fırlatma ile cümle

fırlatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Llaves de lanzamiento nucleares rusas.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.O cheie rusească pentru lansare nucleară.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Orosz atombomba-indító kulcs.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Rosyjski klucz nuklearny.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Ruski ključ za nuklearno izstrelitev raket.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Russisk nøgle til affyring af atomvåben.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Startschlüssel für russische Kernwaffen.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Uma chave de lançamentos nucleares da Rússia.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Venäläinen ydinaseen laukaisuavain.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Ένα Ρώσικο κλειδί για πυρηνική εκτόξευση.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Російський ключ для ядерного пуску.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Руски ключ за изстрелване на ядрено оръжие.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.Ядерный ключ из России.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.מפתח שיגור גרעיני רוסי.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.مقتاح الاطلاق لصاروخ نووي روسي.
Rus nükleer fırlatma anahtarı.上の写真は僕が eBay で見つけたやつで
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Dalam pesawat tempur, ada kursi pelontar.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Dans un avion de combat, vous avez un siège éjectable.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Egy vadászgépben van katapult ülés.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.En uno de combate hay silla de expulsión.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.I ett stridsflygplan har du en katapultstol.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.In een straaljager heb je een schietstoel.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.In einem Kampfflugzeug hat man einen Schleudersitz.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Într-un avion de vânătoare, ai un scaun de ejectare.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.In un caccia, hai il sedile di espulsione.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.전투기라면 사출 좌석이 있죠.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Trên một chiến đấu cơ, anh có một chiếc ghế tự bung.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Ve stíhačce máte vystřelovací sedačku.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.V stíhačke je katapult.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.W myśliwcach jest wyrzucany fotel.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.Στο μαχητικό αεροσκάφος, υπάρχει εκτινασσόμενο κάθισμα.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.В боевом самолете у тебя есть катапультирующееся кресло.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.В боен самолет винаги имате седалка-катапулт.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.במטוס קרב, יש לך כיסא מפלט.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.في الطائرات المقاتلة، يوجد مقعد لفظ.
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.これが私の射出座席です
Sentorun sol tarafındaki kaplana kaya parçasını fırlatmak üzere olduğunu görmüştük, ancak başını kaldırıyor veوسوف تلاحظ أن ذلك الكائن الأسطوري على وشك أن يلقى الصخرة فوق نمر على يساره ،
Sol ayağa bakalım, parmakları aşağı doğru kıvrılmış, hafifçe yere sürtünüyor, diski fırlatmak üzere.Jeho levá noha a prsty jsou ohnuty dolů. Je rozmáchlý a připravený hodit disk.
Sol ayağa bakalım, parmakları aşağı doğru kıvrılmış, hafifçe yere sürtünüyor, diski fırlatmak üzere.Пальці лівої ноги підібрані дещо вигинаючись за мить до метання диску.
Sol ayağa bakalım, parmakları aşağı doğru kıvrılmış, hafifçe yere sürtünüyor, diski fırlatmak üzere.Пальцы его левой ноги подогнуты, слегка тянутся по земле. Он вот-вот метнет свой диск.
Sol ayağa bakalım, parmakları aşağı doğru kıvrılmış, hafifçe yere sürtünüyor, diski fırlatmak üzere.Пръстите на левия крак са извити, леко се влачат, мъжът всеки момент ще хвърли диска.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.A TED foi a rampa de lançamento para a década seguinte de descoberta da minha vida.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.A TED szó szerint a kilövőállása volt felfedezői életem következő évtizedének.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED강연은 그 후 10년의 제 인생을 바꾸어 놓았습니다.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED adalah lompatan awal saya memasuki dekade baru kehidupan saya.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED a été le tremplin qui a lancé les prochaines dix années de mon exploration personnelle.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED a fost literalmente rampa mea de lansare pentru explorările din deceniul ce a urmat.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED bol doslovne štartovacou dráhou do ďaľšieho desaťročia môjho života.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED byl doslova odrazovým můstkem pro dekádu, ve které jsem objevovala svůj život.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED è stato letteralmente il trampolino di lancio per il successivo decennio di esplorazione della mia vita.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED fue el lanzamiento de la siguiente década de la exploración de mi vida.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED je bila zame dobesedno odskočna deska za mojih naslednjih 10 let.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED oli kirjaimellisesti laukaisualusta elämäni matkan seuraavalle vuosikymmenelle.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED thực sự bệ phóng cho tôi khám phá cuộc đời mình trong nhiều năm tới.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED uruchomiło następną dekadę moich życiowych poszukiwań.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED var bogstaveligt talt affyringsrampen for det næste årti af udforskningen af mit liv.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED var bokstavligt talat en språngbräda till det nästa decenniet i min livsutforskning.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED war buchstäblich das Sprungbrett zur nächsten Dekade meines Lebens der Entdeckungen.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED was letterlijk de springplank voor de volgende 10 jaar in de reis van mijn leven.
TED hayat maceramın bir sonraki on yılına geçmemde adeta bir fırlatma rampası oldu.TED буквално беше стартовата площадка за следващото десетилетие в изследването на живота ми.

İlgili Sayfalar