fırçala ile cümle

fırçala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen fırçalarda olan kirlenme bile problem oluşturabilir.Joskus hännän puuttuminen voi kuitenkin aiheuttaa myös ongelmia.
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Turkki täytyy harjata ainakin pari kertaa viikossa.
Sıcak su şişeleri, diş fırçaları ve sıcak çikolata gibi diğer olanaklar ekstra ücrete tabidir.Tandbørster, varm chokolade og lignende kan fås for et ekstra tillæg.
Köpeklerin tüylerinin her gün fırçalanması, uzun tüylü köpeklerin tüylerinin ayrıca taranması gerekir.Man må huske at børste hundens tænder og rede hundens pels hver dag.
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.Pelsen bør stelles daglig.
1957 yılında diş fırçalarının üretimine başlamıştır.1951 startet produksjonen av håndverktøy.
Dişlerimi günde üç kez fırçalarım.Eshan sikat gigi 5 kali sehari.
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Cần chải lông vài lần trong tuần.
Dişlerimi günde üç kez fırçalarım.毎日歯を磨く。
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.洗髪は毎日行うことが理想である。
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.無理を承知で茨の中に突っ込めば、ケガは免れない。
Zangoç ressamın fırçalarını yıkayarak ona yardım eder.堂守は画家が絵筆を洗うのを手伝う。
Dilin üzerinin fırçalanması ya da dile özel aparatlarla temizlenmesi unutulmamalıdır.バーサを使わなくなった乗りもの置き場に持って行ったり、棚を舌で使って磨いたりなどしている。
Diş fırçalamanın ağız kokusu engelleyici etkisi en çok % 33 tür.달걀 무게 중 유체가 33%를 이룬다.
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.토끼는 골격이 섬세하고 약하므로 다치지 않도록 조심한다.
Bu bakım günde iki defa fırçalama ve diş ipi kullanımını içerir.Само два пъти годишно му носели хляб, който пускали през покрива.
Fırçalar farklı boyutlarda üretilir ve farklı amaçlar için kullanılır.Ръкавиците са изработени от най-различни материали и служат на различни цели.
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Няколко пъти годишно кучето трябва да бъде къпано.
Dişlerimi günde üç kez fırçalarım.Препоръчително е почистването на зъбите с конец веднъж дневно.
Uzun kıllı fırçalarla resim yapmasını büyük olasılıkla ondan öğrendi.Предполага се, че от него той възприема техниката на рисуване с четки с дълги краища.
Bu bakım günde iki defa fırçalama ve diş ipi kullanımını içerir.Poslije toga, dovoljna su dva održavanja i posjeta krovu godišnje.
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Srsť češeme niekoľkokrát do týždňa.
Fırçalar farklı boyutlarda üretilir ve farklı amaçlar için kullanılır.Čopiči so v različnih velikostih in oblik in se uporabljajo za različne namene.
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.Ko jih presenečeni Pantalone ošteje, ne zmanjka cmerikanja in moledovanja.
Doğu'dan gelen tacirler, bu fırçaları Avrupalılara takdim etti ancak onlar domuz kıllarını çok sert buldu.Pirkliai tokius dantų šepetukus atvežė į Europą, tačiau čia jie pasirodė per kieti.
Uzun tüyleri nedeniyle her gün fırçalanmaya ihtiyaç duyar.Tolmu tuleb pühkida iga päev märja lapiga.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Furam hainele de purtat ale oamenilor ºi îmi spãlam dinþii conºtiincios.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Ich habe anderen Leuten die Kleider gestohlen und mir fleißig die Zähne geputzt.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim. Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.Je piquais des habits aux autres et je me brossais bien les dents.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.10秒はかかりませんでした。
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Aku melihat roknya kocokan, dan ia pergi setelah itu.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Am văzut-o măturică fuste, şi el sa dus după ea.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Ho visto la gonna frusta, e andò dietro.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Ich sah ihre Röcke Schneebesen, und er ging ihr nach.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Ik zag haar rokken garde, en hij ging achter haar aan.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Jag såg hennes kjolar visp, och han gick efter henne.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.J'ai vu ses jupes fouet, et il est allé après elle.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.나는 총채 그녀 치마를 발견했고, 그녀 후에 갔다.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Láttam szoknyák habverővel, és ment utána.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Näin hänet hameet vispilä, ja hän lähti hänen peräänsä.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Tôi thấy váy của cô whisk, và ông đã đi sau khi cô.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Viděl jsem ji sukně metla, a on šel za ní.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Videl sem jo krila Mešalnikih, in je šel po njo.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Videl som ju sukne metla, a on šiel za ňou.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Vi suas saias whisk, e ele foi atrás dela.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Vi sus faldas bata, y se fue tras ella.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Widziałem jej spódnice trzepaczka, i poszedł za nią.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Είδα φούστες της, σύρμα, και πήγε μετά της.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Видях я поли размахване, и той отиде след нея.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Я бачив її спідниці віник, і він пішов за нею.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.Я видел ее юбки веник, и он пошел за ней.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.رأيت التنانير خفقت لها ، وذهب بعدها.
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.Eles viram alguém whisk ao virar da esquina em direção à estrada, e Mr.
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.He näkivät joku vispilä kulman kohti tien, ja Mr.
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.그들은 누군가가 털다 도로 향해 모서리를 라운드 보았는데, 씨가 Huxter 실행
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.Látták, hogy valaki habverővel a sarkon felé az út, és a Mr.
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.Mereka melihat seseorang kocokan di tikungan menuju jalan, dan Mr Huxter mengeksekusi
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.So videli nekoga, Mešalnikih za vogalom proti cesti, in g.
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.رأوا شخص الجولة خفقت في الزاوية نحو الطريق ، وتنفيذ السيد Huxter
Birisi fırçalamak yolun doğru köşeyi gördü ve Mr.彼の顔と肩に終了した空気中の複雑な飛躍。

İlgili Sayfalar