fırıncı ile cümle
fırıncı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fırıncının Oyunugufm hgofh.
Fırıncının Oyunuמשחק האופים
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.De keuzes van de bakker in het proces bepalen de uitkomst van het product.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.E le scelte del fornaio lungo il percorso determinano la riuscita del prodotto.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.제빵사의 선택은 이 모든 과정에 걸쳐 어떤 제품이 나올 것인지를 결정하게 됩니다.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Minden a pék döntésén áll, ő határozza meg a folyamat végeredményét.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Pilihan-pilihan si pembuat roti selama perjalanan menentukan hasil akhir produknya.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Şi alegerile brutarului de-a lungul drumului determină rezultatul final al produsului.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Tout du long, les choix du boulanger déterminent le résultat du produit.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Und die Entscheidungen des Bäckers während des Vorgangs bestimmen das Ergebnis des Produkts.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Và các chọn lựa của người nướng bánh trong suốt quá trình quyết định đầu ra của sản phẩm.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Wszystkie wybory piekarza, których dokonuje on po drodze, określają końcowy efekt.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.Y las elecciones del panadero a lo largo del camino determinan el resultado del producto.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.И выборы пекаря на этом пути определяют конечный продукт.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.И изборите на пекаря по целия път определят получения в резултат продукт.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.והבחירות שעושה האופה לכל אורך הדרך קובעות את התוצאה הסופית של המוצר.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.لان خيارات الخباز على مدى تلك المراحل هي التي ستحدد نوعية المنتج الذي سيخرج لاحقاً
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.パンの出来を決めます ちょっとした温度の変更 ちょっとした時間の変更
General Tso'nun tavuklarını kim tanıttı? ve tüm Japon fırıncılar...쵸장군의 닭요리를 만든 사람이나 포츈 쿠키를 만들어낸
General Tso'nun tavuklarını kim tanıttı? ve tüm Japon fırıncılar...שהמציא את העוף בסגנון גנרל צו, וכל האופים היפנים
General Tso'nun tavuklarını kim tanıttı? ve tüm Japon fırıncılar...الذي قدم دجاج الجنرال تسو ، وجميع المخابز اليابانية
General Tso'nun tavuklarını kim tanıttı? ve tüm Japon fırıncılar...フォーチュンクッキーを作った 全ての日本のパン屋
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(웃음) 1996년에 Tennessee주의 제빵사가 발견한 것입니다.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.1996年にテネシー州のあるパン職人によって発見されました 彼はマザーテレサの弁護士から排除命令を受けるまで
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Gelächter) Das wurde 1996 von einem Bäcker in Tennessee entdeckt.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Lachen) Ontdekt door een bakker uit Tennessee in 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Latter) Opdaget af en bager i Tennessee i 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Naurua) Tenneeseeläisen leipurin löytö vuodelta 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Nevetés) Egy pék fedezte fel Tennesseeben 1996-ban.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.Objevena pekařem z Tennessee v roce 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Râsete) Descoperită de un brutar din Tennessee în 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Rires) Découvert par un boulanger du Tennessee en 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Risate) Scoperto da un fornaio del Tennessee nel 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Risos) Descoberto por um padeiro do Tennessee em 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Skratt) Upptäckt av en bagare från Tennesssee år 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(smeh) Odkril jo je pekar iz Tennesseeja leta 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Śmiech) Odkryta przez piekarza z Tennessee w 1996 roku.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Tiếng cười) Phát hiện bởi một thợ bánh Tennessee năm 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.Toto objavil pekár z Tennessee v roku 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Γέλια) Ανακαλύφθηκε από έναν φούρναρη στο Τέννεσσυ το 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Смех) Открыта пекарем из Теннесси в 1996 году.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Смях) Открита от пекар от Тенеси през 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(צחוק) התגלתה על ידי אופה מטנסי בשנת 1996.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(ضحك) تم اكتشافها من قبل خباز في ولاية تينيسي في عام 1996.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Até podemos conhecer um padeiro.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Có lẽ chúng ta thậm chí quen biết với một người làm bánh.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Forse conosciamo anche un fornaio.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.주변에 알고 있는 제빵사가 있을 수도 있죠.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Måske kender vi endda en bager.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Mogoče celo poznamo nekoga, ki je pek.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Może znacie jakiegoś piekarza.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Možná dokonce nějakého pekaře známe.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Poate chiar cunoaştem un brutar.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Probablemente conozcamos algún panadero.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Talán még ismerünk is egy péket.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Vielleicht kennen wir sogar einen Bäcker.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.We kennen misschien zelfs een bakker.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Ίσως και να γνωρίζουμε κάποιον ψωμά.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Возможно, вы даже знакомы с каким-нибудь булочником.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Може би дори познаваме някой хлебар.