'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."Sirap, sa Dormouse, utan hänsyn till hela denna tid.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi.'Sirup, "sagde syvsoveren, uden at tage på al denne tid.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi.Thuốc giải độc, cho biết các giống chuột nưa sóc, mà không xem xét vào thời điểm này.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."Treacle", a déclaré le Loir, sans tenir compte de toute cette époque.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi.'Treacle,' ha detto il Ghiro, senza considerare affatto questo momento.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi.'Treacle, "kata Dormouse, tanpa mempertimbangkan sama sekali saat ini.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."Treacle powiedział Dormouse, bez względu na to wszystko czasu.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."Treacle", sagte der Siebenschläfer, ohne Rücksicht auf die ganze Zeit.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi.'Treacle,' zei de Zevenslaper, zonder rekening te allen dit moment.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi.'Treacle ", είπε ο Τυφλοπόντικας, χωρίς να λαμβάνεται υπόψη σε όλο αυτό το διάστημα.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."Патока", сказав Соня, не беручи до уваги на весь цей час.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."Патока", сказал Соня, не принимая во внимание на все это время.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."Петмез", каза сънливец, без да се отчита в цялото това време.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."טריקל," אמר נמנמן, מבלי להתחשב בו כל הזמן הזה.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."الدبس" ، وقال الزغبة ، دون النظر في كل هذا الوقت.
'Treacle,' Fındık faresi, tüm bu zamanda dikkate almadan dedi."私はきれいなコップをする、"帽子屋は中断:"のがすべてで一つの場所に移動させる。"
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Collar, dass Siebenschläfer", der Königin kreischte.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'Collare che Ghiro,' la Regina gridò fuori.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'Collar giống chuột nưa sóc,' Nữ hoàng rít lên.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Collar que Ratão ', a rainha gritou para fora.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'Collar yang Dormouse, "teriak Ratu keluar.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Collar że Dormouse," Królowa krzyknęła się.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Collier qui Loir," la reine hurlait.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Guler that alunarilor, denumită în continuare" Regina ţipă afară.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Kaulus pähkinähiiri," Queen kirkui ulos.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'칼라 겨울잠쥐 즉,'여왕 밖으로 비명을 질렀다.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'Kraag, die Zevenslaper,' de koningin gilde uit.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Krage som Dormouse," drottningen skrek ut.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'Krave, Dormouse, at "Dronningen skreg ud.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Nyakörv that Mormota" a királynő sikoltotta ki.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Obojek, který Plch," královna vykřikla ven.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Obojok, ktorý Plch," kráľovná vykríkla von.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'Ovratnico, ki polharsko, "kraljica je zacvilila ven.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Prended a ese Lirón-chilló la reina fuera.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'Περιλαίμιο που Τυφλοπόντικας, "η βασίλισσα στρίγκλισε έξω.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Воротник, что Соня," Королева закричала из.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Комір, що Соня," Королева закричала з.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."Яка, че сънливец," Кралицата изпищя.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."צווארון כי מרמיטה," המלכה צעקה החוצה.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı.'الياقة التي الزغبة ،' الملكة هتف بها.
'Yaka Fındık faresi,' Kraliçe çığlık attı."首を切るそのヤマネ!