fırsat ile cümle

fırsat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.de sökte nämligen efter tillfälle att kunna anklaga honom.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.for de lurte på ham for å lokke noget ut av hans munn.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.I-au întins astfel laţuri, ca să prindă vreo vorbă din gura Lui, pentru care să -L poată învinui.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.그 입에서 나오는 것을 잡고자 하여 목을 지키더라
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.lui tendant des pièges, pour surprendre quelque parole sortie de sa bouche.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ólálkodván õ utána, és igyekezvén valamit az õ szájából kikapni, hogy vádolhassák õt.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.prežeč nanj, da bi kaj ujeli iz ust njegovih.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.tendendogli insidie, per sorprenderlo in qualche parola uscita dalla sua stessa bocca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.thi de lurede på ham for at opfange noget af hans Mund, for at de kunde anklage ham.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ukládajíce o něm, a hledajíce popadnouti něco z úst jeho, aby jej obžalovali.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.väijyen, miten saisivat hänet hänen sanoistaan ansaan.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập mưu để bắt bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập_mưu để bắt_bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra .
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Van die tijd af begonnen ze Hem strikvragen te stellen om te proberen Hem op een of ander woord te vangen.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ενεδρευοντες αυτον και ζητουντες να αρπασωσι τι απο του στοματος αυτου, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.като Го дебнеха, за да уловят нещо от думите Му.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.подыскиваясь под Него и стараясь уловить что-нибудь из уст Его, чтобы обвинить Его.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.чигаючи на Него й шукаючи вхопити що з уст Його, щоб обвинувати Його.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ויארבו לו ויבקשו לצודד דבר מפיהו למען ימצאו עליו שטנה׃
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.وهم يراقبونه طالبين ان يصطادوا شيئا من فمه لكي يشتكوا عليه
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私 下 窺 聽 、 要 拿 他 的 話 柄
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私下 窺聽 、 要 拿 他 的 話柄
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!장보러 어떻게 가셨어요? 이웃과 함께 갔다면 얼마나 좋은 친교의 시간일까요.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!Vous ferez les courses avec votre voisin.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!Πώς πήγατε για ψώνια; Πήγατε με τον γείτονά σας, πόσο υπέροχα περάσατε.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!איך יצאתם לקניות? עם השכן. איזה זמן איכות חברתי!
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!كيف تذهب للتسوق لشراء المأكولات؟ ذهبت مع جارك، ما أجمل الوقت الإجتماعي.
Alışverişe mi gidiyorsunuz? Komşunuzla birlikte gidin, sosyalleşmek için bir fırsat!ライドシェアリングは移動の概念を大きく変えて
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Aber gleichzeitig ist das auch eine enorme Möglichkeit.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Ale, w tym samym czasie, stworzył niesamowitą możliwość.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Crisis y Oportunidad son la misma palabra en chino.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Dar in acelasi timp, asta a fost o oportunitate impresionanta.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.그러나 동시에 이는 커다란 기회이기도 합니다.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Ma, allo stesso tempo, è anche una opportunità straordinaria.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Maar tegelijkertijd is dit een enorme kans.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Mais, en même temps, c'est aussi une formidable opportunité.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Όμως την ίδια στιγμή είναι και μια μεγάλη ευκαιρία.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Но в същото време това е също и огромна възможност.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.Однако, в то же время, он открывает огромные перспективы.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.אך במקביל זוהי גם הזדמנות נהדרת.
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.لكنها في نفس الوقت فرصة ضخمة
Ama aynı zamanda bir o kadar da büyük bir fırsat.危機という漢字の成り立ちを見てください
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Aber hey, manchmal kommen die Dinge anders und man muss es einfach nehmen, wie es kommt.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Czasem trzeba pogodzić się z tym, co się dzieje.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.때로는 우리는 가만히 앉아서 하늘이 내려주는 것들을 그냥 고맙게 받기만 하면 돼죠.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Maar soms worden die dingen naar jou gezonden en je moet ze gewoon nemen wanneer ze komen.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Ma a volte certe cose ti capitano all'improvviso e tu le devi afferrare al volo.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Niekedy k vám tieto veci prídu a vy ich musíte prijať, keď prídu.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Pero a veces estas cosas sólo vienen a ti y tienes que aprovecharlas cuando llegan.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Αλλά κάποιες φορές τα πράγματα σου έρχονται αλλιώς και καλό είναι να τα δέχεσαι έτσι.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Иногда такие вещи приходят к тебе, и их просто нужно брать.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Но понякога съдбата ни праща други дарове и трябва да ги приемаме.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.אבל הי, לפעמים הדברים האלה נשלחים אליך ואתה חייב לקחת אותם כשהם מגיעים.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.لكن بعض الاوقات هذه الاشياء تُرسل اليك وعليك اخذها حين تأتي
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.それをただ受け取らなければなりません 「サイモンのサメの液」が 歴史に引き継がれる
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.Chciałabym pokazać tym zdjęciem, że naprawdę mamy szansę rozpocząć globalną inicjatywę ochrony.
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.하지만 제가 이 사진에서 얻어내고자 하는 것은 우리가 글로벌 보호 계획에 착수할 기회를 가지고 있다는 사실입니다.
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.אבל מה שאני רוצה להעביר מתוך התמונה הזו היא שבאמת יש לנו הזדמנות להזניק יוזמה גלובלית לשמירה והגנה.
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.ولكن ما أريده من هذه الصورة هو أننا لا زال لدينا الفرصة لنبدأ مبادرة عالمية للحماية
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.地球規模での環境保護のイニシアティブに 着手しなければいけないということです バミューダ諸島政府は
İlgili Sayfalar