fırın ile cümle

fırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Fırında kızartılmış tavuk, benim en sevdiğim yemeklerden biridir.Roast chicken is one of my favorite dishes.
Yeni bir mikro dalga fırın almamızın zamanı geldi de geçti.It is about time we bought a new microwave oven.
Mikrodalgalar fırında yemeğe nüfuz eder.Microwaves penetrate the food in the oven.
Ekmek bir fırında pişirilir.Bread is baked in an oven.
Fırıncı iyi bir adam.The baker is a good man.
Fırınlanmış patatesle biftek istiyorum.I would like steak with a baked potato.
Bu köşede bir fırın vardı.There used to be a bake-shop on this corner.
Bu ekmek fırından yeni çıktı.This bread is fresh from the oven.
Ne kadar süre onu fırında bırakmalıyız?How long should we leave it in the oven?
Ben bir fırıncıyım.I'm a baker.
Yeni bir fırın istiyorum.I want a new oven.
Akşam yemeğinizi fırında bıraktım.I have left you your dinner in the oven.
O, ekmeği ve pastaları fırında pişirdi.She baked bread and cakes in the oven.
Affedersiniz, fırın nerede?Excuse me. Where is the bakery?
O, fırından bir pasta satın alıyor.She is buying a cake in the bakery.
Fırın köşenin civarında.The bakery is around the corner.
Fırın Pino caddesindedir.The bakery is on Pino Street.
2000 santigrat derecelik fırına niçin ihtiyacınız var?What do you need a 2000°C furnace for?
Fırında çalışan kız sevimlidir.The girl who works at the bakery is cute.
Tavayı fırına yerleştir.Place the pan in the oven.
Lütfen bunu mikrodalga fırına koy.Please put this in the microwave oven.
En yakın fırın nerede?Where is the nearest bakery?
Bir servis elemanı bizim fırını denetledi.A serviceman inspected our furnace.
Bu fabrikalar elektrikli fırın üretir.This factory manufactures electric stoves.
Nerede bir fırın var?Where is a bakery?
Fırın nerede?Where's the bakery?
Ekmek fırınınız nerede?Where's your bakery?
Fırında çalışan kız şirin.The girl who works at the bakery is pretty.
Bu koku fırından gelebilir!This smell might come from the oven!
Tutacak ya da fırın eldivenleri kullanmazsan ellerini yakarsın!You'll burn your hands if you don't use a potholder or oven mitts!
Tom bir mikrodalga fırına sahip değil.Tom doesn't have a microwave oven.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Tom bir fırında çalışırdı.Tom used to work in a bakery.
Tom Mary'yi fırın satışında onun yardım etmesini rica etmek için aradı.Tom called Mary to ask her to help at the bake sale.
Tom Mary'nin doğum günü için fırında kek yaptı.Tom baked a cake for Mary's birthday.
Tom fırını yaktı.Tom lit the oven.
Hey, duydun mu? Susan'ın fırında bir kurabiyesi var.Hey, did you hear? Susan has a bun in the oven.
Ekmek fırında.Bread's in the oven.
Ekmek fırındadır.The bread is in the oven.
Böyle bir mikrodalga fırınla, her zaman Yılbaşı gecesidir!With a microwave oven like this, it's always New Year's Eve!
Ekmek pişirmem. Benim bir fırınım yok.I cannot bake bread. I don't have an oven.
Fırından keki çıkardım.I took the cake out of the oven.
O, çok eski bir fırında ekmek pişirir.He bakes bread in a very old oven.
O yeni fırınında ekmek pişiriyor.She bakes bread in her new oven.
Suyu bir fırında kaynatıyorsun.You boil water in an oven.
Dün yeni bir mikrodalga fırında biraz lezzetli balık hazırladık.Yesterday we prepared some delicious fish in a new microwave.
Fırıncı, kasap dükkanının yanında yer almaktadır.The bakery is located next to the butcher shop.
Tom Mary'nin fırında pişirdiği bir parça kek yedi.Tom ate a piece of the cake that Mary baked.
O fırında çalışan kız sevimli.The girl who works at that bakery is cute.
Pastayı fırından çıkarma zamanı.It's time to take the pie out of the oven.
Fırında bir şeyim var.I've got something in the oven.
Fırında kızartılmış tavuğu severim.I like roast chicken.
Mikrodalga fırının nasıl kullanıldığını hiç öğrenmedim.I never learned how to use a microwave oven.
Ben zaten turtaları fırının dışına aldım.I already took the pies out of the oven.
Her hafta fırında iki ya da üç somun ekmek pişiririm.I bake two or three loaves of bread every week.
Fırında kurabiyeler var.There are cookies in the oven.
Fırında bir pastam var.I've got a cake in the oven.
Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.I often buy bread from the bakery next to the post office.
Tom'un bir fırına ihtiyacı yok mu? Bizim eski fırını ona verelim.Doesn't Tom need an oven? Let's give him our old one.
Sanırım fırında biraz artık pizzam var.I think I have some leftover pizza in the fridge.

İlgili Sayfalar