İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Če dvema osebama rečem, naj si zapomnita isto besedo, če vam rečem:
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Dacă rog 2 persoane să ţină mintă acelaşi cuvânt, şi iţi spun ţie,
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Dice lo siguiente: Le digo a dos personas que recuerden la misma palabra. Se los digo a ustedes.
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Ha megkérek két embert, hogy emlékezzenek ugyanarra a szóra, ha azt mondom,
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Hvis jeg fortæller to mennesker at de skal huske det samme ord, hvis jeg siger til dig,
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,만약에 제가 두 사람에게 동일한 단어를 암기해라고 하면 그걸 여러분께 말한다면
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Nếu tôi nói hai người phải ghi nhớ cùng một từ, nếu tôi nói với bạn này:
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Peço a duas pessoas para decorar a mesma palavra. A uma delas digo:
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Představte si, že řeknu dvěma lidem, aby si zapamatovali stejné slovo. Prvnímu řeknu:
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Se dico a due persone di ricordare la stessa parola, se vi dico,
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Si je dis à deux personnes de se souvenir du même mot, si je vous dis,
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Stel dat ik twee mensen vraag om hetzelfde woord te onthouden. Ik zeg tegen jou:
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Wenn ich zwei Personen bitte, sich das selbe Wort zu merken, und dir sage ich,
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Εάν πω σε δύο ανθρώπους να θυμηθούν την ίδια λέξη, εάν σου πω,
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Ако кажа на двама души да запомнят една и съща дума, ако ви кажа:
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,Если я попрошу двух людей запомнить одно и то же слово, и скажу одному:
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,אם אני אומר לשני אנשים לזכור את אותה המילה אם אני אומר לך
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,عندما أقوم بطلب حفظ نفس الكلمة من شخصين مختلفين عندما أقول لك
İki kişiye aynı kelimeyi ezberlemelerini söylersem, size dersem ki,あなたは ベイカーという名前を覚えてください
İnsanlar genelde bunu ezberlemeye çalışıyorlar ama aslında tamamen mantıkla ulaşılabilecek bir sonuç bu.많은 사람들이 공식을 외우겠지만 저는 여러분이 공식이 직감적으로 생각될 수 있다는 것을 이해하기 바랍니다. 이 비디오에서 했던 것과 같은 논리의 흐름을 따라 가서 도출한 것이죠.
İnsanlar genelde bunu ezberlemeye çalışıyorlar ama aslında tamamen mantıkla ulaşılabilecek bir sonuç bu.זאת נוסחה לגמרי אינטואיטיבית הנובעת מצורת החשיבה הלוגית בסרטון הזה
İnsanlar genelde bunu ezberlemeye çalışıyorlar ama aslında tamamen mantıkla ulaşılabilecek bir sonuç bu.وبإمكانك الآن فهمها تماماً وهي تأتي من التسلسل المنطقي للتحليل الذي فعلناه في الدقائق الماضية
İşareti belirlemek için en iyi yol formülü ezberlemek değil neler olduğunu anlamaya çalışmaktır.Am besten merkt man sich dazu nicht eine Formel, sondern denkt darüber nach, was passiert.
İşareti belirlemek için en iyi yol formülü ezberlemek değil neler olduğunu anlamaya çalışmaktır.A nejlepší způsob není zapamatovat si vzoreček, ale jen trochu popřemýšlet o tom, co se děje.
İşareti belirlemek için en iyi yol formülü ezberlemek değil neler olduğunu anlamaya çalışmaktır.הכי טוב לחשוב על מה שקורה, ולא רק לזכור את הנוסחה.
Kartları belli bir sıra da ezberlemek konsantre olmaktan daha kolay.Dużo łatwiej zapamiętać karty jako schemat, Dużo łatwiej zapamiętać karty jako schemat, nie koncentrując się.
Kartları belli bir sıra da ezberlemek konsantre olmaktan daha kolay.Ja on paljon helpompi opetella kortit ulkoa kaavan avulla, eikä keskittyä.
Kartları belli bir sıra da ezberlemek konsantre olmaktan daha kolay.그리고 이것은 좀더 쉽습니다. 패턴이 기억하기에 말이죠.
Kartları belli bir sıra da ezberlemek konsantre olmaktan daha kolay.Och det är mycket lättare att memorera kort i mönster och inte koncentrera sig.
Kartları belli bir sıra da ezberlemek konsantre olmaktan daha kolay.וזה הרבה יותר קל לשנן קלפים באמצעות דפוסים,
Kartları belli bir sıra da ezberlemek konsantre olmaktan daha kolay.وذلك اسهل ان تتذكر ورقة لعب ضمن نموذج،
Kartları belli bir sıra da ezberlemek konsantre olmaktan daha kolay.カードがずっと 覚えやすくなります 集中したり計算したりすると
Matematik sınıfında bunun gibi grafikleri çizebilmek için şunun gibi denklemleri ezberlemen gerekir.En las clases de matemáticas les hacen memorizar cosas como ésta, para que puedan dibujar gráficos como éste.
Matematik sınıfında bunun gibi grafikleri çizebilmek için şunun gibi denklemleri ezberlemen gerekir.Na lekcjach matematyki musisz spamiętywać takie rzeczy, żeby rysować wykresy takie jak ten.
Matematik sınıfında bunun gibi grafikleri çizebilmek için şunun gibi denklemleri ezberlemen gerekir.В часовете по математика ви карат да учите наизуст такива неща, за да чертаете графики
"Müsabaka tarzında ezberleme sporu" bir tür silahlanma yarışına benziyor.암기력 경연대회는 해마다 누군가가 보다 많은 양을
"Müsabaka tarzında ezberleme sporu" bir tür silahlanma yarışına benziyor.Tekmovalno urjenje spomina je nekakšna tekma ena na ena.
"Müsabaka tarzında ezberleme sporu" bir tür silahlanma yarışına benziyor.הכוח המניע שמאחורי תחרויות הזכרון הוא מין סוג של מירוץ חימוש
"Müsabaka tarzında ezberleme sporu" bir tür silahlanma yarışına benziyor.رياضة الحفظ التنافسي يحركها نوع من سباق التسلح
"Müsabaka tarzında ezberleme sporu" bir tür silahlanma yarışına benziyor.まるで軍拡競争のようです 毎年より多く より速く覚えるために
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Chúng tôi không muốn sinh viên nhớ những công thức; chúng tôi muốn thay đổi cái cách họ nhìn nhận thế giới.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Kami tidak ingin mahasiswa kami menghafal rumus; kami ingin mengubah cara mereka melihat dunia.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.우리는 학생들이 공식을 기억하는 것보다는 그들이 세계를 바라보는 방법이 달라지기를 바랍니다.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Não queríamos que os alunos decorassem fórmulas; queríamos mudar a forma como veem o mundo.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Nechceli sme, aby sa študenti učili vzorce naspamäť, chceli sme zmeniť ich spôsob nazerania na svet.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Nechtěli jsme, aby si studenti pamatovali vzorečky. Chtěli jsme změnit způsob, kterým pohlíží na svět.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Nem azt akarjuk, hogy a diákok bemagolják a képleteket; hanem szerettük volna megváltoztatni a világnézetüket.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Nie chcieliśmy, żeby studenci wkuwali wzory; chcieliśmy zmienić ich sposób postrzegania świata.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Nisva namreč želela, da si študenti zapomnijo formule, želela sva, da spremenijo svoj pogled na svet.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Non volevamo che gli studenti memorizzassero formule; volevamo cambiare il modo in cui guardano al mondo.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.No queríamos que los estudiantes memorizaran las fórmulas; queríamos cambiar su manera de mirar el mundo.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Nu doream ca studenţii să memoreze formule; doream să schimbăm modul în care priveau lumea.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Vi ville inte att studenterna skulle lära sig formler utantill. Vi ville ändra hur de betraktade världen.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Wir wollten ihnen nicht nur Formeln vermitteln. Wir wollten ihre Sicht auf die Welt ändern.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Δεν θέλαμε οι φοιτητές να απομνημονεύουν τους τύπους. Θέλαμε να αλλάξουμε τον τρόπο που βλέπουν τον κόσμο.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Мы не хотели, чтобы студенты запоминали формулы; мы хотели изменить их взгляд на мир.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Не искахме студентите да запаметяват формули; искахме да променим начина, по който те гледаха на света.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.Не треба змушувати студентів завчати формули; ми хотіли змінити кут їх зору на світ.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.לא רצינו שסטודנטים ילמדו בעל-פה את הנוסחאות. רצינו לשנות את הדרך שבה הם הסתכלו על העולם.
Öğrencilerin formül ezberlemelerini istemedik; dünyaya bakışlarını değiştirmek istedik.لا نريد للطلاب أن يحفظوا المعادلات لقد اردنا تغيير الطريقة التي ينظرون بها إلى العالم