fırlat ile cümle

fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Og når du er til Ende med at oplæse denne Bog, skal du binde en Sten til den, kaste den i Eufrat
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Ora, quando avrai finito di leggere questo rotolo, vi legherai una pietra e lo getterai in mezzo all'Eufrat
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Şi cînd vei isprăvi citirea cărţii acesteia, să legi de ea o piatră, şi s'o arunci în Eufrat,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Und wenn du das Buch hast ausgelesen, so binde einen Stein daran und wirf es in den Euphrat
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.И като изчетеш тая книга, вържи на нея камък и хвърли я всред Евфрат, и кажи:
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.И когда окончишь чтение сей книги, привяжи к ней камень и брось ее в средину Евфрата,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.והיה ככלתך לקרא את הספר הזה תקשר עליו אבן והשלכתו אל תוך פרת׃
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.ويكون اذا فرغت من قراءة هذا السفر انك تربط فيه حجرا وتطرحه الى وسط الفرات
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.你 念 完 了 這 書 、 就 把 一 塊 石 頭 拴 在 書 上 、 扔 在 伯 拉 河 中
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.你 念 完 了 這書 、 就 把 一 塊 石 頭拴 在 書上 、 扔在 伯拉 河中
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Alors, tués par balle, assommés, vous savez, jetés.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Also erschossen, eins über den Schädel gezogen - und - weggeworfen.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Así como fusilados, golpeados en la cabeza, arrojados.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Bắn chết, đập vỡ sọ, bạn biết rồi đấy, ném đi.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Deci, împușcat, lovit în moalele capului, aruncat în închisoare.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Doodgeschoten, neergeknuppeld... weggegooid.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Fucilati, ammazzati con un colpo in testa, fatti sparire.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.총맞아 죽고, 머리를 맞아서, 내던져져서 죽은 사람들 등등..
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler. "Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."ナボコフの家族はロシアから逃げ出した 若いナボコフが
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Więc zastrzelony, uderzony w głowę, tego się pozbyto.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Застрелян, ударен по главата, захвърлен.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler."Убит выстрелом, убит ударом по голове", понимаете, "выброшен с концами".
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.אז, נורה למוות, נחבט בראשו, אתם יודעים, הושלך.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.وهكذا، رمياً بالرصاص، تلقي صفعة قوية على رأسه، تعلمون، رُميّ بعيداً.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Amikor a halottakért mondanak imát, ilyen kézmozdulatokat végeznek, mintegy mennybe szőve a gondolataikat.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Când se roagă pentru morți, fac aceste gesturi cu mâinile, răsucindu-și gândurile către cer.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Cuando rezan por los muertos, hacen estos gestos con sus manos, para impulsar sus pensamientos a los cielos.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Kiedy odprawiają modły za zmarłych, gestykulują, jakby przędli swoje myśli prosto w niebiosa.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.죽은 사람을 위해 기도할 때 이런 손동작을 하는데 그들의 생각을 하늘로 말아 올라는 거죠
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quand ils prient leurs morts, ils font ces gestes avec leurs mains, filant leurs pensées vers les cieux.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quando pregano per i morti, lo fanno con gesti delle mani, come se filassero il pensiero verso il cielo.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Wanneer ze voor de doden bidden, maken ze deze gebaren: ze 'spinnen' hun gedachten de hemel in.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Когато се молят за мъртвите, те правят жестове с ръцете си, изтъкаващи мислите им към небесата.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Молясь за умерших, они делают такие жесты руками, разматывая мысли к небесам.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.כשהם מתפללים למען מתיהם, הם עושים בידיהם מחוות אלה, ומסחררים את מחשבותיהם אל תוך הרקיע.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.عندما يصلون للأموات يقومون بهذه الحركات بأيديهم يغزلون أفكارهم إلى الجنان
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.天国への思いを手で紡ぐ仕草をします ひょうたんの頭部にカルシウムが 堆積しているのが見えます
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.A kéz a bekötött karját megragadta a vállát, és ő hirtelen megbotlott and vetette vissza az ágyra.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Bàn tay của cánh tay băng bó nắm chặt vai của mình, và ông đã bất ngờ vấp và xôi ngược trên giường.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Hand bandagerad arm grep hans axel, och han var plötsligt snubblade och kastade bakåt på sängen.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Käsi siteissä käsi tarttui hänen olkapäähän, ja hän oli yhtäkkiä lauennut ja heittäytyi taaksepäin Vuoteella.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.La main du bras bandé saisit son épaule, et il a été soudainement trébuché et rejetait en arrière sur le lit.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Mâna a braţului bandajate prinsă umărul lui, iar el a fost împiedicat şi deodată aruncat înapoi pe pat.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Roka za obvezano roko prijel za ramo, in je bil nenadoma spotaknil and vrgel nazaj na posteljo.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Ruka ruku oviazanú zovrel rameno, a on bol zrazu zakopol a hodil späť na posteľ.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Rukou ovázanou ruku sevřel rameno, a on byl najednou zakopl a hodil zpátky na postel.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Strony z zabandażowaną rękę chwycić jego ramię, i nagle potknął się i rzucił do tyłu na łóżko.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Рука перевязана рука схватила его за плечо, и он вдруг споткнулся и бросился обратно на кровать.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Рука перев'язана рука схопила його за плече, і він раптом спіткнувся і кинувся назад на ліжко.
Omzunun sargılı kolu elini kavradı ve aniden ayağa takılmayacak Yatağın üzerine geriye doğru fırlattı.Ръката на превързана ръка сграбчи рамото му, и той изведнъж се спънал и хвърли назад върху леглото.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.Anda ingin melemparnya keluar. lemparkan saja keluar, lalu ditahan.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.Bạn phải ném quả cầu năng lượng đó đi, rồi giữ nó lại.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.Devi tirarla fuori, tirarla fuori e tenerla in mano.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.Du wirfst ihn weg, Du wirfst ihn weg und dann hältst du ihn fest.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.El fogod dobni, eldobod, és megtartod.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.Je gooit het eruit, je gooit het eruit, en je houdt het vast.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.Jeśli chcesz wyrzucić - wyrzuć. I trzymaj.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.공을 던진 다음, 다시 잡고
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.O să o arunci, o arunci, și o prinzi.
Onu fırlatacaksın, daha sonra tutacaksın.Vais atirá-la e agarrá-la.
İlgili Sayfalar