fırlat ile cümle

fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer sentora saldıran bir kaplana bir kaya parçasını fırlatmak üzere.على رأس ذلك النمر، الذي الذي قد هاجم كائنا أسطوريا آخر.
Diyelim ki elimde bir taş var ve bu taşı elimden geldiğince güçlü bir şekilde yukarı fırlatıyorum.Sagen wir mal, ich habe einen Stein, und den werfe ich so hoch wie ich kann, gerade nach oben.
Diyelim ki elimde bir taş var ve bu taşı elimden geldiğince güçlü bir şekilde yukarı fırlatıyorum.נגיד שיש לי אבן, ואני זורק אותה במהירות כלפי מעלה.
Diyelim ki patencimiz bize doğru bakarken topu ileriye doğru düz bir şekilde fırlatsın. - -Nechť jej hodí ve vodorovném směru přímo dopředu (i když se dívá na nás).
Diyelim ki patencimiz bize doğru bakarken topu ileriye doğru düz bir şekilde fırlatsın. -נניח שהיא זורקת אותו ישר קדימה, לפניה, למרות שהיא מסתכלת עלינו.
Diyelim ki patencimiz bize doğru bakarken topu ileriye doğru düz bir şekilde fırlatsın. -لنقل انها ترميها مباشرة الى الامام امامها، مع انها تنظر باتجاهنا
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Aruncă aceste plase lipicioase cu care își prinde dușmanul.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Dispara redes pegajosas para enredar a su enemigo.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Ele dispara teias pegajosas para enredar o seu inimigo.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Hij schiet kleverige draden af om zijn vijand te verstrikken.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Il lance ces toiles collantes pour emprisonner son ennemi.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Kilövelli ezeket a ragadós hálókat, hogy beleakadjon az ellenség.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.해삼은 끈적거리는 망을 발사해서 적들을 꼼작못하게 합니다.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Nó sẽ bắn ra những cái bẫy dính để trói buộc con mồi.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Sie schießt klebrige Fäden worin sich ihre Gegner verfangen.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Spara queste ragnatele appiccicose per intrappolare il nemico.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Střílí svoje lepkavé pavučiny, aby do nich zamotal svého nepřítele.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Wystrzeliwuje lepką sieć, żeby usidlić ofiarę.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Он выбрасывает липкую паутину, чтобы опутать своего врага.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Тя изстрелва тези лепкави мрежи, за да оплете враговете си.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.הוא יורה קורים דביקים כדי לעצור את האויבים שלו.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.انه يطلق خيوطاً لزقة لكي يشل العدو
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.敵をからみつかせます 肛門から発射するんですよ
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Acum aţi terminat lentilele şi efectiv le scoateţi din formă.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Ahora has terminado el lente, y literalmente la liberas.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Kiedy skończyliście soczewki, dosłownie je wyciągacie.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.이제 다 만든 렌즈를 꺼내면
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Maintenant que vous avez terminé le verre, vous le faites littéralement sortir.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Ora la lente è finita, viene letteralmente sollevata.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Wenn man die Linse jetzt fertiggestellt hat, dann drückt man sie buchstäblich heraus.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Коли ви закінчили з лінзою, то берете і виштовхуєте її.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Сега, когато лещата е готова, тя просто се избутва.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.Теперь, когда вы закончили с линзой, вы буквально её вытаскиваете.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.כשהעדשות מוכנות,פשוט מקפיצים אותן החוצה.
Eğer, camı bitirdiyseniz, fırlatın.الآن وقد أنهيتم العدسات، تقومون حرفيا بإظهارها فجآة.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.Můžete z toho šílet a shodit experiment na zem, pokud nedbáte pravidel.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.Te poţi enerva şi trânteşti experimentul de pământ, dacă nu urmezi regulile.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.אתם יכולים לכעוס ולזרוק את הניסוי על הרצפה, אם לא תלכו לפי הכללים.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Daca vrei sa scapi de el, arunca-l chiar tu.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat. EvetЕсли ты правда хочешь избавиться от этого, брось это далеко непосредственно. хорошо.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Ha meg akarsz szabadulni tőle, dobd el magad.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Jeśli chcesz się tego pozbyć to wyrzuć to sama.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Jestli to chceš zahodit, tak si to zavoď sama.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Jos haluat päästä siitä eroon, heitä se pois itse.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.버릴려면 니가 갖다 버리면 되잖아.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Nếu cô muốn vất nó đi, thì tự làm lấy.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Om du vill bli av med det, kasta det själv.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Se vuoi sbarazzartene, gettalo via tu stessa.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Si tu veux t'en débarrasser, jète le toi même.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Wenn du es loswerden willst, dann wirf es selbst weg.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Αν θέλεις να το ξεφορτωθείς,<br /> κάν'το μόνη σου.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.Щом искаш да се отървеш от него - изхвърли си го сама.
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.إذا أردت التخلص منها , ارميها بنفسك
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.わかったわ...
Elbette şu anda yukarıya insan göndermiyoruz, yani en azından kendi fırlatma araçlarımızla yapmıyoruz.E adevărat, nu trimitem oameni în prezent, cel puțin nu în navele spațiale, dar NASA e departe de-a fi moartă.
Elbette şu anda yukarıya insan göndermiyoruz, yani en azından kendi fırlatma araçlarımızla yapmıyoruz.현재 상황에서는 적어도 저희 발사대를 이용해서 인간을 우주로 쏘아 올리는 일은 없지만
Elbette şu anda yukarıya insan göndermiyoruz, yani en azından kendi fırlatma araçlarımızla yapmıyoruz.Na razie nie wysyłamy ludzi, przynajmniej nie w naszych pojazdach, ale NASA na pewno nie upadło.
Elbette şu anda yukarıya insan göndermiyoruz, yani en azından kendi fırlatma araçlarımızla yapmıyoruz.Való igaz, jelenleg nem küldünk fel embereket,
Elbette şu anda yukarıya insan göndermiyoruz, yani en azından kendi fırlatma araçlarımızla yapmıyoruz.Так, ми не відправляємо людей у космос на даний час, ну, принаймні, нашим транспортом.
Elbette şu anda yukarıya insan göndermiyoruz, yani en azından kendi fırlatma araçlarımızla yapmıyoruz.נכון, אנחנו לא שולחים בני אדם למעלה כרגע, לפחות לא עם רכבי השיגור שלנו,
İlgili Sayfalar