fırıncı ile cümle
fırıncı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Valastro, Carlo's Bake Shop'un sahibi ve baş fırıncısıdır -Cake Boss'da başrolde.بادي هو مالك ورئيس الخبازين في مخبز كارلو - المخبز عرض في برنامج كيك بوس.
Fırıncı ve değirmenci idi.يشبه الخردل الساخن أو المايونيز.
Ness, Şikago'da Norveçli fırıncı Peter ve Emma Ness’in beş çocuğundan en genci olarak doğdu.Ness werd geboren in Chicago, als jongste van 5 kinderen van Noorse ouders Peter en Emma Ness.
Bir süre sonra Firavun'u kızdıran sarayın baş sakisi ve fırıncıbaşısı zindana atıldılar.Op een dag werden de opperschenker en de opperbakker van de farao in de gevangenis geworpen.
Fırıncılar günlük olarak ekmek çıkartırdı ve şarap, sudan sonra en önemli içecekti.Grecy upowszechnili wino jako napój codzienny oraz uczynili z niego najważniejszy towar eksportowy.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Romarna rostade bröd för att det skulle hålla längre.
Firavun baş sakiyi affetti ve görevine iade etti, fırıncıbaşıyı ise astırdı.Faraón se proto optal svých hlavních rádců, jimiž byli Jób, Bileám a Jetro, co má udělat.
Babası bir fırıncıydı.Jeho otec byl pekař.
Göçmenlerin çoğunluğu fırıncılık veya denizcilik yapmaktaydılar.Cei mai mulți dintre ei au devenit arendași sau emigranți.
Valastro, Carlo's Bake Shop'un sahibi ve baş fırıncısıdır -Cake Boss'da başrolde.Valastro on Cake Boss -sarjassa näytetyn leipomon Carlo's Bakeryn omistaja ja pääleipuri.
Bir fırıncının oğludur.Banaanilastaajan poika.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Οι αρχαίοι Έλληνες πρωτοχρησιμοποιήσαν τον φούρνο για την παρασκευή ψωμιού.
Türkiye'nin birçok yerinde Hüngâmekli fırıncı bulmak mümkündür.I Asien er det mange steder muligt at leje specielle karaokerum.
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.Còn quan chánh ngự thiện mơ thấy ba giỏ bánh trên đầu.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Người La Mã thường phục vụ thịt lợn với garum.
Bunlar arasında fırıncılık da mevcuttur.Đậu thị cũng nằm trong số đó.
Fırıncılar, dolandırıcı olarak ün salmamak için kimi zaman 12 ekmek fiyatına 13 ekmek verirlerdi.このためぺてんと思われないように12の価格で13を与えるという「パン屋の1ダース」という単位の使用がはじまった。
Bunlar arasında fırıncılık da mevcuttur.二者也有杂交种存在。
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.הרומאים אימצו את אומנות הריפוי באמצעות מוצרי הדבורה.
Ness, Şikago'da Norveçli fırıncı Peter ve Emma Ness’in beş çocuğundan en genci olarak doğdu.Нес е роден в Чикаго в семейството на норвежките пекари Петер и Ема Нес.
1839'da fırıncı Franz Stollwerck, Almanya'nın Köln şehrinde faaliyete başladı.V roku 1839 začal v Kolíne miestny cukrár Franz Stollwerck vyrábať pastilky proti kašľu.
Fırıncılık yaptı.Ten dirbo kroviku.
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.Apám egy szorgos pék volt, amint azonban végzett a pékségben, gyakran mesélt nekem és a fivéremnek.
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.Cha tôi là một thợ làm bánh chăm chỉ, nhưng sau khi trở về từ tiệm bánh, ông thường kể chuyện cho anh em tôi.
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.저의 아버지는 열심히 일하는 제빵사였죠. 하지만 아버지가 일을 마치고 나서는
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.אבי היה אופה חרוץ, אבל כאשר היה מסיים לעבוד במאפייה שלו,
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.والدي كان خبازاً مثابراً ولكن عندما كان ينتهي من عمله في المخبز
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.勤勉なパン屋でした 父は仕事が終わると いつも 私たち兄弟にいろんな話を してくれました
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazCela ne peut être le pharmacien, le boucher, le boulanger, ils ne frappent pas ainsi.
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazKhông thể là người bán tạp hóa, người bán thịt, người bán bánh mì, họ không gõ cửa như thế.
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazNemůže to být ani kupec, řezník, pekař. Ti takhle neklepou.
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazNo son el tendero, el carnicero, el panadero, no llaman así.
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazOch handlaren, slaktaren, bagaren knackar på ett annat sätt.
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazRzeźnik, piekarz i sklepikarz tędy nie przechodzili.
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazНе може да е бакалинът, месарят, пекарят, те не чукат така.
Bakkal, kasap, fırıncı da değil, onlar kapıyı böyle çalmazあの人が外に居るなら この腕と胸で抱きしめる
Benimki fırıncı Bayan Kazu'ya. Sen çok nankör bir evlatsın!Ładna pogoda, więc wywiesiłam pranie.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.En otras palabras, en esta masa se desarrollan personalidad y carácter bajo la atenta mirada del panadero.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.În alte cuvinte, personalitate şi caracter se dezvoltă în acest aluat sub privirile vigilente ale brutarului.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.다른말로는 반죽안에 있는 개성과 성격이 제빵사의 조심스런 관찰아래 발전한다는 것입니다.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.Más szóval, személyiség és karakter fejlődik ki ebben a tésztában a pék figyelmes tekintete előtt.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.Mówiąc inaczej, w tym cieście rozwija się osobowość i charakter pod czujnym okiem piekarza.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.Nói cách khác, tính cách được phát triển trong khối bột này dưới sự coi sóc chặt chẽ của người nướng bánh.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.Другими словами, под пристальным взглядом пекаря в тесте развиваются личность и характер.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.С други думи, в това тесто се развиват индивидуалност и характер под бдителния взор на пекаря.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.כלומר, אישיות ואופי מתפתחים בעיסה הזו תחת עינו הבוחנת של האופה.
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.بمعنى آخر .. ان الشخصية والقوام ينموان في العجينة تحت اشراف الخباز بنفسه
Bir başka deyişle, hamurun kişiliği ve karakteri fırıncının uzun uzun bakışları altında gelişiyor.パン職人が見守るなかで そしてこの過程でパン職人がする選択が
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.Depois destas coisas o copeiro do rei do Egito e o seu padeiro ofenderam o seu senhor, o rei do Egito.
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.Dopo queste cose il coppiere del re d'Egitto e il panettiere offesero il loro padrone, il re d'Egitto
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.그 후에 애굽 왕의 술 맡은 자와 떡굽는 자가 그 주 애굽왕에게 범죄한지라
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.Mấy việc nầy qua rồi , xảy có quan tửu chánh và quan thượng thiện của vua Ê - díp-tô phạm đến chúa mình .
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.Mấy việc nầy qua rồi, xảy có quan tửu chánh và quan thượng thiện của vua Ê-díp-tô phạm đến chúa mình.
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.Nogen Tid efter hændte det, at Ægypterkongens Mundskænk og Bager forbrød sig mod deres Herre Ægypterkongen,
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.Stalo se potom, že šeňkýř krále Egyptského a pekař provinili proti pánu svému, králi Egyptskému.
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.После сего виночерпий царя Египетского и хлебодар провинились пред господином своим, царем Египетским.
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.След това, виночерпецът и хлебарят на Египетския цар се провиниха пред господаря си, Египетския цар.
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.ויהי אחר הדברים האלה חטאו משקה מלך מצרים והאפה לאדניהם למלך מצרים׃
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.وحدث بعد هذه الامور ان ساقي ملك مصر والخباز اذنبا الى سيدهما ملك مصر.
Bir süre sonra Mısır Kralının sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.這 事 以 後 、 埃 及 王 的 酒 政 和 膳 長 、 得 罪 了 他 們 的 主 埃 及 王