkacak bir şey yokPronosticaron una pequeña tormenta en las afueras de Oviedo, pero no es nada serio. No te preocupes, en serio.
Biraz fırtına olabileceğini söylemişlerdi ama korkacak bir şey yokZe voorspellen een lichte storm even buiten de stad, maar het is niet erg. Maak je geen zorgen.
Biraz fırtına olabileceğini söylemişlerdi ama korkacak bir şey yokلقد تنبأوا بعاصفة صغيرة فوق المدينة و لكنها ليست خطيرة لا تقلقي فعلاً
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Bất ngờ, có một cơn bão và những cơn sóng khổng lồ.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.De pronto hubo una tormenta y olas enormes.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.De repente, veio uma tempestade com ondas enormes.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Dintr-o dată a venit o furtună și valuri enorme.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Hirtelen vihar támadt és hatalmas hullámok.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.갑자기 폭풍과 거대한 파도가 일었습니다.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Lecz nagle zerwał się sztorm z wielkimi falami.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Ma ecco una tempesta e onde enormi.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Najednou se přihnala bouře a obrovské vlny.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Plots was er een storm en huizenhoge golven.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Plötzlich gab es einen Sturm und große Wellen.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Pludselig blev der en storm og store bølger.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Zrazu prišla búrka a obrovské vlny.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Ξαφνικά ξέσπασε μια καταιγίδα και τεράστια κύματα.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Вдруг море заштормило и поднялись огромные волны.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Изведнъж се извила буря и имало големи вълни.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.Раптом почався шторм і піднялись величезні хвилі.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.פתאום היתה סערה וגלים ענקיים.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.وفجأة حصلت عاصفة وأمواج ضخمة.
Birden bir fırtına çıktı, dev dalgalar geldi.船は波任せに揺れ動くばかりです
Bir gece fırtına Karadeniz'in .-- dört doğal olmayan savaş ilkel unsurları .-- It'sa püskürdü sağlık .--그것은 자정 강풍에 흑해의 .-- 그것은 네 가지의 변칙적인 전투의 불안한 요소 .-- 즐기는 반발 히스 .--
Bir gece fırtına Karadeniz'in .-- dört doğal olmayan savaş ilkel unsurları .-- It'sa püskürdü sağlık .--זה הים השחור בסערה חצות .-- זה קרבי טבעי של ארבע אלמנטים ראשוניים .-- it'sa פוצץ הית .--