fırça ile cümle
fırça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1957 yılında diş fırçalarının üretimine başlamıştır.Yritys aloitti hammasharjojen valmistamisen vuonna 1927.
Halitozis Diş fırçası Diş ipi Want Some Life Saving Advice?Oulu-lehti: Viherkatot osaksi asemakaavasuosituksia?
Uzun kürklü olanlar yumuşak bir tarakla her gün fırçalanmalıdır.Nuorta köynnöstä tulisi kastella päivittäin poutajaksoilla .
Kasa fırçalanmış paslanmaz çelikten imal edilmiştir.Veistos on tehty kiillotetusta ruostumattomasta teräksestä.
Bazen fırçalarda olan kirlenme bile problem oluşturabilir.Joskus hännän puuttuminen voi kuitenkin aiheuttaa myös ongelmia.
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Turkki täytyy harjata ainakin pari kertaa viikossa.
Sıcak su şişeleri, diş fırçaları ve sıcak çikolata gibi diğer olanaklar ekstra ücrete tabidir.Tandbørster, varm chokolade og lignende kan fås for et ekstra tillæg.
Köpeklerin tüylerinin her gün fırçalanması, uzun tüylü köpeklerin tüylerinin ayrıca taranması gerekir.Man må huske at børste hundens tænder og rede hundens pels hver dag.
Milo ise diş fırçası alır.Simaen indeholder også tandsnit.
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.Pelsen bør stelles daglig.
Halitozis Diş fırçası Diş ipi Want Some Life Saving Advice?Finnes det teologisk støtte for en spiritualistisk forståelse?
1957 yılında diş fırçalarının üretimine başlamıştır.1951 startet produksjonen av håndverktøy.
Dişlerimi günde üç kez fırçalarım.Eshan sikat gigi 5 kali sehari.
Nemdeki bakteriler diş fırçası gibi nesnelerde bulunabilir.Bakteri yang lembab dapat ditemukan pada benda-benda seperti sikat gigi.
Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir.Setiap hari kerja, sekitar 105.000 komuter dan 1.500 kereta melewati stasiun ini.
Koyu renkleri ve ağır fırça darbeleri bir tehdit hissi uyandırır.Bảng màu tối và những nét cọ nặng cho thấy ý nghĩa đe dọa .
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Cần chải lông vài lần trong tuần.
Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir.Dự án này thu thập 500 bộ trang phục và 1.800 địa điểm.
Videoda bir küvette uyanan Kesha, lavaboda diş fırçası aramaya koyulur.Nó bắt đầu với cảnh Kesha thức dậy trong một buồng tắm của một ngôi nhà và tìm bàn chải trong nhà vệ sinh.
Bugünün diş fırçasını andıran ilk diş fırçası, 1498 yılında Çin'de yapıldı.Phát minh quan trọng nhất trong thời kỳ này là việc phát minh ra bàn chải đánh răng vào năm 1498.
Dişlerimi günde üç kez fırçalarım.毎日歯を磨く。
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.洗髪は毎日行うことが理想である。
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.無理を承知で茨の中に突っ込めば、ケガは免れない。
Zangoç ressamın fırçalarını yıkayarak ona yardım eder.堂守は画家が絵筆を洗うのを手伝う。
Dilin üzerinin fırçalanması ya da dile özel aparatlarla temizlenmesi unutulmamalıdır.バーサを使わなくなった乗りもの置き場に持って行ったり、棚を舌で使って磨いたりなどしている。
Figürlerin iç ayrıntıları fırçayla yapılmış siyah hatlarla gösterilmiştir.その記憶における重要ポイントは黒い羽でマーキングされる。
Diş fırçası nerede?歯磨きはどこですか。
Diş fırçası, dişleri temizlemede kullanılan bir fırça türü.牙刷是用於刷牙的一種刷子。
Milo ise diş fırçası alır.歐樂B發售顯示型刷毛牙刷。
Sanatçı ruhludur, yanında hep dev bir yağlı boya fırçası taşır.他总是披着一条颇具艺术气息的绿色围巾。
Diş fırçalamanın ağız kokusu engelleyici etkisi en çok % 33 tür.달걀 무게 중 유체가 33%를 이룬다.
Diş fırçası, dişleri temizlemede kullanılan bir fırça türü.칫솔로 이를 닦는 행위는 칫솔질(齒―)로 부른다.
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.토끼는 골격이 섬세하고 약하므로 다치지 않도록 조심한다.
Bugünün diş fırçasını andıran ilk diş fırçası, 1498 yılında Çin'de yapıldı.현대의 것과 비슷한 최초의 뻣뻣한 칫솔은 중국에서 발견되었다.
Milo ise diş fırçası alır.부리에는 이빨이 있다.
Videoda bir küvette uyanan Kesha, lavaboda diş fırçası aramaya koyulur.אביב מוצא קריאת מצוקה נסתרת ממנה בשירותים.
Fırçanın tipi kullanım amacını belirler.גודלו של הכד מותאם למטרת השימוש בו.
Nemdeki bakteriler diş fırçası gibi nesnelerde bulunabilir.Мокрите бактерии се срещат на такива места като четката за зъби например.
Bu bakım günde iki defa fırçalama ve diş ipi kullanımını içerir.Само два пъти годишно му носели хляб, който пускали през покрива.
Fırçalar farklı boyutlarda üretilir ve farklı amaçlar için kullanılır.Ръкавиците са изработени от най-различни материали и служат на различни цели.
Halitozis Diş fırçası Diş ipi Want Some Life Saving Advice?Уикицитат съдържа колекция от цитати от/за Спас Спасов (генерал).
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Няколко пъти годишно кучето трябва да бъде къпано.
Dişlerimi günde üç kez fırçalarım.Препоръчително е почистването на зъбите с конец веднъж дневно.
Kalın ve kısa tüylerini, tel bir fırça ile sık sık temizlemek gerekir.Козината им се нуждае често от четкане.
Uzun kıllı fırçalarla resim yapmasını büyük olasılıkla ondan öğrendi.Предполага се, че от него той възприема техниката на рисуване с четки с дълги краища.
Nemdeki bakteriler diş fırçası gibi nesnelerde bulunabilir.Vlažne bakterije mogu se naći na predmetima kao što su četkice za zube.
Bugünün diş fırçasını andıran ilk diş fırçası, 1498 yılında Çin'de yapıldı.Prve četkice slične današnjima su postojale u Kini u 13. st.
Bu bakım günde iki defa fırçalama ve diş ipi kullanımını içerir.Poslije toga, dovoljna su dva održavanja i posjeta krovu godišnje.
Diş fırçası, dişleri temizlemede kullanılan bir fırça türü.Zubná kefka je nástroj používaný so zubnou pastou na čistenie zubov.
Sahiplerine haftada birkaç kez fırçalanması önerilir.Srsť češeme niekoľkokrát do týždňa.
Bu bölmede tüfeğin bakımı için gerekli olan yağı ve fırçası bulunmaktadır.V jeho kufri má uložené zbrane a talizmany potrebné na lov.
Fırça deşarjı, yalıtkan yüklü yüzeyden ya da son derece yüklü yalıtkan sıvılardan oluşur.Predpokladá sa, že špirálové ramená sú oblasti s vysokou hustotou alebo s vlnami hustoty.
Fırçalar farklı boyutlarda üretilir ve farklı amaçlar için kullanılır.Čopiči so v različnih velikostih in oblik in se uporabljajo za različne namene.
Ama Night Master'ı yok edebilecek tek şey "Işıltılı Tuvalet Fırçası"'dır.Edini spomin na staro zgradbo je razvalina zvonika, ki se imenuje »der Hohle Zahn« (»votli zob«).
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.Ko jih presenečeni Pantalone ošteje, ne zmanjka cmerikanja in moledovanja.
Hinault, sık olarak tıraş fırçası gibi görünen saç bandı takardı.Jataganus dažnai nešiojo už diržo užkištose makštyse kaip durklus.
Doğu'dan gelen tacirler, bu fırçaları Avrupalılara takdim etti ancak onlar domuz kıllarını çok sert buldu.Pirkliai tokius dantų šepetukus atvežė į Europą, tačiau čia jie pasirodė per kieti.
Uzun tüyleri nedeniyle her gün fırçalanmaya ihtiyaç duyar.Tolmu tuleb pühkida iga päev märja lapiga.
Ama sadece fırça işi değil bu.Ale přitom vůbec nejde o tahy štětcem.
Ama sadece fırça işi değil bu.Mutta sitten toisaalta se ei olekaan pelkästään siveltimenvetoja.