Göç sırasında bazen şiddetli yağmur ve fırtınalar binlercesinin ölümüne sebep olur.Because of this, heavy snowstorms and frost many of his men died.
Mortimere ve Perçylerin isyanı kandine bu değişme fırsatı vermiştir.The revolt of Mortimer and the Percys very quickly gives him his chance to do just that.
Fırsat maliyeti sadece üretim ile ilgili bir kavram değildir.The Cotonou Agreement is not merely a pot of money.
Roket basınçlandırılır ve fırlatılırken, seyirciler güvenli bir mesafede tutulmalıdır.When the trigger is squeezed, they are released and shoot forward at a high speed.
Burada PAF takım karşılaşmaları hariç oynama fırsatı bulamadı.She did not seem to talk to anyone there except the cashier.
T39 roket fırlatıcı aynı anda 20 adet 7.2" roket fırlatabiliyordu.M5 with T39 Rocket Launcher T39 launcher with 20 7.2" rockets mounted on the top of the turret.
Türkiye'nin birçok yerinde Hüngâmekli fırıncı bulmak mümkündür.People can find Turkish food available in most mosques.
Kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu.It's like having your heart ripped out.
Oda çevresinde fırıldak gibi dönüyor, duvarlar zıplıyordu.The building has parapets all round, and curved walls with curved windows.
En şiddetli hortumlar bu fırtınaların altında oluşur.The nightmare is deepest during the storms.
Abbasi halifesi daha sonra bu fırsatı kullanarak Ahmed'i vezirlik görevinden aldı.The Abbasid caliph then used this opportunity to get rid of Ahmad as his vizier.
Plastikten yapılma, motorla çalışan ve ağzından farklı renklerde toplar fırlatan bir oyuncaktır.The game features a plastic, motorized bucket which ejects differently-colored balls from its mouth.
Salyut 6'nın yedek istasyonu olarak fırlatılmıştır, donanım ve kabiliyetleri ona benzer.Salyut 7 was the back-up vehicle for Salyut 6 and very similar in equipment and capabilities.
Durum 1a'da, Alice'in elektronu +x fırılına sahipken, Bob'un pozitronu -x fırılına sahiptir.In state Ia, Alice's electron has spin +x and Bob's positron has spin −x.
Çalışanlar Rüsselsheim'de çalışan diğer meslektekiler gibi gezgin fırsatçılar değildi.They were not itinerant hires who had looked on their work at Rüsselsheim as just another job.
Hikmet Fırat, (d.Vurgun, Hikmet (2000).
Güneş onların fırını olacak kadar uzun ve büyüktürler.These tunnels get longer and larger as the larve gets farther.
Hinault, sık olarak tıraş fırçası gibi görünen saç bandı takardı.Colbert often wore a hair shirt of coarse horsehair as a penitential practice.
İlk 10 uydu, 14 Ocak 2017'de California'da bulunan Vandenberg Hava Üssünden fırlatıldı.The first Minotaur IV was launched April 22, 2010 from Vandenberg Air Force Base in California.
Fırıncı birliği ve halkın milisleri de işgalcilerden bazılarıydı.Millions for Prisoners and The People's Consortium are some of the other groups involved.
Fırlatma düzeneği 360 derece yanal ve (+)/(-) 20 derece dikey açılarda hareket edebilmekteydi.The launcher post can traverse through 360 degrees horizontally, and +/− 20 degrees in elevation.
Karasu Irmağı Fırat’ın en önemli iki kolundan biridir."Kate del Castillo una de los 50 más bellos".
Zazana Fırat nehri üzerinde Babil yakınlarında bir şehirdir.Mengkibol River is a major river near Mengkibol town.
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.For the signature bake, the bakers had three hours to make a free-form loaf of bread.
Eğer fırında pişirilirse belli bir tadı olmaz.If cooked in an oven, however, it will not.
Osmanlı'nın İran ve Avusturya ile savaşlarını fırsat bilerek bağımsızlık girişiminde bulundu.This program focuses on security threats posed by Iran to Israel and the West.
KÖMBE:b)bayramlarda mayalandırılan yumurtalı hamurdan fırında yapılır.Eggs of H. gallinarum are passed in feces by the host.
Kelle: Fırında ve söğüş.Snakes: The Keeper and the Kept.
Reagan'ın seçilmesi seçkin sağcılar için bunları geri alma fırsatı olmuştu.Henderson was to have first option to buy back the properties.
Mikrodalga fırınlar yiyecekleri çok hızlı bir şekilde pişirmeleri açısından avantajlıdırlar.Apparently they can metabolize food very efficiently.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Bakers used rotten flour to make bread.
Dogen, hikâyesini bitirdikten sonra Sayid, onu pınarın içine fırlatır ve suda boğar.Draco, as it appears, plans to kill him, by dropping him into sea and therefore drowning.
Kızgınlıkla silahı bir kenara fırlatır.Armed with Anger.
Buffy ise buna bozulur ve onu kazık fırlatarak yok eder.Renee is hurt and breaks it off with him.
Bu üçü içerisinde sadece Epir ve İznik Konstantinopolis'i tekrar ele geçirme fırsatları elde etti.Of the three successor states, Epirus and Nicaea stood the best chance of reclaiming Constantinople.
Fırsat, Jericho'nun ayağına gelmişti.He was present at the Battle of Jericho.
Fırlatma rampasında, mürettebat bu bağlantı noktası aracılığıyla uzay aracına girer.On the launch pad, the crew enter the spacecraft through this port.
Diğer bazı fırka yöneticileri ise yeni hükümetçe sürgün edildi.Some leaders were persecuted by the new Communist regime.
Hindistan sistemi desteklemek için uzaya 3 yeni uydu fırlattı."Yerli keşif uydusu Göktürk 2 uzaya fırlatıldı".
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.The city was affected by heavy flooding in 2013.
Hobart'ta Darwin, Wellington Dağı'na çıkma fırsatı buldu.Hobart is located in the foothills of Mount Wellington.
Bir sonraki yıl Leo Castelli Galeri'deki solo sergisi onun kariyerinde bir fırlama noktası oldu.Clinton made her proposal of a summer gas tax holiday a central part of her campaigning.
Fırtına:İki Perde.Deux Coups de tonnerre.
Kendisi Fırat Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek okulu mezunudur.Abant İzzet Baysal Üniversitesi-beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu.
Ayrıca 1995 yılında ilk Stealth fırkateyn denize indirilmiştir.Also, in 1995, the first offshore drilling operations were begun.
Galler'e ise İsrail ile özel bir play-off maçı oynaması için fırsat verildi.Wales got another chance to qualify after being drawn to play against Israel in a special play-off.
Kendisi ise çöp yığınının üzerine fırlar.They are separated from it by a stretch of lawn.
Güneşli bir günde kar yağdırır, fırtına çıkarır.Overnight, another snowstorm blows up.
Damadına, "Onlara Elysée (Cumhurbaşkanlığı) Sarayı'na saldırma fırsatı vermek istemiyorum.He told his son-in-law Alain de Boissieu, "I do not want to give them a chance to attack the Élysée.
Cape Town kendi liginde ikinci olarak, birinci lige çıkma play-off'larına katılma fırsatı kazandı.At this point Holby City played out the first possible reveal moment.
Tüm Soyuz uzay araçları Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssünden fırlatılmıştır.All Soyuz spacecraft are launched from the Baikonur Cosmodrome in Kazakhstan.
Ancak dondurma asla fırına girmez.Unlike Baked Alaska, however, the ice cream never goes into the oven.
2001 - Türksat 2A fırlatıldı.On September 25, Missile 6A was launched.
Füze bir silodan, demiryolunda düz bir araçtan veya bir taşınabilir araçtan fırlatılabilir.The rifle can be fired in single, burst and full auto mode.
Öncesinde Fırat kıyısından 100 metre içerdeydi.We were about 100 metres from the beginning of the curve.
Bütün bunlardan dolayı tanrı öfkeleniyor ve denizde fırtınaları başlatiyor...If he becomes angry, he makes and causes by floods on the Earth.
Potansiyel bir ağ kurma fırsatı mı?"Are they a potential networking opportunity?
Savaş uçağında, fırlatma koltuğunuz var.In a fighter, you have an ejection seat.
Bu da benim fırlatma koltuğum.That's my ejection seat.
Ve de bir tepeden başlamayı planlıyorum, bir tepeden fırlatılmış gibi.And I plan to start from a cliff, like catapulted from a cliff. BG: