fırsat ile cümle

fırsat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama tabiki de fırsatlar vardır.これが現在のアフリカです
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Aber ich hoffe, ich habe die Gelegenheit, diese Auffassung zu verändern.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Dar eu sper cu adevărat să am oportunitatea de a schimba această percepție.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.De őszintén remélem, hogy lehetőségem nyílik a téves percepció megváltoztatására.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.하지만 저는 제가 그런 관점을 반드시 바꿀 수 있는 기회가 있었으면 합니다.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Maar ik hoop echt dat ik in de gelegenheid ben die opvatting te veranderen.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Ma io spero davvero di avere l'opportunità di cambiare questa percezione.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Mais j'espère vraiment avoir la chance de changer cette perception des choses.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Mam nadzieję, że uda mi się zmienić to przekonanie.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Mas espero ter a oportunidade de mudar essa percepção.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Nhưng tôi thực sự hi vọng có cơ hội thay đổi nhận thức ấy.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Pero espero realmente tener la oportunidad de cambiar esa percepción.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Αλλά, ελπίζω να έχω την ευκαιρία να αλλάξω αυτήν την αντίληψη.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Але я справді сподіваюсь, що мені випала нагода змінити таке сприйняття.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Но наистина се надявам да имам възможността да променя това схващане.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.Но я лелею надежду, что появится возможность изменить это представление.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.אני באמת מקווה שתהיה לי הזדמנות לשנות תפיסה זו.
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.لكن اتمنى حقا ان احصل على الفرصة لتغيير هذا المفهوم
Ama umuyorum ki, bu algıyı değiştirme fırsatım olur.変える機会を作れればと願っています この本にはなんだか時間がかかっているのですが
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Ale co, jeśli jedną z nich była Hiroszima?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Dar ce facem dacă una dintre ele este Hiroshima?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Et si l'une d'elle était Hiroshima ?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?그 하나가 히로시마였다면요....
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Ma che dire se una di queste è Hiroshima?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Mas Hiroshima não será uma delas?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Nhưng một trong số đó là vụ nổ bom nguyên tử tại Hiroshima.
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Pero, ¿y si una de ellas es Hiroshima?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?Но что, если одна из них — трагедия в Хиросиме?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?אבל מה אם אחת מהן היא הירושימה?
Ama ya o fırsatlardan biri de Hiroşima ise?ولكن ماذا إن كانت إحدى النتائج هي (هيروشيما)؟
Amerika'daki iş fırsatlarının dışarıya taşınması ekonomimizi kötü yönde etkiliyor.Gouverneur Romney. \ Frage: das Outsourcing der amerikanische Arbeitsplätze
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Agli americani viene offerta una opportunità senza precedenti.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Americanii au o oportunitate fără precedent.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerikanen hebben een ongekende mogelijkheid.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerikaner haben eine einmalige Möglichkeit.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerikkalaisilla on ennennäkemätön tilaisuus.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Amerykanie mają bezprecedensową okazję.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.미국인들은 전례없는 기회를 가졌습니다.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Los americanos tienen una oportunidad sin precedentes.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Os americanos têm uma oportunidade nunca antes vista.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var. Tarih yazabiliriz.L'Amérique a une chance inédite de construire l'Histoire.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Οι Αμερικανοί έχουν μια πρωτοφανή ευκαιρία.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Американскому народу выдалась удивительная возможность.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Американците имат безпрецедентна възможност.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.לאמריקאים ישנה הזדמנות שלא היתה כמותה.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.الشعب الامريكي لديه فرصة لا مثيل لها.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.歴史を作れるんだ
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.이제 미국 전역에 걸쳐 사용되지 않는 상업과 산업 공간의 21%에 대해서 놀라운 기회들이 존재하고 있습니다.
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.Agora, temos esta oportunidade fabulosa nos EUA: Há cerca de 21% de espaço livre em comércios e indústrias.
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.Er is een geweldige kans in de V.S. momenteel: circa 21 procent van de bedrijfsgebouwen staat leeg.
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.Există această fabuloasă oportunitate în America acum: cam 21 % din spațiu comercial și industrial e vacant.
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.Wir haben in den USA jetzt diese unglaubliche Chance: etwa 21 Prozent freie Gewerbe- und Industriefläche.
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.יש לנו היום הזדמנות יוצאת דופן ברחבי ארה"ב בערך 21% משטחים מסחריים עומדים ריקים.
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.هناك فرصة مذهلة متوفرة لدينا في أمريكا الآن: حوالي 21% من المساحات التجارية والصناعية فارغة
Amerika'nın dörtbir yanında harika bir fırsatımız var ticari ve endüstriyel alanların yüzde yirmi biri boş.アメリカ中に転がっています 空き地になった商業・産業空間の約21%には可能性があります そういった空間は活気がありません
Ancak bu, işler için ayrıca yeni bir fırsat kaynağıdır.Ale to również źródło nowym możliwości dla biznesu.
Ancak bu, işler için ayrıca yeni bir fırsat kaynağıdır.Dar e în același timp o sursă nouă de oportunități pentru corporații.
Ancak bu, işler için ayrıca yeni bir fırsat kaynağıdır.Es ist auch ein neuer Quell von Chancen für Unternehmen.
Ancak bu, işler için ayrıca yeni bir fırsat kaynağıdır.하지만 그것은 또한 사업을 위한 기회의 새로운 원천입니다.
Ancak bu, işler için ayrıca yeni bir fırsat kaynağıdır.Maar het is ook een nieuwe bron van kansen voor bedrijven.
İlgili Sayfalar