fırın ile cümle

fırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?Sau pui la cuptor cu usturoi?
Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?Или курицу, запеченную с чесноком?
Ya da taze günlük salata? Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?Oder der frisch zubereitete Salat,oder gebackenes Hühnchen?
Ya da taze günlük salata? Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?Ή φρέσκια σαλάτα ημέρας; Ή κοτόπουλο με σκόρδο;
Ya da taze günlük salata? Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?או זה סלט טרי או אולי אוף אפוי בשום?
Ya da taze günlük salata? Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?أم سلطة التمر الطازجة؟ أو الدجاج المخبوز مع الثوم؟
Ya da taze günlük salata? Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?俺は鮭のしょうゆグリル
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Dus een bakker, een goede bakker, weet hoe hij de suiker tevoorschijn haalt die in het zetmeel gevangen zit.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Entonces un panadero, un buen panadero sabe cómo sacar ú obtener el azúcar inherente contenido en el almidón.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Igen. Tehát egy pék, egy jó pék tudja, hogyan bányássza elő a benne lévő cukrot, amit a keményítő tartalmaz.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Jadi pembuat roti, yang baik, tahu bagaimana caranya menarik gula yang ada di dalam pati.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.그래서 제빵사라면, 좋은 제빵사라면 어떻게 녹말에서 숨어있는 당분을 이끝어낼 수 있는지 잘 알고 있습니다.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Tak więc piekarz, dobry piekarz, wie jak wyciągnąć lub wydobyć nieodłączny cukier zawarty w skrobi.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Un bon boulanger, sait comment extraire ou faire ressortir le sucre présent dans l'amidon.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Vậy 1 người nướng bánh, và 1 người nướng bánh giỏi, biết cách kéo lượng đường có sẵn chứa trong tinh bột.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.Хороший пекарь знает, как вытащить или извлечь сахар, содержащийся в крахмале.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.אז האופה, האופה הטוב, יודע איך להוציא או להבליט את הסוכר הלכוד בעמילן.
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.ان الخباز الجيد يعلم تماما كيف يستخرج ويفصل ويميز السكر عن النشا في الخلطة
Yani bir fırıncı, ve iyi bir fırıncı, nişastanın içinde saklı olan şekeri nasıl açığa çıkaracağını bilir.でんぷんに含まれている 糖分の引き出し方を知っています 全粒粉の場合 いくつかの障害があります
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinBudują olbrzymie piece hutnicze by sprostać zapotrzebowaniu na stal w Chinach.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinDeci construiesc furnale foarte mari pentru a încerca să facă față cererii de oțel din China.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinEstán construyendo altos hornos muy grandes para intentar hacer frente a la demanda de acero que hay en China.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinEstão a construir altos fornos para tentar satisfazer a procura de aço na China.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinSie bauen also riesige Hochöfen, um den Bedarf an Stahl in China zu decken.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinStanno costruendo altoforni molto grandi per cercare di soddisfare la domanda di acciaio in Cina.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinStavějí obrovské vysoké pece ve snaze vyrovnat se s Čínskou poptávkou po oceli.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinZe bouwen zeer grote hoogovens om aan de vraag naar staal in China te kunnen voldoen.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinОни строят очень большие доменные печи, пытаются удовлетворить спрос на сталь в Китае.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar Cinde demir icin olan taleple basa cikabilmek icinСтроят много големи леярни пещи, за да се опитат да се справят с търсенето на стомана в Китай.
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar중국의 철강 수요를 맞추기 위하여
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlarאז הם בונים כיבשנים ענקיים
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlarإنهم يبنون محطات صهر ضخمة جداً
Yani cok buyuk patlama firinlari insa ediyorlar中国国内での鉄鋼の需要をまかなおうとしているのです
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenA konyhában, a padlót sárga téglákkal rakták ki, és a sütőből feléd közeledik
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenDer Boden wurde durch eine gelbe Pflasterstraße ersetzt und aus deinem Ofen kommen dir Dorothy, der Zinnmann,
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenEl suelo ha sido recubierto con un camino de ladrillos amarillos y desde el horno vienen hacia ustedes
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenI dit køkken, er gulvet brolagt med gule brosten, og imod dig ud af ovnen kommer
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenÎn bucătărie, podeaua a fost pavată cu un drum de cărămidă galbenă şi din cuptor, vin spre tine
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenIn cucina, il pavimento è stato ricoperto da una sentiero di mattoni gialli, e dal vostro forno stanno uscendo
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenIn de keuken is een weg aangelegd van gele bakstenen en uit de oven komen op je af:
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"nden바닥에는 노란색 벽돌로 만들어진 길이 나 있고, "오즈의 마법사" 나오는
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenKuchyně je vydlážděna žlutými kachličkami a z trouby po nich pochodují
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenNa cozinha, o pavimento está forrado de ladrilhos amarelos.
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenPodłoga jest brukowana żółtą kostką, a z piekarnika wychodzą:
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenTla v kuhinji so tlakovana z rumenimi tlakovci, iz pečice pa proti vam prihajajo
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenTrong nhà bếp, sàn lối đi được ốp gạch màu vàng và từ lò nướng chui ra, đang tiến đến phía bạn
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenВ кухнята ви, подът е павиран с жълт тухлен път и от печката, към вас идват
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenУ вас на кухне вместо пола мощёная жёлтая дорога, по которой из вашей духовки к вам направляются
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenבמטבח שלכם, הרצפה רוצפה בדרך האבנים הצהובות ומתוך התנור שלכם יוצאים לקראתכם
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenفي المطبخ، الأرض مغطاة بالقرميد الأصفر ويخرج من الفرن متجهاً إليك
Yerde sarı tuğlalardan bir yol var ve fırınınızdan "Oz Büyücüsü"ndenオーブンから『オズの魔法使い』の ドロシーと ブリキ男と
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Apoi am mers la brutarul din cartier să iau pâine veche.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Elmentem a pékhez is, és elkértem a lejárt kenyereket.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Fui a la panadería local y tomé el pan pasado.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Ich ging zu unserem Bäcker und ließ mir das altbackene Brot geben.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Ik haalde oud brood bij de plaatselijke bakker.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Jag gick till det lokala bageriet och tog gammalt bröd
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Je suis allé voir le boulanger local et j'ai pris le pain rassis.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.또 동네 빵집에 가서 오래되서 냄새나는 빵을 가지고 왔습니다.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.Poi andavo al forno locale a ritirare il pane indurito.

İlgili Sayfalar