fırça ile cümle
fırça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Resim dendiğinde, ustaca atılmış fırça darbelerini arayanlar için bu yaklaşım hayal kırıklığı yaratıcı olmalı.To musiało zaniepokoić ludzi, którzy oczekiwali kunsztu malarskiego.
Resim dendiğinde, ustaca atılmış fırça darbelerini arayanlar için bu yaklaşım hayal kırıklığı yaratıcı olmalı.Trebuie să fi fost deconcertant pentru cei încă interesați de pictură.
Resim dendiğinde, ustaca atılmış fırça darbelerini arayanlar için bu yaklaşım hayal kırıklığı yaratıcı olmalı.Това вероятно е разстроило хората, които са гледали на рисуването като на майсторски занаят.
Resim dendiğinde, ustaca atılmış fırça darbelerini arayanlar için bu yaklaşım hayal kırıklığı yaratıcı olmalı.Це мало б засмучувати людей, що шукали сили малювання.
Resim dendiğinde, ustaca atılmış fırça darbelerini arayanlar için bu yaklaşım hayal kırıklığı yaratıcı olmalı.Это, наверное, сердило людей, которое искали в живописи мастерство.
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.단지 언니가 서 있었어. 그의 마지막 엿볼는 어머니를 통해 만졌을 때
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.רק אחותי הייתה בעמידה. הצצה האחרון שלו חלף על פני אמו
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.لم يكن سوى شقيقة واقفا. نحى محة الأخير على الأم
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.誰が今完全に眠っていた。
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Äitini on taiteilija, ja lapsena näin, kuinka hän sai asiat eloon siveltimenvedolla.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Ibu saya seorang seniman, dan saya sering melihat ibu membuat hal-hal menjadi hidup dengan ayunan kuasnya.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.저희 어머니는 화가이시고, 제가 어렸을 때 붓질로 물건들에 삶을 불어넣어 주는 모습을 가끔 보았습니다
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mamá es artista y yo de niña a menudo solía verla darle vida a las cosas con unas pinceladas.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mama mea e un artist, şi în copilărie o vedeam des dând viaţă lucrurilor cu o trăsătură de penel.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Meine Mutter ist Künstlerin, als Kind sah ich oft, wie sie Dinge mit einem Pinselstrich zum Leben erweckte.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mia mamma è un'artista, e da bambina la vedevo spesso animare le cose con una pennellata.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mijn moeder is een kunstenares. Ik zag haar als kind dingen met een penseelstreek tot leven brengen.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Moja mama jest artystką i jako dziecko przyglądałam się, jak ożywiała różne rzeczy za dotknięciem pędzla.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Moje máma je malířka a jako dítě jsem ji často pozorovala, jak tahem štětce vdechuje věcem život.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Η μητέρα μου είναι καλλιτέχνης, και ως παιδί την έβλεπα να φέρνει στη ζωή πράγματα με την κίνηση του πινέλου.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Майка ми е художник и като дете, често я наблюдавах как съживява обекти със замаха на четката си.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Моя мама — художник, и ребёнком я часто видела, как она одним росчерком кисти вызывает образы к жизни.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.אימי היא אמנית, וכילדה ראיתי איך היא מביאה דברים לחיים במשיכת המכחול.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.أمي فنانة، وكطفلة كنت دوما أشاهدها تأتي بالأشياء إلى الحياة بضربة من فرشاتها.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.私の母はアーティストでした 子どもの頃 母が絵筆を走らせて 絵に命を吹き込むのをよく見ていました 最初は真っ白なキャンバスが どんな絵にもなる可能性がありました
Sanatçı resme çok önem vermiş, fırça darbelerini çok dikkatli şekilde kullanmış.Je patrné, s jakou láskou byl obraz namalován.
Script-Fu Fırça SeçimiScript-Fu børstevalg
Script-Fu Fırça SeçimiTiny-Fu børstevalg
Seçim FırçasıAuswahlpinsel
Seçim FırçasıBrosse de sélection
Seçim FırçasıChổi chọn
Seçim FırçasıEcsetválasztás
Seçim FırçasıIzbor
Seçim FırçasıMarkeringspensel
Seçim FırçasıMarkeringspensel
Seçim FırçasıPędzle zaznaczenia
Seçim FırçasıPennello di selezione
Seçim FırçasıPincel de selección
Seçim FırçasıSelecția
Seçim FırçasıSelectiepenseel
Seçim FırçasıValinta
Seçim FırçasıΠινέλο επιλογής
Seçim FırçasıВибір пензлем
Seçim FırçasıВыделение кистью
Seçim FırçasıМаркираща четка
Seçim Fırçasıבחירה
Seçim Fırçasıفرشاة الانتقاء
Seçim Fırçası選択ブラシ
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Brosse à dents, dentifrice...
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Cestovní zubní kartáček a pasta - základní věc, trávíte-li noc mezi kozami.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.남자: 여행용 치약하고 칫솔이에요. 염소들과 하룻밤을 보내려면 꼭 필요하죠.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.mand:
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.mies: Matkahammasharja ja hammastahnaa... Nämä tarvitaan, jos aikoo yöpyä vuohien kanssa.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Podróżna szczoteczka i pasta do zębów... niezbędne, gdy spędzasz noc z kozami.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Reisezahnbürste und Zahnpasta ... sehr wichtig, wenn man die Nacht bei den Ziegen verbringt.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Reistandenborstel en tandpasta-- essentieel als je een nacht doorbrengt bij de geiten.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Resetandborste och tandkräm- mycket viktigt om du ska sova en natt med getterna.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.uomo: Spazzolino e dentifricio da viaggio... Indispensabili se passerai la notte con le tipe.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Útifogkefe és -fogkrém: alapvető szükséglet, ha a haverokkal éjszakázik az ember.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Дорожная зубная щетка и паста - без них никуда, если вы собираетесь провести ночь с козами.