(Gülüşmeler) ("10.000 füze ") İçerik bu.(Tawa) Inilah konteksnya. Inilah posisi kita di Israel.
(Gülüşmeler) ("10.000 füze ") İçerik bu.(Γέλια) ("10.000 πύραυλοι") Αυτό είναι το πλαίσιο. Σ' αυτό το σημείο είμαστε τώρα στο Ισραήλ.
(Gülüşmeler) ("10.000 füze ") İçerik bu.(Смех) "10000 ракет" и есть те обстоятельства. Это текущая реальность Израиля.
(Gülüşmeler) ("10.000 füze ") İçerik bu.(Смях) ("10,000 снаряда") Това е контекстът. Това се случва в Израел.
(Gülüşmeler) ("10.000 füze ") İçerik bu.(צחוק) ("10.000 טילים") זה ההקשר. זה המקום שבו אנו מצויים כעת בישראל.
(Gülüşmeler) ("10.000 füze ") İçerik bu.(ضحك) ("10,000 صاروخ") هذا هو الموضوع. هذا هو مكاننا الآن في اسرائيل.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Ich erinnere mich sehr lebhabft wie ich als Kind in England aufwuchs und die Kubakrise durchlebte.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Ik herinner me heel levendig hoe ik in Engeland als kind de Cubaanse rakettencrisis heb ervaren.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Îmi amintesc foarte viu, copil fiind în Anglia, criza proiectilelor cubaneze.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Jag minns väldigt tydligt hur jag som barn i England upplevde Kubakrisen.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Jako dítě jsem vyrůstal v Anglii a mám v živé paměti, jak probíhala kubánská raketová krize.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Jeg kan meget tydeligt huske som barn at vokse op i England, og leve gennem Cubakrisen.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Je me souviens très bien enfant alors que je vivais en Angleterre, pendant la crise des missiles de Cuba.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,저는 어린 시절 영국에서 지낼 때 일어났던 쿠바 위기를 선명하게 기억하고 있습니다.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Még élénken emlékszem rá, amint Angliában gyermekkoromban átéltem a kubai rakétaválságot.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Muistan hyvin elävästi, kuinka lapsena Englannissa koin Kuuban ohjuskriisin.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Pamiętam bardzo dokładnie dzieci dorastające w Anglii, żyjące podczas Kryzysu Kubańskiego.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Recordo-me vivamente de quando era criança, em Inglaterra, viver a época da Crise dos Mísseis de Cuba.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Saya ingat dengan jelas sebagai seorang anak di Inggris, yang hidup di saat Krisis Misil Kuba.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Tôi nhớ rất rõ như một đứa trẻ lớn lên ở nước Anh sống qua cuộc khủng hoảng tên lửa Cuban
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Veľmi jasne si pamätám, keď som ako dieťa vyrastal v Anglicku, ako sa žilo počas Kubánskej raketovej krízy.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Θυμάμαι πολύ έντονα ως παιδί που μεγάλωσε στην Αγγλία την πυραυλική κρίση στην Κούβα.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Спомням си много ясно като дете, растящо в Англия, живеещо по време на Кубинската ракетна криза.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,Я отчетливо помню, как в то время, когда я был ребенком в Англии, мы переживали Кари́бский кризис.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,אני זוכר מאוד בצבעוניות בתור ילד הגדל באנגליה, החי בזמן משבר הטילים בקובה.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,أتذكرأنّني كصبيٍّ ترعرع في إنجلترا، عايش أزمة الصّواريخ الكوبية.
İngiltere'de, Küba Füze Krizi yıllarında büyümüş bir çocuk olarak çok net anımsıyorum,キューバ危機のことを鮮明に覚えています 数日の間
İsrail'den 10.000 füze alacağımızı söylüyordu.1만개의 미사일이 날아올거라고 얘기했어요.
İsrail'den 10.000 füze alacağımızı söylüyordu.Iar clientul a replicat:
İsrail'den 10.000 füze alacağımızı söylüyordu.שאנחנו עומדים לחטוף 10000 טילים על ישראל.
İsrail'den 10.000 füze alacağımızı söylüyordu.بأننا سوف نطلق على 10,000 صاروخ علي اسرائيل.
İsrail'den 10.000 füze alacağımızı söylüyordu.それに対して お客さんは 「違う 1日1万本だよ」と言うんです
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.A eso llamamos un misil mal dirigido.
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Chúng tôi gọi đó là Tên lửa sai hướng (missguided misssile).
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Das ist dann wohl eine fehlgeleitete Rakete (misguided missile).
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Dat noemen wij dus een ongeleid projectiel.
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Ecco quello che chiamiamo il missile "misguided", cioè fuori controllo.
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Ezt hívjuk úgy, hogy "Misguided Missile" [eltévedt lövedék].
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.이것을 "오발 미사일(misguided missile)"이라고 합니다.
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Noi asta numim "racheta prost-ghidată".
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Tomu říkáme špatně řízená střela [misguided missile].
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Tzw. pocisk nienakierowany.
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Voilà ce qu'on appelle un missile mal guidé.
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Ето това наричаме неуправляем снаряд.
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.Это то, что мы называем "неуправляемая ракета".
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.זה מה שאנו מכנים "טיל בלתי-מונחה".
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.و هذا ما نطلق عليه " الصاروخ الضال ".
İşte yolunu şaşırmış füze dediğimiz bu.この出来事を記念して
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.A sugárhajtás kezdete, a rakétakor kezdete.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.Começou a idade do jacto começou, começou a idade do míssil.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.Comenzó la era de la propulsión, la era de los misiles.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.Cominciò l'era dei jet e dei missili.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.Era avioanelor cu reacție și a rachetelor începuse.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.Es gab die ersten Düsenflugzeuge und Raketen.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.Het straaltijdperk brak aan, net als het rakettijdperk.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.L'ère des avions à réaction commençait, celle des missiles aussi.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı.Suihkukoneiden ja ohjusten aikakausi alkoi.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı. Von Braun hayattaydı ve제트기의 시대, 미사일 시대가 시작됐습니다. 폰 브라운이 그 즈음에
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı. Von Braun hayattaydı veRozpoczęła się era odrzutowców, era pocisków rakietowych.
Jet çağı başladı. Füze çağı başladı. Von Braun hayattaydı veהתחיל עידן הסילון, התחיל עידן הטילים. פון בראון היה שם